Dünya Genç İşçi Buluşması

2. Dünya Genç İşçileri Buluşması farklı bölge ve iş kollarından 200 işçinin katılımıyla yapıldı

GENÇLİK
Salı, 7 Temmuz 2009 (16 yıl 10 ay önce)

KOMÜNARCA Mehmet Alhan (Genç-Sen AÜ Temsilcisi)

İzmir’in Seferihisar ilçesindeki Tek Gıda-İş Tesisleri’nde 28 Haziran- 5 Temmuz günlerinde yapılan 2. Dünya Genç İşçileri Buluşması farklı bölge ve iş kollarından 200 işçi, akademisyen ile Avrupa ve Latin Amerika’dan işçi temsilcilerini bir araya getirdi. Buluşma kapsamında çeşitli panel, forum, söyleşi, atölye çalışmaları, müzik dinletisi ve film gösterimleri gerçekleştirildi.

Genç işçi profili değerlendirildi


Buluşma kapsamında gerçekleştirilen ilk sunum TAREM’in çalışmasını yürüttüğü “Genç İşçi Profili Araştırması” ve değerlendirmesini TAREM araştırma koordinatörü Yunus Erduran yaptı. Erduran, Türkiye’de hızla artan genç işçi sayısına dikkat çekti.

Bu oturumda TAREM’in 13 il 12 iş kolu 1108 anketten oluşan araştırmasının sonuçları analiz edildi. TAREM’in araştırmasına göre Türkiye’deki genç işçi profilinin yaş dağılımı şöyle: 15-19 yaş arası %18, 20-24 yaş arası % 31.7, 25-29 yaş arası % 50.3. Sendikalaşma oranında en az olan yaş aralığının 15-19 yaş arası gençler olduğu belirtildi. Genç işçilerin en fazla çalıştıkları sektörün ise hizmet sektörü olduğu belirtildi.

Sınıf partisine ihtiyaç var


Oturumda konuşan Birleşik Metal-İş İzmir Temsilcisi Kemal Alın, 1960’lardan 1980’lere kadar süren sınıf hareketini anımsattı. 12 Eylül darbesinin işçi sınıfı üzerinde bıraktığı etkilere değindi. Alın yaptığı konuşmada "Sendikalaşma 1960’larla başlayan 1970’lere kadar gelen süreçte Kavel’lerle, 15-16 Haziran’larla kendisini hissettirdiği dönem oldu. Bu süreç 12 Eylül askeri darbesine kadar devam etti. İşçi sınıfı hareketi 12 Eylül darbesiyle kesintiye uğradı" dedi.

Alın, günümüzde yaşanan sendikalaşma sorunlarına da değindi. İşverenlerin, emekçiler üzerinde yarattığı psikolojik baskılara ve tehditlere dikkat çekti.

Kemal Alın fabrikalarda çalışan genç işçi profilini değerlendirdi. Alın, genç işçilerde sınıf bilincinin olmadığını ifade etti. Alın, genç işçilerle, üniversite gençliği arasındaki benzerliklere de değindi.

Alın yaptığı konuşmada sendikal örgütlenmenin yetersiz olduğunu söyledi. Sendikalarda parçalanmışlığa dikkat çekti. Sendikalar arasında ortak bir mekanizmanın gerekli olduğunu ifade etti. Alın; "Bugün kimin ayağına basılıyorsa o bağırıyor. Direnişler parça parça, grevler parça parça. Bugün gerçek bir sınıf partisine ihtiyaç var. İddialı partiler var ama pratikte yoklar. Bugün işyeri komitelerine ihtiyaç var, sınıf partisine ihtiyaç var” dedi.

Sendikal mücadele tartışıldı


“Kapitalizmin Krizi ve Etkileri” adlı oturumda kriz karşısında geliştirilmesi gereken mücadele yöntemleri tartışıldı. Türkiye’de 249 sanayi bölgesi bulunduğunu ve buraların birer kapitalizm cehennemi olduğunu vurgulayan Tez Koop-İş Sendikası Genel Eğitim Danışmanı Volkan Yaraşır, kapitalistlerin krizleri aşmak için üretim şeklini değiştirme yolunu seçtiğini ifade ederek, bütün krizlerin savaşla ve dünyanın yeniden paylaşımıyla sonuçlandığını belirtti.

Genç işçi buluşması

İşçi hareketinde sendikal mücadeleyi aşmak gerektiğini söyleyen Yaraşır, yaşanılan krizin işçi sınıfı mücadelesini de yeniden yapılandıracağını ve işçilerin “işgal, direniş, grev” eylemleriyle öne çıkacağını belirtti. Yaraşır, işsizliğin 2010 yılına kadar daha da artacağına dikkat çekerek mücadeleyi işsiz kitlenin eylemlerinin belirleyeceğini kaydetti.

Petrol-İş Aliağa Şube Başkanı Salih Mehmet Aydın ise “Bu dönemde sınıf ve kitle sendikacılığı yapılmalıdır. İşsizlik en büyük sorunlarımızdan biridir. İşsizliğin bu kadar yüksek olduğu bir dönemde kazanılmış haklarımızı koruyamayız ve iş barışı sağlamak zorlaşır. Ancak işsizleri amaçsızca saldırganlığa teşvik yerine iş talebiyle örgütlenmesi için uğraşmalıyız” dedi.

Grev hakkı da dahil olmak üzere sendikal özgürlükler için mücadele edilmesi gerektiğini belirten Aydın, “Aslolan siyasi mücadeledir. Sendikal mücadeleyle haklar kazanılır ancak siyasi mücadeleyle bu haklar korunur ve ilerletilir” diyerek sendikaların ve işçilerin daha fazla siyasete müdahil olması gerektiğini vurguladı.

Atölyeler gerçekleştirildi


“İşçi Sınıfı Pedagojisi”, “Uluslararası Üretim Haritaları”, “Organizing: Bir Örgütlenme Modeli”, “Uluslararası Üretim Haritaları”, “Dünya’da ve Türkiye’de İşçi Sınıfı” gibi başlıklar altında atölye çalışmaları yapıldı. “Fotoğraf Atölyesi”nde ise fotoğraf çekimi üzerine çalışmalar yapıldı. Buluşma kapsamında işçi filmleri gösterimleri, kültürel ve sportif etkinlikler gerçekleştirildi.

KENT A.Ş direnişçileri ziyaret edildi


2 Temmuz’da direnişteki Kent A.Ş işçileri ziyaret edildi. Ziyaretin ardından Kent AŞ işçileriyle birlikte 2 Temmuz 1993’te katledilen 33 aydını anmak için İzmir’de düzenlenen mitinge işçilerle birlikte katılındı.

İşçi sınıfı pedagojisi


UNIA Sendikası politik sekreteri Murad Akıncılar’ın moderatörlüğünü üstlendiği iki günlük “İşçi Sınıfı Pedagojisi” başlıklı atölye büyük ilgi gördü. İki gün süren çalışmada sendikal eğitim tartışıldı. Akıncılar, Türkiye’de uygulanan sendikal eğitim modellerine değindi.

Eğitimin hayat boyu devam ettiğini belirten Akıncılar, dinleyen olmaktan çıkmak, eğitmen ile eğitilen arasındaki ayrımı kapatmak gerektiğini ifade etti. İşçiler için eğitimin örgütlenmek olduğunu söyleyen Akıncılar, sendikaların okul olabilmesi için işçilerin özne olması gerektiğine dikkat çekti.

Kadın emeği ucuz iş gücü


“Kadın Emeği Kriz ve Direniş Yöntemleri” başlıklı oturumda kadın emeği tartışıldı. Yapılan grevlerden elde edilen deneyimler paylaşıldı. Oturumda kriz döneminde ilk işten çıkarılanların kadınlar olduğuna dikkat çekildi.

Hava-İş Sendikası Genel Başkan Yardımcısı Eylem Ateş "Kriz zamanlarında ilk başta biz kadınlar çıkarılıyoruz, öte yandan işten çıkarılan erkekler yerine ucuz emek-iş gücü olarak biz getiriliyoruz. Enformel sektör en çok kadın emeğinden yararlanıyor” dedi. Ateş, uygulanan yeni İş Yasası’ndaki kadın emeği sömürüsüne değindi.

Genç-Sen kapatmalara karşı


Öğrenci Gençlik Sendikası’nın düzenlediği "Örgütlenme Özgürlüğü” başlıklı oturumda, Türkiye’deki kapatmalara ve yasaklamalara değinildi. Genç-Sen’in her türlü kapatmalara karşı olduğu ifade edildi.

Genç-Sen MYK üyesi Ulaş Taştekin, Genç-Sen’in yalnızca öğrenci sendikası olmadığını aynı zamanda diğer sendikalarla birleştirici bir yapısının olduğunu söyledi.

Genç-Sen MYK üyesi Aziz Güler ise, Genç-Sen’in örgütlenme hedeflerini açıkladı. Güler, “Genç-Sen yeni oluşturulmuş bir sendika, kadrolar yeni olgunlaşıyor. Sektörel örgütlenme önümüzde önemli bir mesele. Sektörel örgütlenme gibi bir hedefimiz var” dedi. Güler, uluslararası sendikalarla sürekli iletişim kurma çabası içerisinde olduklarını da belirtti.

Birleşik Metal-İş’le işgal sohbeti


Genç-Sen, Birleşik Metal-İş’e bağlı Sinter işçileriyle işgal üzerine sohbet gerçekleştirdi. İşçiler, fabrika işgali üzerine ve ardından yaşanan sürece ilişkin deneyimlerini anlattılar.

Cezmi Baskın’la Beynelmilel filmi üzerine söyleşi


Buluşma kapsamında Seferihisar Belediyesi’nin organizasyonu ile Sığacık Kalesi’nde “Beynelmilel” isimli filmin gösterimi gerçekleştirildi.

Filmi Seferihisar halkı ve katılımcılarla birlikte izleyen oyuncu Cezmi Baskın, film sonrası gerçekleştirilen söyleşide 15. Madde tartışmaları ve Kenan Evren’in açıklamalarına ilişkin olarak şunları söyledi: "Evren’in açıklamaları çok saçma. Darbeciler yargılanmalı, mahkeme önüne çıkarılmalı ve cezalandırılmalıdır."

Baskın, 1980 darbesini anlatan filmlerin yaraların kabuklanması nedeniyle de gündeme geldiğini belirterek, bu tür filmlerle gençlerin 12 Eylül’ü öğrenmeleri ve bir daha yaşanmaması için çaba gösterilmesi gerektiğinin anlaşılması için yapıldığını dile getirdi.

Şiir dinletisi


Dünya Genç İşçi Buluşması, Şair Halim Yazıcı’yı da konuk etti. Halim Yazıcı şiir dinletisine, kısa bir süre önce yaşamını yitiren şair Kemal Özer’in anısına kısa bir konuşma yaparak başladı.

Şiir Dinletisi’nin ardından İzmir’den katılan “Sokak Sanatçıları” müzik dinletisi yaptı.

Kapanış konseri


Dünya Genç İşçi Buluşma’sı Inti İllimani’nin sahne aldığı festivalle sona erdi. Inti İllimani grubu adına konuşan Jorge Coulon, kuruldukları zamandan farklı bir dönemde olmalarına karşın yaşayan bir grup olduklarını ve insanların sorunlarının hiç değişmediğini söyledi.

Inti İllimani’nin yanı sıra Grup Bandista da konser verdi. Festival bittikten sonra Grup AHİBBA Dünya Genç İşçi Buluşması katılımcılarına kumsalda müzik dinletisi yaptı.