Cumartesi, 4 Mart 2006 (20 yıl 7 ay önce)
sozalinterinin.org'un mesaj sayfasından:
Mutlu Ufuk: Değerli sınıf kardeşlerim, sevgili işçi dostlarım, işyerinden zar zor da izin aldık sabırsızca kurultayı bekliyorum. Dün kendimi sadece devrimci olarak tanıtıyordum. Bugün ise artık devrimci işçi hareketinin bir parçası olarak görüyorum. Heyacanlıyım. Yıllar sonra ilk olarak kendi ülkeme gelerek sınıf kardeşlerimle olacağım. Heyacanlıyım çünkü umut kıvılcımları çakıyor her yandan. Devrimci düsünce sahibi bir işçi (kaynakcıyım) olarak sınıfa ait olmanın gururunu yaşıyorum. Sevgi ve selamlarımla
Merhabalar... Biz Muğla'dan inşaat işçileriyiz. Kurultay düşüncesi bizi çok heyecanlandırdı. Biz de Muğla'daki işçiler olarak bu çalışmanın yürütücüleri olmaya karar verdik ve bu konuda elimizden geleni yapıyoruz. Çünkü bu bizim kurultayımız. Çalıştığımız zaman iş arkadaşlarımıza Kurultayı anlatıyoruz. İş çıkışında da işçi arkadaşlarımızla takıldığımız mekanlarda kurultayı konuşuyoruz. Haklarımızı savunmak için biraraya gelmemiz şart. Biraraya gelirsek aşamayacağımız engel yok. O zaman ne bekliyoruz? Birleşmemizin tam zamanı. Herkesi bu mücadeleye davet ediyoruz.
Doğukan Aydemir: Öncelikle selam. Bir işçiyim ve tesadüf oldu benim bu siteyi bulmam. Çalışdığım fabrikada kurultay çalışanıyla tanışdım. Öncelikle kurultay ne niçin yapılıyor amaçlarını anlattı, kurultay ihtiyaç mı yoksa zamanımı kazanmak mı diye düşündüm çünkü devamlı sohbetler üzerinde anladığım ve çalışmanın amaçı yeni bir işçi sınıfı hareketi oluşdurmak öncelik bunu kazandırmak ve şunuda anladım kurultay ne kadar ihtiyaç olsada bir ihtiyaç daha ortaya çıktı oda devrimci olan zeminnin eksik olan kitleyle olan iletişim kurmadaki zayıflığı bu zayıflık yeni kuşakların siyasal ve politik eksikliği olduğunda kitle yığınlara ulaşamıyorlar ya da iletişim kuramıyorlar onlara dostca iyi niyetimle söylüyorum örnek vereyim daha iyi anlamanız için bunu bilirsiniz ama sadece bilirsiniz ya da bilirim ama yaşamımızı sistemleşdiremeyiz sistem sistematimize ederken kendini biz ya da ben sistem için 12 , 10 , 13 vs saatler çalışırız ama sistemi yıkmak için çalışmayız yani onu yıkmak için kendimizi kitap okumaya yani bizi sizi beni hepimizi geliştiren politik siyasal gelişimini mesaisini yapmıyoruz ne kadar çok bilgi o kadar çok kitle iletişimi kurarız bol alternatifleri oluşdurmanın yolu kafamızdan geçer ve ellerimizi ayaklarımızı harekete gecirir sınırsız sınıfsız bir dünya için nice alternatifli kuruldayların yaratılıp devrim ve sosyalizimle bağını kurmaya devam kurultaya gelecem alternatif bir işçi olacam
İşçi: Herkesin yaşadığı ama kimsenin birşey yapamadığı sorunların aynısını yaşıyorum. Günde 12-14 saat arası çalışıyorum, sigortam yok, asgari ücret alıyorum, fazla mesai falan gibi ek ödemeler de yok ve bu ülkede benim gibi milyonlar var. Kolay gelsin. Ummak yetmiyor biliyorum ama kurultayınız umarım bir şeylerin başlangıcı olur.
Devrim Türkmen,1 No'lu F Tipi Cezaevi A-35 Buca-İzmir
Söz Alınterinin Kurultayı çalışanları merhaba,
İnsanlık hiç olmadığı kadar büyük bir trajik süreçten geçiyor. Küreselleşme adıyla lanse edilen emperyalist-kapitalist sistemin her geçen gün geliştiği, büyüdüğü, tüm sınırları ortadan kaldırdığı çok yönlü ideolojik bombardımanına maruz kalmayanımız yoktur. Oysa gelişip büyüyen onların sermayelerinin sınır tanımaz vahşiliği… Bizler ise her gün daha dar sınırlara hapsediliyor, her şeyden ve herkesten tecrit ediliyoruz. Onların sermayeleri büyüdükçe bizim midelerimiz küçülüyor. Onların sermayeleri sınır tanımadıkça bizim sınırlarımız daralıyor. Yan yana gelemiyor, sorunlarımızı ortaklaştırıp çözümler arayıp üretemiyoruz. “Her koyun kendi bacağından asılır” diyorlar. Fakat bizler koyun değiliz. Asılacak birileri varsa, bu sistemi bize nimet gösterenler.
Sizlere ülkemizin pek meşhur f tipi tecrit hücresinden sesleniyorum. Dayanışmayı, kolektif ruhu yaşatmayı engellemek adına kurulan bu yapılar, ne yazık ki buralarla sınırlı değil. Tecrit, cezaevi sınırlarını aşacak denli büyük. İnsanlık, kocaman bir dünyada yalnızlaştırılmayı ve yabancılaşmayı iliklerine dek yaşıyor. İnsanlığa reva görülen f tipi bir yaşam.
Var olan olumsuz koşulları tersine çevirebilmek; bizlerin, siz sınıf kardeşlerimizin ellerinde… Bu nedenle Söz Alınterinin Kurultayını sınıfın tüm unsurlarınını gündemine taşımalıyız.
İçerde ve dışarda tecriti, f tipi aşamı parçalamak, yaşanacak bir dünyayı kurmak ve insanca yaşamak için, Söz Alınterinin Kurultayıyla atılan bu ilk adımı coşkuyla, inançla ve saygıyla selamlıyor, başarılarınızın devamını diliyorum.
Dünya Emeğin Olmalı!
Tekirdağ F Tipi'den özgür tutsaklar
“SÖZ ALINTERİNİN KURULTAYI'NA” MERHABA...
Uzun süredir büyük bir özveri, sabır ve çabayla örgütlediğimiz işçi Kurultayımızı tüm devrimci çoşkumuzla hücrelerden selamlıyoruz.
İşçi ve emekçi kitlelerin iliklerine dek hissettikleri sosyal-siyasal-ekonomik-kültürel vb. korkunç yıkıcı sonuçlarıyla verili toplumsal sitemin yapısal dönüşümüyle devam ettiği; buna bağlı ve bununla birlikte işçi sınıfı hareketinin kan kaybettiği, mücadelenin gerileyip durağanlaştığı, sınıfın geleneksel örgüt ve mücadele biçimlerinin işlevini yitirdiği tarihsel kolektif tüm kazanımlarının birer birer hızla gasp edilip, tasfiyeye uğratıldığı böylesi süreçte, tüm bu olumsuz ve zor koşullar içinden büyük bir emek ve iradeyle, kitlesel kolektif çalışmayla örgütlediğimiz “İşçi Kurultayı'nın, nedenleriyle birlikte sınıfın acil-güncel ve genel sorunlarına getireceği yanıtlarla, oluşturacağı çözüm perspektifiyle ve önereceği mücadele örgüt-araç-yöntem ve politikalarıyla sınıf mücadelesinin mevcut seyrini etkileyeceği, bulunduğu yerden her yönüyle daha ileriye taşıyacağı inancındayız. Bu anlamda, bu bahar arifesinde örgütlediğimiz 'Kurultay' bir 'umut tomurcuğu' niteliği taşımaktadır.
Kurultayımızın başarıyla sonuçlanmasını; buradan, işçi ve emekçilerin ve temsilcilerinin, başta sosyal-siyasal-ekonomik-kültürel en temel insani-'toplumsal' talep ve özlemlerinin sürekli baskılanması ve bastırılmasıyla, bu durumun adeta 'olağan-doğal' hale getirilmesiyle sınırlara hapsedilan insan davranış ve düşünüşünün, bu koşulların zihinlerde diktiği demir parmaklıkları aşacak, geleceğini şekillendirecek moral-motivasyonu, çözüm bilgisi ve araçlarıyla gelecek bilinci-ufkuyla başarma iradesi edinip pekiştireceğini umuyoruz.
Kanımızca, bunu başarabildiğimiz ölçüde bu kurultay, bu 'umut tomurcuğu', yalancı bahara kanıp da ortaya çıkan ve donan tomurcuk gibi kavrulmayıp emeğin kurtuluşu kavgamızda düşünsel-pratik niteliğiyle güçlü bir zemin ve güçlü bir adım olacaktır.
Kurultay için çaba sarfeden herkesi ve katılımcıları yeniden devrimci çoşkumuzla selamlıyor; emeğin dünyası yürüyüşümüzde bir adım bir adım daha....
Merhaba, bizler Meca plast ve Farplast işçileriyiz. İşyerimizde türlü sorunlar var. Çalışma koşullarının ağırlığından ücretlere sosyal haklarımıza kadar gasp edildik. Her gün elimizden teker teker alınan haklarımız için sendikal çalışma yürüttük. Artık yetki bekliyoruz. Ve kurultayın çatısı altında daha güçlü bir şekilde birlik ve beraberliğimiz için örgütleniyoruz.