Söz Alınterinin Kurultayı'mıza sınıf kardeşliğinin, kavga yoldaşlığının, engel tanımaz gücüyle geldiler. Faşizmin hücre duvarlarını aşarak, burjuvazinin ulusal pazar sınırlarının yarattığı çitleri yıkarak, polis engellerini hiçleştirerek geldiler.
Söz Alınterinin Kurultayımız'a sınıf kardeşliğinin, kavga yoldaşlığının, engel tanımaz gücüyle geldiler. Faşizmin hücre duvarlarını aşarak, burjuvazinin ulusal pazar sınırlarının yarattığı çitleri yıkarak, polis engellerini hiçleştirerek geldiler. Geldiler ve güç olduk. Kanımıza, canımıza susamış, ezip yok eden sistemin karşısına hep birlikte üreten insanlığın onurlu, başeğmez güçlerinin kavga ilanıyla dikildik.
Kurultay günü aramızda olamasalarda Kurultayımıza güç veren, omuz veren, baş koyan, sahiplenen dostlarımızın, kardeşlerimizin, yoldaşlarımızın mesajlarını aşağıda yayınlıyoruz.
Kurultayımıza COBAS adına katılacak olan Elettra Anghelinas İtalyan polisinin kendisine son anda çıkardığı bürokratik engellemeler nedeniyle gelememiştir. Elettra Anghelinas'ın bize ilettiği mesajı aşağıdadır:
Sevgili Yoldaşlar,
Kurultaya katılamadığım için sizden çok özür diliyorum, ama gelecek kurultayda sizlerle birlikte olmak istiyorum.
İşçi sınıfının kendi örgütlülüğüne inanıyorum, bu bizim gücümüz ve özelliğimiz. Bu örgütlülük sınıf bilincinin kazanılması için ilk adımıdır. İkinci adım ise kültürel, sosyal ve politik açıdan çelişkileri anlamak ve geliştirmek.
Bunlar kolay değil, bunları gün be gün inşa etmeliyiz ama biz kısa yolu reddediyor ve sınıf bilincimizi bir lidere ya da “general direction”a teslim etmiyeceğiz.
Sizlerle kısaca bunları paylaşmak istiyordum ama malesef sizlerle birlikte olamadım. Sizlere başarılar diliyorum ve olumlu sonuçlar elde etmenizi temenni ediyorum. Sizlerle Atina’da yapılacak olan Avrupa Sosyal Forumun’da tanışmak dileğiyle. Önemli adımlarımızdan biri de Avrupa’nın neoliberal politikalarına karşı mücadele etmektir.
Elettra Anghelinas, Cobas Scuola, Italy
Genossen (Yoldaşlar),
Benimle röpörtaj yapan yoldaştan, Ufuk Çizgisi dergisinde röpörtajımın yayınlandığını ve siz Türkiyeli yoldaşlarımın beni gıyabımda tanıdığınızı, selamlarınızın olduğunu öğrenince duygulanıp ağladım. Öyle duygulandım ki ben de ona sizin adınıza, Olga Benario’nun tablosunu hediye etmek istedim.
Meine genossin; (yoldaşım) bir işçi kurultayı yaptığınızı anlattı. Türkiye işçi sınıfının tarihi çok zengin. Şahsen tanıdığım Nazım Hikmet ve başka Türkiyeli komünistlerden bunu biliyorum. Fakat biz Türkiye işçi sınıfının tarihini çok az biliyoruz. Nazım’ın dediği gibi; Türkiye işçi sınıfına selam.
Georgia Peet Taneva
Kardeşlerim,
Ben AEG Nürnberg fabrikasında işyeri temsilcisiyim. Bu fabrikada 18 yıldır çalışıyorum. Fabrikamızın kapatılmasına karşı haftalarca süren bir direniş yaşadık. Daha önce 1995'te de ücret zamları için yapılan greve katılmıştım. Son direnişimiz o greve benzemiyordu. Çünkü şimdi yıllarımızı verdiğimiz fabrikamız kapatılıyordu. Başka hiçbir işte çalışabilecek yeteneğimiz, hünerimiz yok bizim. Bu fabrikadaki işle bütünleştik yıllardır. Fabrikamız kapandığında gidecek başka yerimiz yok yani! Başka bir iş bulma şansımız yok! Bu direniş bu yüzden herbirimiz için ölüm kalım meselesiydi! Sadece biz işçiler için değil, tüm kent için de bu böyleydi. Çünkü AEG esnafından tutalım, öğrencisine, köylüsüne kadar tüm Nürnberg’in AEG ile bir ilişkisi var! O yüzden direnişimiz çok yoğun bir dış destekle buluştu. Haftalarca temposu düşmeyen ziyaretçi akını yaşadık. Bizler bile bu kadar büyük bir desteği beklemediğimiz için şaşkınlık ve coşkuyu bir arada yaşadık!
Ancak direnişimiz fabrikanın tasfiyesini engelleyemedi! Çünkü biz işçiler kendi ortak gücümüzün neler başarabileceğini tasavvur edemiyoruz daha! Sendikamız IG Metall’in imzaladığı ve bizlerin de onayına sunulan bir anlaşma ile bitti direnişimiz. Bu anlaşma tazminat karşılığı tasfiye ile sınırlı bir anlaşma!
Şu anda hepimiz geleceğin bizlere neler getireceği konusunda kaygılıyız! Ancak şunu çok iyi biliyorum, gelecek biz kendi sorunlarımıza, kendi gücümüzle sahip çıktığımızda anlamlı olacak. O zaman kaygılarımız da farklılaşacak! Her şeye rağmen bizler bu direnişten, çok şey öğrendik. Her şeyden önce de yanlız olmadığımızı! Haklı davamızı iyi anlattığımızda yanlız kalmayacağımızı! Birlikte haftalarca, o soğukta, karda-kışta yaktığımız ateşlerin başında farkına bile varmadığımız ne çok şey öğrendiğimizi şimdi düşününce anlıyorum!
Bunları size anlatmayı, o salonda olmayı çok istiyordum. Bilet ve uçuş saatim de dahil tüm hazırlıklarımı yapmıştım. Ancak dün gece en küçük çocuğum (1 yaşında) kötü hastalandı ve hastaneye yatırdık. Doktorlar bir süre kalması gerektiğini, durumunun kritik olduğunu söylediler. Benim 2 çocuğum daha var. Onlar da 3 ve 5 yaşlarında. Onları ve hasta çocuğumu bırakıp gelmem mümkün olmadı. Çok üzgünüm ve sizlerden özür diliyorum.
O kürsüden, direnişten öğrendiklerimi sizinle paylaşmayı çok istedim, sizin deneyimlerinizden ve Latin Amerika’dan gelen kardeşlerimin deneyiminden öğrenmeyi çok istedim. Ama olmadı… Kurultay’ın sonuçlarını merakla bekleyeceğimi bilmenizi isterim… Hepinizi kardeşçe kucaklayıp, başarılar dilerim…
Almanya Nürnberg'ten AEG İşçisi
Hallo
Ben Siemens işçisiyim. Binlerce kilometre öteden kurultayınızı selamlıyorum. Kurultaya davet edildiğimi duyunca gerçekten de çok coşkulandım ve sevindim. Katılmayı çok istiyordum. İnternetten uzak olmasam uzunca bir mesaj yazacaktım. Bir trafik kazasında dayımı yitirdim. Bu talihsizlikten dolayı gelemiyorum. Kurultayı coşkuyla selamlıyor, başarılar diliyorum.
Yaşasın Enternasyonal dayanışma
Drik Linder, IG Metal Osram işyeri temsilcisi, BERLİN
Değerli Dostlar,
Söz Alınterinin Kurultayı için sendikamıza ulaştırdığınız davet için teşekkürlerimizi sunarız. Bu kısa süre içinde Kurultay’a katılma imkanı yaratamadığımız için aranızda bulunamayacağız. Unia sendikası dünyanın her yerindeki işçi ve sendika eylemleri içinde dayanışma içinde olmayı kendine ilke edinmiştir. Bu anlamda önümüzdeki dönemde Kurultayınızı daha somut bir şekilde desteklemek istediğimizi de sizlere iletmek istiyoruz.
Başarı dileklerimizle
Unia, Mehmet Akyol, Gewerkschaftsekreter, Zentralsekretariat
Karl Marx Topluluğu Genel Yönetim Kurulu Başkanlığı adına “Söz İşçilerin” Genel İşçi Kurultayını sevinçle ve dostça dayanışma içerisinde selamlıyoruz. Bu toplantı işçi sınıfının yenilgi sonrası şok durumundan kendine gelmesinin dünya çapında gözlemlenen yeni bir işaretidir. Amaçlarımız örtüşmektedir: Bizler de savaşların ve saldırganlığın, faşizme yer tanımayan, emekçi insanların özlem ve uğraşılarının özgürce var olduğu bir dünya için savaşmaktayız. Sizlerin – ki bunu halihazırdaki kurultayınız da göstermekte – bize nazaran işçi sınıfı ile olan bağlarınız çok daha güçlü; sizlerden öğrenmek istiyoruz. Bilimsel ve teknolojik devrim sonucu yapısal olarak değişen işçi sınıfı hakkındaki deneyimlerinizi, bugünki işçilere ne tür metodlarla seslendiğinizi ve Marxist-Leninist düşünceye nasıl yaklaştırdığınızı öğrenmek istiyoruz.
Yoldaşça selamlıyoruz ve çalışmalarınızda başarılar diliyoruz.
Macaristan Karl Marx Topluluğu,
Genel Yönetim Kurulu adına,Dr. Ervin Rozsnyai
Kurultayınıza katılamadığım için çok özür dilerim. Lütfen iyi dileklerimi ve dayanışma dileklerimi iletin.
Doug Holton
Söz Alınterinin Kurultayı çalışanları merhaba,
İnsanlık hiç olmadığı kadar büyük bir trajik süreçten geçiyor. Küreselleşme adıyla lanse edilen emperyalist-kapitalist sistemin her geçen gün geliştiği, büyüdüğü, tüm sınırları ortadan kaldırdığı çok yönlü ideolojik bombardımanına maruz kalmayanımız yoktur. Oysa gelişip büyüyen onların sermayelerinin sınır tanımaz vahşiliği… Bizler ise her gün daha dar sınırlara hapsediliyor, her şeyden ve herkesten tecrit ediliyoruz. Onların sermayeleri büyüdükçe bizim midelerimiz küçülüyor. Onların sermayeleri sınır tanımadıkça bizim sınırlarımız daralıyor. Yan yana gelemiyor, sorunlarımızı ortaklaştırıp çözümler arayıp üretemiyoruz. “Her koyun kendi bacağından asılır” diyorlar. Fakat bizler koyun değiliz. Asılacak birileri varsa, bu sistemi bize nimet gösterenler.
Sizlere ülkemizin pek meşhur F Tipi tecrit hücrelerinden sesleniyorum. Dayanışmayı, kolektif ruhu yaşatmayı engellemek adına kurulan bu yapılar, ne yazık ki buralarla sınırlı değil. Tecrit, cezaevi sınırlarını aşacak denli büyük. İnsanlık, kocaman bir dünyada yalnızlaştırılmayı ve yabancılaşmayı iliklerine dek yaşıyor. İnsanlığa reva görülen F Tipi bir yaşam.
Var olan olumsuz koşulları tersine çevirebilmek; bizlerin, siz sınıf kardeşlerimizin ellerinde… Bu nedenle Söz Alınterinin Kurultayı'nı sınıfın tüm unsurlarının gündemine taşımalıyız.
İçerde ve dışarda tecriti, F Tipi yaşamı parçalamak, yaşanacak bir dünyayı kurmak ve insanca yaşamak için, Söz Alınterinin Kurultayı'yla atılan bu ilk adımı coşkuyla, inançla ve saygıyla selamlıyor, başarılarınızın devamını diliyorum.
Dünya Emeğin Olmalı!
Devrim Türkmen, 1 No'lu F Tipi Cezaevi, Buca-İzmir
Söz Alınterinin Kurultayı'na merhaba...
Uzun süredir büyük bir özveri, sabır ve çabayla örgütlediğimiz kurultayımızı tüm devrimci çoşkumuzla hücrelerden selamlıyoruz.
İşçi ve emekçi kitlelerin iliklerine dek hissettikleri sosyal-siyasal-ekonomik-kültürel vb. korkunç yıkıcı sonuçlarıyla verili toplumsal sitemin yapısal dönüşümüyle devam ettiği; buna bağlı ve bununla birlikte işçi sınıfı hareketinin kan kaybettiği, mücadelenin gerileyip durağanlaştığı, sınıfın geleneksel örgüt ve mücadele biçimlerinin işlevini yitirdiği tarihsel kolektif tüm kazanımlarının birer birer hızla gasp edilip, tasfiyeye uğratıldığı böylesi süreçte, tüm bu olumsuz ve zor koşullar içinden büyük bir emek ve iradeyle, kitlesel kolektif çalışmayla örgütlediğimiz “İşçi Kurultayı'nın, nedenleriyle birlikte sınıfın acil-güncel ve genel sorunlarına getireceği yanıtlarla, oluşturacağı çözüm perspektifiyle ve önereceği mücadele örgüt-araç-yöntem ve politikalarıyla sınıf mücadelesinin mevcut seyrini etkileyeceği, bulunduğu yerden her yönüyle daha ileriye taşıyacağı inancındayız. Bu anlamda, bu bahar arifesinde örgütlediğimiz 'Kurultay' bir 'umut tomurcuğu' niteliği taşımaktadır.
Kurultayımızın başarıyla sonuçlanmasını; buradan, işçi ve emekçilerin ve temsilcilerinin, başta sosyal-siyasal-ekonomik-kültürel en temel insani-toplumsal talep ve özlemlerinin sürekli baskılanması ve bastırılmasıyla, bu durumun adeta 'olağan-doğal' hale getirilmesiyle sınırlara hapsedilan insan davranış ve düşünüşünün, bu koşulların zihinlerde diktiği demir parmaklıkları aşacak, geleceğini şekillendirecek moral-motivasyonu, çözüm bilgisi ve araçlarıyla gelecek bilinci-ufkuyla başarma iradesi edinip pekiştireceğini umuyoruz.
Kanımızca, bunu başarabildiğimiz ölçüde bu kurultay, bu 'umut tomurcuğu', yalancı bahara kanıp da ortaya çıkan ve donan tomurcuk gibi kavrulmayıp emeğin kurtuluşu kavgamızda düşünsel-pratik niteliğiyle güçlü bir zemin ve güçlü bir adım olacaktır.
Kurultay için çaba sarfeden herkesi ve katılımcıları yeniden devrimci çoşkumuzla selamlıyor; emeğin dünyası yürüyüşümüzde bir adım bir adım daha....
Tekirdağ F Tipi'den özgür tutsaklar
Merhaba dostlar,
Yeni bir güne yeni sözlerin haykırışıyla başlıyor, alınterini Söz Alınterinin Kurultayı‘na katanlar. Parça parça ve cılız çıkan sesler bir araya geldi. Birlikte söylüyor şimdi aynı şarkıyı. Hem de düşmana inat en gür sesiyle. Birlikte karıyorlar harcı yeni bir gelecek uğruna. Emeğin, emekçinin türküsünü söyleyenler birlikte yapıyı yükseltiyorlar tuğla tuğla.
Bizler Avrupa’da yaşayan Alınteri, Ufuk Çizgisi ve Yaşanacak Dünya gazetesi okurları olarak şu anda yanınızda fiziken bulunamasak da sizinle aynı türküyü söylemenin coşkusunu yaşıyor ve sizleri yürekten devrimci coşkumuzla selamlıyoruz.
Düşman binbir türlü silahla saldırıyor üzerimize. Elindeki en büyük silahı ise işçi ve emekçileri parçalara ayırmış olması. İşçi ve emekçilerin her türlü örgütlülüğünü yok etmek için adeta canhıraş bir çaba içerisinde. Adeta kuklası durumundaki sendikaları bile yok etmeye yöneldi çoktandır.
Bir araya gelmek, işçi sınıfının devrimci sendikal birliğini oluşturmak bunun için hayati önemdedir. Söz Alınterinin Kurultayı’nın bu birliğin oluşturulmasında, ileriye taşınmasında çok önemli bir rol oynayacağına yürekten inanıyoruz.
Avrupa işçi sınıfına ve burada bulunan göçmen işçilere yönelik saldırılar da her geçen gün boyutlanıyor. İşten çıkartmalar, sosyal hak gaspları, taşeronlaştırma, işsizlik, gelecek belirsizliği burada da büyüyor. Avrupa işçi sınıfı da bir arayış içerisinde. Kimi bölükleri daha örgütlü ve saldırılara karşı daha ciddi karşı koyuşlar sergilerken kimi bölükleri dağınık ve örgütsüz. Emperyalist kapitalist sistemin saldırılarına karşı burada da öfke birikiyor. Dağınıklığını, örgütsüzlüğünü, sendikal ihaneti yenecek örgütlülükleri yarattığı oranda işçi sınıfı sınıf çıkarları yönünde adım atmış olacak.
Yani kısacası Türkiye’de olduğu gibi burada ve dünyanın değişik coğrafyalarında temelde işçi sınıfı ve emekçilerin sorunları aynı. Her ulustan işçi kendi iç örgütlülüğünü yaratmayı hedeflediği gibi başka uluslardan işçi kardeşleriyle de enternasyonalist dayanışmayı örmeyi hedeflemelidir.Emperyalist kapitalist sistemin saldırılarını geri püskürtmek için her renkten her dilden ve her ulustan işçi ve emekçi omuz omuza vermelidir.
Sözü daha fazla uzatmayalım dostlar, Umudunuz umudumuzdur, sevdanız sevdamızdır. Geleceği hep birlikte kuracağız.
“Dolaşacaktır elini kolunu sallaya sallaya ,
dolaşacaktır en şanlı elbisesiyle işçi tulumuyla
bu güzelim memlekette hürriyet…. ”
diyor ve hepinizi devrimci coşkumuzla bir kez daha selamlıyoruz.
- Yaşasın Söz Alınterinin Kurultayı’mız!
- Yaşasın Proletarya Enternasyonalizmi!
- Yaşasın Devrimci Sendikal Birlik!
Almanya, Fransa, İsviçre, İngiltere, Hollanda ve Avusturya’dan
Alınteri, Ufuk Çizgisi ve Yaşanacak Dünya Gazetesi okurları
Merhabalar,
Türkiye işçi sınıfına selâm!
Selâm yaratana!
Tohumların tohumuna, serpilip gelişene selâm!
Bugün gerçekten de söz alınterinin! Bugün bu kürsüde “yok ve yük” sayılanlar konuşuyor. Hem de öyle iç boşaltmak için falan değil! “Zincirlerinden başka kaybedecek şeyleri” olmayanlar, geleceği kazanma iddiası ve kararlılığıyla, geleceği kurmak için konuşuyor!
Bu bakış açısı ve yönelim, bizi özlediğimiz geleceğimize taşıyacak. Sınıfsız-sömürüsüz bir dünya yaratma özlemiyle, Avrupa‘daki göçmen emekçilere seslenen Yaşanacak Dünya gazetesi olarak, kurultayı coşkuyla selamlıyoruz!
Yaşanacak Dünya Gazetesi
Söz Alınterinin Kurultayı‘nı Köln Yaşamevi olarak coşkuyla selamlıyoruz!
Kurultay hazırlıklarını ve çalışmalarını site üzerinden takip ettik. Binlerce kilometre uzakta olmamıza rağmen, aynı idealere sahip olduğumuz için bu kurultay, bizleri de büyük bir heyecan ve coşkuyla sardı.
Elimizden geldiği kadar kurultaya, Avrupa işçi sınıfının sesi ve soluğunu katmak için delege gönderme çalışmalarımız oldu. Kurultayda tartışılacak konular, işçi sınıfının değişen yapısı, emeğin korunması mücadelesi, kapitalizm-sosyalizm, devrimci taktik vb. “İşçi sınıfının vatanı yoktur” şiarıyla birleşerek Avrupa’daki işçi sınıfının da sorunlarını kapsıyor.
Bu kurultay geleceği örmenin kararlı adımlarının sesidir. Bu kararlılıkla devam ediyoruz…
Köln Yaşamevi