Perşembe, 22 Ocak 2009 (17 yıl 7 ay önce)
16 Ocak Cuma günü İngiliz Guardian gazetesinde aralarında Eric Hobsbawn'ın da bulunduğu çeşitli bilim insanlarının Gazze hakında yaptıkları bir açıklama yayınlandı:
Gazze'deki savaş, terörün son noktasıdır. İsrail'in bu savaşı 60 yıldır, Filistin'de yaşayan insanlara karşı sürmektedir. Savaşın amacı hiçbir zaman değişmemiştir: Savaş gücünü kullanarak Filistin halkını yok etmek ve ordaki doğal hazinelere el koymak.
Başka bir ateşkes daha yetmez! Başka bir diyaloğa gerek yoktur! Eğer doğru hareket etmek istiyorsak, eğer bu agresif savaşa, bu emperyalist harekete karşı gelmek istiyorsak, -ki bu bizim görevimizdir- o zaman İsrail'e karşı ve Filistin halkı için, insanlık için davranmamız gerekir. İsrail bu savaşı kaybetmek zorundadır. İsrail güvenliğe askeri güçle değil, yan yana barış içinde yaşayarak ulaşılacağını öğrenmelidir.
Biz İsrail'in savaş hareketine hemen son vermesi gerektiğine inanıyoruz. Askerlerini derhal geri çağırmasını ve Gazze'nin 1967'de kurulan sınırlarına kadar geri çekilmesini doğru buluyoruz.
İngiliz devletini ve halkını bu amaca ulaşılması için gereken yaptırımları ve boykotları gerçekleştirmeye çağrıyoruz.
Geçtiğimiz perşembe günü bir sendika başkanı olan Gerald Kaufmann'ın da bu konu hakkındaki bir açıklaması yine Guardian'da yer aldı:
Ben bir Ortodoks Yahudi ve Siyonist olarak yetiştirildim... Benim annem ve babam kaçak insanlar olarak Polonya'dan İngiliz ülkesine gelmişlerdir. Ailemin diğer üyelerinin çoğu Naziler tarafından Holocaus'ta öldürülmüştür. Naziler Staszow'a geldiklerinde babaannem hasta yataktaydı. Bir Alman askeri onu yatakta öldürmüştü. İsrail askerleri Gazze'de babaanneleri öldürürken, benim babaanem onların arkasını korumak için ölmedi.
İsrail'e göre, Yahudilerin hayatın değerli olduğunu ve Filistin halkının yaşamlarının hiçbir değeri olmadığını gösteriyor. Bir kaç gün önce Sky News'da bir İsrail askeri muhabiri, İsrail'in 800 Filistinli'yi öldürdüğü konusuna cevaben
"Onlardan 500'ü militandı" demiştir. Bu bir Nazi cevabıydı.
İsrail'in gözü gazda
Tel Aviv, Gazze'nin enerji kaynaklarına göz dikti. Geçen hafta Kanada'nın ekonomi bakanı Michel Chossudovsky da, İsrail'in Gazze'yi teslim almak isteyişinin ekonomik çıkarı olduğunu belirtmişti. Bu konuyla ilgili Jerusalem Post'ta yayınlanan haber:
İsrail'in askeri operasyonu Hamas'ı ağır yaraladı ve bu yüzden yeterince güçsüz olduklarını söyleyen Krieger,
"Hamas şimdi ateşkesin bir parçası olarak oradaki gaz kaynaklarını teslim edebilir", demiştir.
Gazze'de gaz kaynakları 2000 yılında bulundu. 2001'de ise Şaron hükümeti tarafından bulunan gaza sahip çıkıldı. İsrail'in yüksek mahkemesinde gazın Gazze'nin olmadığına dair bir dava açıldı. 2006'da Hamas'ın seçimleri kazanmasının ardından yaşanan karmaşaları İsrail kendi çıkarlarına kullanarak, gazın üstünde olan hakimiyetini güçlendirdi.
2006 yılında İngiliz şirketi British Gas tarafından Gazze'den Mısır'a gaz nakliyatı hazır duruma getirildiğinde İngiltere devleti British Gas'a karşı çıkarak, İsrail'den yana taraf aldı ve böylelikle gaz sevkiyatı konusunda bir gelişmeye ulaşılamadı.
Mayıs 2007'de ise Olmert başkanlığındaki İsrail devleti British Gas ile 4 milyon dolarlık bir önsözleşme yaptı. Bu sözleşmede ne Hamas, ne de Filistin halkı yararına herhangi bir şey bulunmamaktadır. Hamas, Filistin halkının seçtiği hükümet olmasına karşın İsrail gaz gelirlerinin ulaşmasını engelledi. Hamas'ın yaptığı baskı sonucunda British Group Aralık 2007'de geri çekildi.
Haziran 2008'de Haaretze göre İsrail istila ve savaş hazırlıklarını başlattı. Aynı ay İsrail gene British Group ile görüşmeye başladı.
Savaş öncesi durum böyleydi. Şimdi savaş zamanı...