Ukrayna'da fabrika işgali!

Ukrayna'dan krize karşı bir deneyim aktarımı ve Devrimci Proletarya'nın işgale mesajı...

DÜNYA
Pazartesi, 16 Şubat 2009 (17 yıl 6 ay önce)

Krizin faturasını işçi sınıfına ödetme saldırısına cepheden bir yanıt da Ukrayna'dan geldi. Aylardır ücretleri ödenmeyen ve çalıştıkları Kherson fabrikasının kapatılması tehdidiyle karşı karşıya kalan işçiler fabrikayı işgal ettiler. 300 işçinin 2 Şubat'ta başlayan işgali sürüyor.
İşgalin destekçilerinden olan Organization of Marxists (OM)/ Marksistler Örgütü'den gelen bilgilendirmeyi yayınlıyoruz.

Ukrayna işçiler işgal

Örnek olmanın kararlılığı


Ukrayna'nın güneyindeki Kherson şehrinde 300 işçinin Kherson Mühendislik Tesisi'nde (tarım makinaları üzerine bir işletme, Kherson şehrinde sanayi genel olarak iş ve tarım makineleri, otomotiv parçaları vb. üzerine mühendislik önemli bir yer tutuyor) başlattığı işgal 2 Şubat'tan beri devam ediyor. Bir haftayı aşkın süredir ulusal gazetelerde manşet olan işgali, uluslararası kamuoyu da dikkatle izliyor. Milyonlarca Ukraynalıya örnek olmanın kararlılığı ve sorumluluğuyla hareket eden işçiler, emekleri sömürülen, sınıf onurları ayaklar altına alınan diğer işçilerin de sesi olmayı umuyor. Son yıllarda oldukça gerileyen Ukrayna sınıf hareketinin güçsüzlüğüne rağmen gerçekleşen bu işgal oldukça önemli. Dolayısıyla yapılan yalnızca hayatta kalmak için mücadele etmek değil, diğer bir çok ülkede olduğu gibi krizin sonucu olarak işçilere yazılan kaderi kabullenmemek, kendi yollarını çizmek anlamını taşıyor.

120 yıllık bir tarihi olan işletme, Ukrayna'nın ziraat makinaları üreten en büyük fabrikası. Revizyonizmin çöküşü birlikte altüst olan Ukrayna ekonomisinde başlayan özelleştirme dalgasıyla diğer bir çok fabrika gibi büyük zarar görmüştü. Teknolojik yatırım yapılmayan fabrika artık çoktan eskimiş ekipmanıyla günün ihtiyaçlarını karşılayamaz hale geldiğinden, kar etmedi ve sürekli el değiştirdi. Bu her el değiştirme işçilerin aleyhine oldu, koşullar gün geçtikçe kötüleşti ve kimi zaman trajik sonuçlara yol açtı. 2006 yılında bir işçi kendini fabrikanın ortasına asarak intihar etti. İşçiler arasında büyük tepkiye yol açan bu olayın büyümesinden korkan patronlar o zamana dek bulunamayan parayı bulup ücretleri ödediler.

*Bölgeler Partisi (Party of Regions) - Viktor Yanukovich'in liderliğini yaptığı Ukrayna'nın iki büyük partisinden biri. Diğer parti 'turuncu devrim'le bilinen Yuliya Timoşenko'nun liderliğindeki Timoşenko Bloğu. Timoşenko Bloğu, AB'ci bir çizgide, Ukrayna'da daha 'kırsal' olan batıda etkili, Revizyonizm sonrası gelişen burjuvazinin ağırlıklı olduğu bir parti iken; Party of Regions, yüzü Rusya'ya dönük, ağır sanayinin olduğu doğuda etkili, geçmiş dönemin bürokrasisini de kucaklayan bir parti. Ukrayna'nın kendi toplumsal şekillenişi içerisinde AKP ve CHP'leri sayılabilirler. Ukrayna'da birbirine çok yakın iki dil konuşuluyor, Ukraynaca ve Rusça. Turuncular Rusya'dan kopuşu temsilen Ukrayna milliyetçiliği ve dilini öne çıkarırken, Party of Region Rusça ve Rus milliyetçiliğini öne çıkarıyor. İronik biçimde daha faşizan tezler ve pek yaygın ve güçlü olmasa da sivil faşist örgütlenmeler bu Rus yönelimli siyasetle bitişik. Komünistler, bu 'Rus yönelimli', 'Ukrayna yönelimli' ayrımını burjuva siyasetin bir parçası olarak görüyor ve dil ve milliyetçilik tercihi yapmıyorlar. -alınteri.net'in notu
2007 yılının son aylarında aynı zamanda Bölgeler Partisi'nin* önde gelenlerinden biri olan Alexander Oleinik fabrikayı satın aldı ve “yeniden yapılandırma” süreci başlattı, ancak bu 'girişim' fabrikanın sahip olduğu değer, birikim ve stoklarının elden çıkarılarak yağmalanmasının kılıfına sokulması girişiminden daha fazlası değildi.

Oleinik, kendisinden önce oluşan geniş ürün stoklarını sahiplenirken söz konusu işçilerin birikmiş ücretleri olunca aynı yaklaşımı sergilemedi ve önceki dönemlere ait borçların sorumluluğunu üstlenmedi.

2008 Mart'ında ücretlerin ödenmesi tekrar aksamaya başladı, Eylül'de ise tamamen durdu. Ekim'de haftanın yalnızca üç günü çalışmaya başladı. Kasım'da ihtiyaçtan fazlası olduğu gerekçesiyle işçilere “gönüllü” olarak istifa etmeleri yönünde baskı yapılmaya başlandı. Bir çok genç işçi fabrikada bir gelecek göremediklerinden anlaşmaya imza attılar. Ancak hayatlarının büyük bir bölümünü fabrikada geçiren deneyimli işçiler için bu, kabullenilebilir bir durum değildi.

20 Ocak 2009'da işbaşı yapan işçiler muhasebe biriminin ve veznelerin başka bir şehre taşındığına dair bir genelge ile karşılaştılar. Bunun üzerine toplanarak -şu anda fabrikanın kapatılmaması için yürüttükleri direnişin merkezi olan- yönetim binasını bastılar.

Ukrayna işçiler işgal2 Şubat'ta ise işçiler bir İşçi Konseyi kurarak yönetim binasını işgal kararı aldılar. İşçi Konseyi'nde temsilci olarak seçtikleri deneyimli kaynak ustası Lionid Nemchonok; birikmiş ücretlerin patron ve hükümet tarafından ödenmesi, tesisin sahibine para ödenmeden kamusallaştırılması, ziraat makinalarının yüksek teknolojili üretimi için altyapısı yenilenmesine devlet desteği, Olienik'in banka hesaplarına el konulması ve fabrikanın faaliyetlerine devam edebilmesinin devlet tarafından garantiye alınmasından oluşan taleplerini açıkladı. 3 Şubat'ta işçiler fabrikanın adını “Kherson Mühendislik Kamu İşletmesi” olarak değiştirdiler.

Ertesi gün şehrin yetkilileri fabrikanın konferans salonunda işçilerle görüşmeye çağrıldı. Belediye başkanı işçilerle “dayanışma” içerisinde olduğunu açıklayarak, tesise dair bir planları olduğunu iddia etti ama ayrıntı vermekten kaçındı. Ancak baskı altında olduğundan şehrin sosyal bütçesinden 2 milyon Grivna (400.000 TL'den biraz fazla) ödemeyi teklif etti. Bu teklif işçiler tarafından iki nedenle reddedildi. Birincisi bu para birikmiş ücretlerinin ancak yarısını karşılıyordu, ikincisi paranın ödeneceği bütçenin esas olarak şehrin diğer işçilerinin ihtiyaçlarını karşılamak üzere planlandığını bildiklerinden, sorunlarının çözümünü diğer sınıf kardeşlerinin haklarından kısarak çözmemek konusunda örnek bir tavır sergilediler.

*“Komünist Parti” - Revizyonist dönem artığı ve bir devrim öngörmeyen bir parti. Pozisyonunu anlatabilmek için kısaca belirtelim; son yıllarda statükonun dağılmasından ve 'turuncu devrim'e ve yaşanan dönüşüme orta sınıf rahatsızlığıyla yaklaşan kimileri Bölgeler Partisi'ni yeterince 'sert' bulmadığı için "Komünist Parti"ye kayarken, kapitalizme karşı mücadele ve sosyalist devrim yanlısı, sosyalizmin mirasını savunmak için burada yer alan kimileriyse partiden koparak Marksistler Örgütü'ne katıldılar. Parti 2006 yılındaki sondan bir önceki parlamento seçimleri sonrası Bölgeler Partisi ile koalisyon kurmuştu. -alınteri.net'in notu
7 Şubat Cumartesi günü büyük bir dayanışma eylemi gerçekleşti. Diğer şehirlerden de gelen, yerel gençlik örgütleri, sendika üyeleri, aktivistler ve halktan oluşan bin kişiyi aşkın eylemci İşçi Konseyi ile buluştu. Eylemde işçiler, “Krizin Faturasını Patronlar Ödesin”, “Birikmiş Ücretler Ödensin”, “Artık Mucize Beklemiyoruz, Fabrikayı Biz Yönetiyoruz”, “Bugün Kherson Yarın Bütün Ukrayna” yazan dövizler taşıdılar. Özellikle “Komünist Parti”* gibi partilerin politikacılarının basmakalıp söylevleri ve yavan önerilerine karşı eylemin temel sloganı “Kırıntılara Razı Olma, Mücadeleye Devam” oldu.

Diğer şehirlerden sendikacıların da konuştuğu eylemde, konuşmacılardan biri yeni bir yönetim oluşturmayı ve fabrikanın yeniden hazırlanarak üretime geçilmesi için teknik ekipmanı dışarıdan kiralamayı önerdi. Konuşmacının dediği gibi, eğer işçiler kamusallaştırılma talep ediyorsa, işçilerin kendileri tarafından fabrikanın bundan sonra nasıl işleyeceği kararlaştırılmalıydı.

Kherson işçileri diğer ülkelerdeki sınıf kardeşlerini de dayanışmaya çağırıyor. İngilizce mesajlarınız için mail adresi: solydarity.ksmz@gmail.com


Kherson İşçileri ve Ukrayna'daki yoldaşlarımız,


Türkiye'den komünistler olarak işgalinizi ve kararlılığınızı dayanışma ruhuyla selamlıyoruz!

Ukrayna işçiler işgalKapitalizmin krizi bizim ülkemizde de etkili oldu ve burada da sizin ödenmeyen ücretleriniz gibi, kapitalistler işçi sınıfına kendi krizlerini ödetmek istiyorlar. Kapitalistlerin ödemedikleri ücretler ve kitlesel işten çıkarmalara karşı direnişler yaygınlaşıyor. Uzun solukluluk, kararlılık, grev/direnişleri birleştirme, sınıf dayanışması ve militanlık eğilimleri bu direnişlerin içinde güçleniyor.

İşletmenin patrona ödeme yapılmadan kamulaştırılması ve üretim teknolojisinin geliştirilmesi için devlet desteği gibi talepleriniz Türkiye işçi sınıfı için farklı talepler, konsey örgütlenmesi de öyle. Eski Sovyet ülkeleri ve işgal fabrikaları gibi Latin Amerika sınıf hareketinde yaygın olan konseylerden işçi sınıfımızın öğreneceği çok şey var.

Türkiye'de kapatma ya da tabela/isim değiştirerek iş yerini sendikal örgütlülükten kaçırma kapitalistlerin yaygın olarak başvurdukları manevralar. Kamulaştırma, özellikle 90'ların ikinci yarısında özelleştirme yağmalamasına karşı büyük kamu işletmelerinde öne çıkan bir talepti. Fakat sosyalist bir sınıf hareketine dayanmıyordu. Aksine, kamu işletmelerinden rant yiyen sendika ağaları tarafından kullanıldı. "Satın alma"nın bile gündeme getirildiği bu talep, işçiler arasında sahte bir hayal olarak kullanıldı ve sınıf hareketi ve bilincine zarar verdi.

Tüm bu nedenlerle hem konsey örgütlenmeniz hem de taleplerinizin dayanaklarıyla ilgili sizden daha çok şey duymayı isteriz.

İşgalle birlikte bir adım daha ileriye taşınan direnişinizi devrimci örgütlere, sendikalara ve özellikle grev ve direnişte olan işçilere taşıyacağız. Uluslararası sınıf dayanışmasının bir parçası olarak sizinle burada direnişte olan işçiler arasında bağlantı kurmak bizim için özellikle önemli. Bu bağ ve dayanışmaya ihtiyacımız var. Özellikle kapitalizmin küresel krizi kapitalizme karşı mücadele dinamiklerini güçlendirirken, kapitalizmin yıkımdan başka yolu olmadığı ve sosyalizmin güncel olduğu giderek daha açık hale gelirken.

Dayanışmayla!
Devrimci Proletarya