Latin Amerika'daki ABD askeri varlığına tepkiler sonuç veriyor; iki üs kapatılıyor
Ekvador Hükümeti, 10 yıl boyunca ABD'nin denetimi altında bulunan ve bölgedeki uyuşturucu karşıtı olduğu iddia edilen operasyonların planlandığı, ülkenin doğusunda yer alan Manta Hava Üssü'nde kontrolü devralıyor.
Latinbilgi.net sitesinde yayınlanan habere göre, Ekvador Dışişleri Bakanı Fander Falconi, ülkenin kıyı bölgelerinden Manabi'de yer alan üste yapılan kutlamalar esnasında yaptığı konuşmada iki ülke arasında 1999 yılında imzalanan anlaşmanın Ekvador Parlamentosu'nun tümü tarafından onaylanmadığını, aksine Dışişleri Komisyonu'nun onayından geçtikten sonra dönemin Dışişleri Bakanı Heinz Moeller tarafından imza edildiğini vurguladı.
Bakan, bağımlılık eksenindeki tüm ilişkilerden kaçınma ve Ekvador toprakları üzerindeki yabancılara ait askeri üslere izin vermeme çağrısında bulundu.
Ekvador Devlet Başkanı Rafael Correa, 2007 yılında ABD'nin bu üssü kullanmasını öngören anlaşmayı yenilemeyeceğini açıklamıştı. Benzer şekilde 2008 yılında referandumla onaylanan yeni Anayasa da Ekvador toprakları üzerinde herhangi bir yabancı askeri üsse izin vermiyor.
ABD, dönemin Ekvador Devlet Başkanı Jamil Mahuad'ın ABD Silahlı Kuvvetleri'ne askeri üsleri kullanma ve sözde uyuşturucu karşıtı operasyonları 10 yıllığına Manta'daki askeri üsten gerçekleştirme iznini verdiği 1999 yılından beri Manta üssünde askeri varlığını sürdürüyordu.
Bu askeri anlaşma, ABD'li askerlerin insan haklarını ihlal ettiklerine dair yapılan ihbarlar üzerine çeşitli politik ve sosyal örgütler tarafından protesto edilmeye başlanmıştı. Özellikle 2008 yılının 1 Martı'nda Manta'dan kalkan ABD uçaklarının FARC komutanlarından Raul Reyes'in de öldürüldüğü gerilla kampını bombaladıkları iddiası, protestolara hız kazandırmıştı.
Pentagon'un Manta üssünden gerçekleştirdiği askeri operasyonlar Kolombiya'da bulunan yedi ABD üssünden üçüne (Palanquero, Apiay (ülkenin merkezinde) ve Malambo (kuzey) kaydırılacak. Bilindiği üzere Kolombiya'da bulunan yedi ABD askeri üssü, diğer Latin Amerikalı devletlerin başkanları tarafından kıtanın bağımsızlığını ve özgürlüğünü tehdit edecek bir güç olarak değerlendiriliyor.