"Topyekün inkar ve tasfiyeye karşı direnen Kürt ulusunun mücadelesinin yanındayız!"
“Demokratik Açılım” masalları, faşizmin azgın saldırı gerçekliği karşısında tüm sahte inandırıcılığını yitirerek, başta Kürt ulusu olmak üzere, tüm muhalif güçlere karşı yeni bir saldırı konseptini devreye koymuş bulunuyor. Günlerdir sokak sokak, mahalle mahalle, il il onurlu bir direnişle, ulusal kimlik ve onurlarına sahip çıkan Kürt ulusal direnişçi güçlere karşı, fasist Türk devleti tüm kurumlarıyla topyekün saldırıya geçti. Adeta bu saldırı dalgasındaki süreci sahte bir zaferin finaline taşımak istercesine, Anayasa Mahkemesi DTP’yi kapatma, eş başkan Ahmet Türk ve Aysel Tuğluk’un milletvekilliğini sonlandırmayı ve 37 parti yoneticisine 5 yıl siyaset yasağı getirme kararını açıkladı.
“Demokratik Açılım” diyerek büyük bir demogoji eşliğinde, Kürt ulusal hareketini tasfiyeyi amaçlayan ve Kürtleri kapıkulu olarak ulusal inkar temelinde kendine bağımlı ve yedekleme durumunu sürdürmeyi amaçlayan bu son karar, gelinen aşamada yeni bir duruma işaret etmektedir. Faşist Türk Devleti, ne kadar “demokratikleştiği”ni ve ne kadar “demokratikleşeceği”ni bu son bir ay içersinde gündemleştirdiği Kürt avı ve son kapatma kararıyla bir kere daha açıkca göstermiştir.
Yağmayan yağmura şemsiye açmaya çalışan, tüm uyanık liberaller, erken tav olan tüm sahte “demokratlar”, “sosyalistler”, bilumum sahte Kürt “dostları” gelinen yerde açıkta kalmış ve söyleyecek bir söz bulamamışlardır.
Bugün yeniden saflar bir kere daha netleşmiştir. DTP’ye dahi tahammül edemeyen bir faşist sistem karşısında, tutarlı bir mücadele hattında, omuz omuza mücadele etmeye zorunlu olduğumuz, Türk devleti tarafından bir kere daha hatırlatılmıştır.
Bursa maden ocaklarında iş cinayetini gerçekleştiren, emekçileri her geçen gün biraz daha artan yoksulluğa ve özgürlük yoksunluğuna mahkum eden Kürt ulusuna inkar ve imhayı dayatan sistem bir ve aynı sistemdir. Bugün linç güruhlarını da devreye koyup, halklar arasında gerici bir iç boğazlaşma yaratılmak istenmesine karşı, işçilerin birliği, halkların kardeşliği bilincini ve eylemini daha fazla kuşanmaya ihtiyaç var.
DTP’yi kapatma şahsında Kürt ulusal iradesine zerre kadar tahammül etmeyen faşist Türk devletinin bu inkar siyasetine karşı, küçük “generalleri”yle sokakları zapt eden, Kürt ulusal direnişçi güçlerini DEKÖP-A olarak selamlıyor, tarihin defalarca gösterdiği gibi, kazananın zulmün alçaklığında şampiyon olanlar değil, direnen Kürt ulusu olacağını bir kere daha hatırlatıyoruz.
- Kahrolsun "Demokratik Açılım" yalanları!
- Direnen Kürt ulusu kazanacak, ulusal inkarcı faşizm kaybedecektir!
- Yaşasın halkların kardeşliği ve mücadele birliği!