Batı Atina'da işçilerin yoğun olarak yaşadığı bir muhitte doğdum ve büyüdüm.
Annem ve babam vaat edilen küçük burjuva hayalleri gerçekleştirmek üzere şehre gelmiş bildiğiniz tipik köylülerdi.
Okula başladığım zaman annemle işi hakkında konuşmuştuk. Eğer birisi annemin işini sorarsa onun bir gömlek fabrikasında çalıştığını söylememi isterdi. Doğrusu, onun bu kelimelerini yıllarca tekrarladım.
Aslında annem bir temizlikçiydi. Evlerde, dükkanlarda, sigortasız, kölelerinden istekleri hiç bitmeyen patronlara çalışırdı. Onunla yalnızca ne kadar az miktarda para vereceklerini belirleyen sabit sözleşmeler yapar, annemin, yıllık ücretli izin gibi değişmez isteklerini ise nadiren karşılarlardı. Bütün bunları çıt çıkarmaksızın, sessizce imzalardı. Ve annem o kadar sessizdi ki, bir kere olsun şikayet ettiğini hatırlamıyorum, tek bir kelime bile ve bize bile... Kendi insanlarına bile. Henüz küçükken bu sessizliği kendimiz için kırmaya karar vermiştim. Bundan utanmıyordum. Annemin temizlikçi olmasından utanmıyordum. Daha büyümeden onunla konuşmuştum. Daha büyümeden önce o da benimle konuşurdu: Utancından bahsederdi, korkusundan bahsederdi. İyi bir toplumun insanlarında olması gereken asgari estetik ve görsel gerekliliklerden bahsederken kendi utancı olarak anlattığı o şeylerden, onun korkularından ben utanmıyordum.
Bu sessizlik yavaş yavaş tüm aile için kırılacaktı.
Annemin gerçek işi: Temizlikçilik
Annemin gerçek işi: Hiç maaş alamayan bir temizlikçi.
Annemin gerçek işi: Onun geleceğini yakan sigortasız çalışmaya mahkum bir temizlikçi.
Annemin gerçek işi: Çalışma koşullarına dair tek bir söz söylememeye yemin ettirilmiş güvencesiz bir temizlikçi.
Annemin gerçek işi: 'Konstantina Kouneva'
'Sülfirik asit annemin gözlerinden süzülüyor. Bakışları şimdi daha parlak. Sülfürik asit annemin akortlu sesinden dokunaklı bir türkü olup dökülüyor. Sesi daha kalın şimdi. Asit annemin ruhundan da süzülüyor ve bütün utançlarını yakıp yok ediyor.
Konstantina'nın tedavisi için ona para verdi, onun için sokaklara çıkmak istedi (bunu çok yapamasa da) ve babamın burjuva ailesinin karşısına işi ile çıktı.
Bana, 'Konstantina için çok üzgünüm. Her gece onu düşünüyorum' dedi. Ben de “Seni şimdi her zamankinden daha çok seviyorum” dedim.
(*) 1 Mart tarihli On the Greek Riots'tan (Yunan Ayaklanmaları Üzerine) alınteri.net için çevrilmiştir.