Cumartesi, 29 Ağustos 2009 (17 yıl 1 ay önce)
Patronun hazırlayıp sendikanda onay verdiği sosyal plan sonucu TMD işçilerinden 160 kişiyi işten çıkartılmıştı. Bunlardan 113 işçi çıkışlarını imzalarken 47 işçi TMD tekelini mahkemeye verdi. Kendilerini sadece mahkeme ile sınırlamadılar, sokak eylemlikleri gerçekleştirdiler. Azimli mücadeleleri kazanımla sonuçlandı. Verdikleri mücadele sonucu elde ettikleri kazanımı direnişe öncülük eden işçilerin kendilerinden dinleyelim…
Yapılan son mahkemeleriniz nasıl geçti?
Sabit Okuyan:
İkinci mahkememiz çok iyi geçti. Çünkü mahkemeyi kazandık. Mahkemede karşı taraf hiç bir şey gösteremedi ve talep edemedi. Hakimin sorduğu sorulara bile doğru dürüst cevap veremediler. Açıkçası rezil olup mahkeme salonunda boyunlarını büküp çıkıp gittiler.
Nejdet Yağcı:
Bizi işten çıkartma gerekçeleri biliyorsunuz, gerekçe olarak sosyal planı öne sürmüşlerdi. Ayın 25.08.09 tarihindeki mahkememizde, hakim sosyal planın yanlış olduğunu tespit etmiş, bunların iflas çalışanlarına sosyal planın neden böyle yaptıklarını grup halinde neden yapmadıklarını sordu. Ertesi gün tekrar mahkeme var ve bunun cevabını yarin vermenizi istiyorum dedi. (Yani sosyal planı işveren ve sendika birlikte hazırlaması gerekiyor. Fakat işveren sosyal planı tek başına hazırlayıp sendikaya da iki gün sonra imzalatılıyor.) Ertesi gün tekrar hakim sordu istediğim kağıdı getirdiniz mi? Diye sorunca TMD Fabrikasının avukatları getirmediklerini söyledi hakimde on dakika daha zaman veriyorum size dedi. Fakat on dakika sonra kağıtlar gelmedi. Hakim bu davada sosyal planın birlikte hazırlandığına dair bir yazılı bir cevap alamayınca fabrika davayı kaybetti ve biz işçiler davamızı kazanmış olduk.
Hakim iflas dairesinin avukatlarına bir haftalık müddet verdi. Bu bir haftalık süre içinde bizim avukatlarımızla da görüşecekler ve firmanın yeni sahibi ile avukatlarımız görüşecek. Eğer firmanın yeni sahibi ile anlaşma sağlanamazsa onlara da dava açma hakkımız var ve dava açabiliriz. Çünkü bunu hakimde belirtti, firmanın yeni sahibi sizin işten çıkartıldığınız dönemde fabrikayı aldı.
Bugünkü davamızda kazandık.
Peki patron, bu işçileri önceki patron çıkartı benimle ilgili değil diyebilir mi?
Nejdet Yağcı
Hayır onu diyemezler çünkü bu firmayı aldıklarında insovalsberatar (iflas memuru) sattı bunları. İflas işlemlerine bakan memur sattığı için bu yeni alanlar aldıktan bir hafta sonra 27.04.2009′de kağıt dağıttılar işyeri önünde ki çalışma arkadaşlarımıza dağıttılar. Onlardan biz aldık okuduk aldığımız kağıtlarda da onların şuandaki mahkemeye verilen işçilerle beraber alındığına dair bir bölüm var. Biz bu kağıdı da avukatımıza verdik. Çünkü, bu belge önemli bizim davamız için. Dünkü mahkemede fabrikayı satın alan yeni sahipleri de vardı. Davamızın nasıl gittiğini gördüler, hakime sorularda yönelttiler. Ben şöyle düşünüyorum, mahkemeye katılmaları ve takip etmeleri, zorunlu bizi alacaklarını düşünüyorum. Eğer alma durumu olmasaydı mahkemeleri takip etmezlerdi. Bizi işe almama gibi bir durum olursa da zaten biz Cuma günü gidip avukatlarımıza vekalet vereceğiz ve fabrikanın yeni sahiplerine dava açma sürecini başlatacağız.
Bizim işimize geri dönmek için hukuki yolun dışında, çeşitli eylemliklerde yaptık. 15 güne bir fabrikanın önünde mitingler yaptık, imzalar topladık, bizim adımıza sesimizi duyurmak için sizler piknikler organize ettiniz. Çeşitli eylemlerde bildiriler dağıttık. Davamıza sahip çıktık sahiplendik ve sonuç ortada kazanımla sonuçlandı. Şu çok önemli arkadaşlarla birlikte çoğu şeylere inanarak girdik. Kazanacağız gücü ve ortamını yaratmasaydık, başta pes etseydik bugün mahkemeyi de kazanamazdık. Basının destekleri özelliklede siz Yaşanacak Dünya Gazetesinin destekleri içinde teşekkür ederiz.
Şunu özellikle belirtmek istiyorum. Şimdi bir çok iş yerlerinde çıkışlar oluyor. Bizim bu mücadelemiz onlara örnek olmalıdır. Birlikte hareket ettiğin zaman ve inancın olduğu sürece kaybetme olasılığın düşüktür ve kazanımla sonuçlanması daha güçlüdür. Özellikle arkadaşlarla bu süreçte şunu net gördük birlikte hareket edince çok şeyleri başarabileceğimizi ve kazanacağımızı gördük. Çünkü böyle bir şey hiç bir arkadaşın başına gelmemişti. Geldi. Ama çoğu kaos yaşadı. Bugünkü sevincimiz daha güzel oldu. Sevinçliyiz bugün.
Eylem yaparak öğrendik
Kaosa ilişkin bir şeyler söyleyebilir misiniz?
İlk çıktığımızda çünkü bilinçsizdik. Arkadaşlarımız bu tür eylemlerde, hayatlarında hiç bir zaman eylem yapmamış ve bilmiyorlardı. Bizde bir çok şey öğrendik eylem yapa yapa. Haklarımızın nerden alınacağını, nasıl karşılanacağını, bazı arkadaşlarımız bilmedikleri için onları da uyardık. Sonra dedik böyle gidersek daha doğru olur. Arkadaşlarımızla birlikte bu süreci yaşarken de bir çok şey öğrendik. Bu kazanımımız ileriki hayatımız içinde bize bir çok şey öğretti, tecrübe kazandırdı. Bazı kişiler bunun farkına vardı. Birlik ve beraberlikle nasıl kazanılacağını gördük. Kaos günlerimiz baya kötü geçti. Bazı arkadaşlarımız hastaneye yattılar, psikolojik tedavi gördüler. Tedavi gördüler. Daha halen iki arkadaşımız kurdalar. Bunlar mahkemeye gelemediler ve avukatlarımızda biliyor onların kurda (psikolojik tedavi yapılan yer) olduklarını. İnsanların hayatında bu psikolojik tedavi gören arkadaşlarımızın iradeleri zayıf olduğundan kendilerini toparlayamadılar. İnşallah bundan sonra toparlarlar. O arkadaşlar neye karar verecekler bundan sonra tedavilerini görsünler karar verirler. Çalışacaklar mı yoksa farklı mı düşünecekler bakalım. Özellikle evinde sorun yaşayan arkadaşlara biz destek vermeye çalıştık. Motive etmeye çalıştık Özellikle bir çok arkadaş ev almıştı ve ben nasıl ödeyeceğim diye düşünmekten kendilerini alamıyorlardı ilk işten çıkartıldıkları zaman. Ama mahkeme sonucunda sevinçte bir çoğu ağlamaklı oldu. Kazandık ve bugün güzel bir duygu yaşadık. İşimize başladığımızda da bu arkadaşlarla birlikte tekrar hareket edeceğiz.
Sabit Okuyan:
Aslında bir gün önceden bu haberi aldık ve akşamdan beri çok mutlu olduk. Bir kaç arkadaş dışarı çıkıp kutlama yaptık. O arkadaşlarımızın gözlerinin ışıldaması beni daha çok mutlu etti. Diyorum ki iyi ki bu işe ön ayak olduk ve bir ekip gibi birlikte mücadele ettik. Tabi ki şu gerçek bir kaptan ve mürettebatlar vardır. Bizimde durumumuz biraz öyle. Şu bende çok güçlü idi. Ta başından beri ben bu davayı kazanacağız diyordum. Çünkü bize karşı yapılan haksızlığı biliyordum. Mücadele edince de kazanımla sonuçlanacağını biliyordum. Çünkü haksız bir şekilde çıkartıldığımızı biliyordum. Aklıma mantığıma aykırı geliyordu bu çıkışlar ve haksız bir durumdu.
Bu bir haftalık süreç nasıl gelişir sizce?
Bir terslik olacağını düşünmüyorum. Çünkü, işyeri bir üst mahkemeye gitse durum ortada bizim elimizde daha güçlü deliller var. Çünkü yasal olarak bize çıkış verilmedi. Tamamen oyun oynadılar bize. Bu sosyal planı dahi neye göre ve nasıl uyguladılar bunun açıklamasını dahi yapamıyorlar. O yüzden eminim hiç bir şey yapamazlar ve bizi işe almak zorundalar.
Nejdet Yağcı;
Aynı zamanda bir üst mahkeme onlara daha pahalıya mal olacaktır. Bunu göze almazlar. Ayrıca şimdiki mahkemede biz kazandık ve bir üst mahkeme bu karara tabi kalır büyük olasılıkla. Genelde birçok iş mahkemeleri böyle işlemiş.
Peki bu altı aylık paralarınız size ödenecek mi?
Evet ödenecek. Çıkış verilmeden üç ay önce bize bildirdikleri sürecide ekstra ödeyecekler. İşyeri hem bizim almadığımız ücretleri hem de iş ve işçi bulma kurumunun bize ödemiş olduğu aylıkları da geri ödemek zorunda.
Eylemlerinizi iş yeri nasıl karşıladı?
Başta şunu belirteyim. Bizim haksızlığa uğradığımızı çalışan arkadaşlar çok iyi biliyorlar. Başta bize destek vermediler çünkü işyeri bizlere destek vermeye çalışan arkadaşları tehdit etmişler, dışarıda eylem yapanlara destek verirseniz sizinde işinize son veririz diye. Kimileri korkarak yaklaşmadılar. Baskılara rağmen sonraları bazı çalışan arkadaşlarda destek vermeye eylemlerimize katılmaya başladılar.
Burada bütün çalışan işçiler yabancı bu fabrika 1947-1950′li yılarda kurulmuş. Kurulduğu dönem işçi bulamıyorlarmış. Yolda insanları çevirerek iş vermeye çalışıyorlarmış. Ama şimdi işsizlik artması ile birlikte çeşitli oyunlar yaparak işçileri işten çıkartmaya yada daha ucuza çalıştırmaya çalışıyorlar. Nasıl olsa tonlarca işsiz var ve onları alırız diye tehdit ediyorlar. Bu işlerde Almanlar çalışmaz. Bir çoğu gelip, ben şahidim; ”Ben bu işte çalışmam, pis koşularda, sağlıksız ortamlarda çalışmam” diye yarım gün çalıştıktan sonra ayrılıyorlar. Almanlar çalışmaz. Bu fabrikanın tarihi böyle. Hatta 1950′li yılarda mahkumları getirip burada çalıştırıyorlarmış. Bizim yabancı olmamızdan kaynaklı yada kalifiyeli olmadığımızdan şikayet ediliyor. Ben burada 22 yıl çalışmışım ve burada bu işte kalifiye belgemi kendileri vermişler. Bize cahil gözü ile bakıyorlar. Bugünkü kazanımımız şunu gösterdi kimin cahil olup olmadığını.
Biz bundan sonra işe başlayıncaya kadar mücadeleye devam edeceğiz. Bu hafta Cuma günü eylemimiz vardı. Fakat mahkeme kazanılınca bu eylemi iptal ettik. Pazar günü bir araya geleceğiz ve bundan sonra nasıl devam edeceğimize dair konuşacağız.
Son söz olarak, mücadele edersen kazanırsın!
kaynak:
yasanacakdunya.net