Fransa ayakta: 1 milyon 500 bin kişi sokağa çıktı!

GÜNCEL
Pazar, 19 Mart 2006 (20 yıl 7 ay önce)

Fransa emekçileri, geleceklerini ipotek altına alan yeni iş yasasına karşı sokağın diliyle konuşmaya devam ediyor. Dün (18 Mart) ülke genelinde, 160 ayrı noktada yapılan gösterilere toplam 1.5 milyon kişi katılırken, bu gösterilerin en büyüklerinden biri olan Paris'teki eyleme 350 bin kişi katıldı.

Fransa'nın başlıca kentleri Marseille'da 130, Toulous'ta 50, Rennes'de 35, Lille'de 30, Lyon'da 25, Montpellier'de 20 bin işçi, emekçi ve öğrenci gösterilere katıldı.

[foto]parismilyon.jpg[/foto]

“HERKES SOKAĞA İNSİN”

Üniversite-lise öğrenci sendikaları ile işçi sendikaları ve tüm emek cephesinin ortak çağrısıyla sokakları titreten emekçiler Paris'teki gösteriye Denfert-Rochereau meydanından başladılar. Metro çıkışları ve meydan insan seline dönerken, adım atmakta zorlanan kalabalık kitle, önde işçi, arkasında öğrenci sendikalarının kalabalık kortejleriyle Nation meydanına akmaya başladı.

Sprey boyalarla hazırlanmış rengarenk pankartlar, sendikaların dev balonları, hep bir ağızdan haykırılan “Resistance” (direniş) sloganları kitleselliğin görkemliliğini yansıtıyordu.

Güzergah üzerinde köprüye asılan, “Kahrolsun Kapitalizm, Yaşasın Sosyalizm-TİKB” pankartının yüz binlerce eylemcinin coşkulu alkışları ve sloganlarıyla selamlanması devrimci bir mayalanmaya duyulan ihtiyacı ele veriyordu. Yine işçi sınıfı ve emekçilerin özlem ve taleplerini dile getiren yüzlerce bildiri ve el ilanının yanında TİKB bildirileri ve kalabalık kitlenin üzerinde yukarıya her savrulduğunda sevinç nidalarıyla karşılanan kuşlar emekçi yığınlarla buluştu.

Yürüyüş kortejleri La Sante Cezaevi'nin yüksek ve çirkin duvarlarının yanından geçerken içerdeki tutsaklara selam gönderdiler. Üst katların camlarındaki tel örgülerin sızıntılarından yakılıp atılmaya çalışılan kağıt parçalarıyla da tutsaklar kortejleri selamlıyorlardı.

Her ulustan emekçilerin katıldığı gösteride atılan slogan ve dile getirilen talepler “Yeni iş sözleşmesi-CPE” yasasının geri çekilmesi ekseninde yoğunlaştı. “Herkes sokağa insin, sokakta kazanacağız” şiarı eylem alanını dolduran kitlenin tetiklenen “hak sokakta kazanılır” bilincine işaret ediyordu.

[foto]parismilyon5.jpg[/foto]

NATİON MEYDANI'NDA ÇATIŞMA

Yürüyüşün bir ucu bitiş sınırı olan Nation'a vardığında kitlenin bir kısmı halen başlangıç noktasındaydı. Nation meydanının çıkış noktalarını tutan polis barikatları, militan mücadele hattından yürüyen antifaşist gençliğin öfkesinden nasibini aldı. Kaldırımlardan sökülebilen taşlar, yol kenarlarındaki çöp kutularının direkleri ve trafik levhaları polis güruhuna fırlatılan temel savaş araçları oldu. Göz yaşartıcı gazlar ve dev kalkanlarıyla toplu hareket etmekten güç alan polis, üzerine yağan 'savaş araçları'nın etkisinden kendisini korumakta zorlandı.

Polis kullandığı gaz bombalarıyla önce alanı boşaltıp sonra parça parça orayı ele geçirerek, öfke kuşanan kitleyi dağıtmaya çalışıyordu. Fakat bütün bunlara rağmen çatışma yaklaşık beş saat sürdü. Çatışma içerisinde yer alan ekipler daha çok, lise, banliyö ve üniversiteli gençlikten oluşuyordu. Kimi ekipler ellerinde saksofonla çatışma ortamına melodik hareketlilik katarken, kimi ekipler söktükleri trafik levhaları ile komutla toplu hareket eden polis barikatının önünde bekleyip, polis güruhu kendilerine doğru hamle yaptığında onların kaçma beklentisini boşa çıkartıp dev levhaları karşı tarafın üzerine fırlatıyordu. Fakat bu kez çatışmalar için molotof vb. yeteri kadar hazırlık yapılamadığından, polisin meydanı ele geçirmesi engellenemedi. “Villepin, Sarkosy Siz Bittiniz, Gençlik Sokakta” haykırışları savaş alanına dönen Nation meydanının temel sloganlarındandı.

[foto]parismilyon2.jpg[/foto]

EYLEMLERDE SÜREKLİLİK

26 yaşından küçük gençlere dayatılan 2 yıllık deneme süresi saldırısına karşı, 7 Şubat'ta 400, 7 Mart'ta 800 bin emekçi Fransa sokaklarına dökülmüştü. 84 üniversiteden 64'ünün fiili eylem ve boykot yeri olduğu okullarda, polis baskın ve saldırılarına rağmen işgallerde devam ediyor.

Sorbonne Üniversitesi'ndeki işgalin polis baskınıyla boşaltılması ve okul giriş çıkışlarına dev polis barikatlarının kurulmasına rağmen eylemler hemen her gün okul çevresinde devam ediyor. 15 Mart’ta Sorbonne çevresindeki sokaklar militan eylem sahnelerine tanık oldu. Belediye binası, arkadaşlarının gözaltında tutulduğu karakol ve Sorbonne’de okuyan öğrencilere fahiş fiyatlarda kitap satan bayi öfkenin adresi haline geldi.

Yine 16 Mart’ta ülke genelinde öğrenci (üniversite-lise) sendikalarının çağrısıyla 500 bin insan sokağa çıktı. Kitlesel ve militan gösteri sırasında yaşanan çatışmalarda çok sayıda gözaltı yaşandı, eylem dinamiği öğrenci ve saldırgan polisten yaralananlar oldu.

[foto]parismilyon4.jpg[/foto]

EYLEMLERİN BASINCI

Yeni yılda yasanın gündeme getirilmesi ile birlikte, öğrenci gençliğin militan eylem dalgasıyla başlayan saldırı karşıtı hareket giderek tüm emek cephesine yayılıp genişledi. Okullarda yaygın, kitlesel boykot ve işgaller, giderek işçi sınıfının gücüyle de buluşarak, birleşik eylem kanallarının oluşmasını sağladı.

Kitleselleşip, militanlaşarak büyüyen sokak hareketi hükümetin yuttuğu lokmayı boğazında bıraktı. Sokağın basıncı ve militan eylem hattı toplumsal saflaşmayı keskinleştirirken, itfaiyeciliğe soyunan sendika bürokrasisini de su yüzüne çıkardı. Fakat kimse, sokağın ve eylemin diliyle konuşan, ’68 ruhunu yeniden Fransa sokaklarına taşıyan emekçilerin tarihi hak alma bilincinin tetiklenmesinden kaçamıyor.

Üniversite rektörleri Nisan ayında uygulamaya konulacak yasanın 6 ay ertelenmesi için hükümete dilekçe gönderdiler. Amfilerde, geniş kitle toplantılarında eylem süreçleri tartışılıp, yasa çöpe gönderilinceye kadar gerçekleştirilecek eylem biçimleri tartışılıyor. Sokağın ve birleşik eylem hattının soluğunu ensesinde hisseden hükümet, diyalog manevralarıyla gelişen hareketi rölantiye almanın hesaplarını yapıyor.

Yine ‘94 yılında liselilerin eğitim haklarını kısıtlayan bir yasa önergesi, kitlesel ve militan eylem dalgasıyla geri çektirilmişti. Bugünkü saldırının kapsamı daha geniş olmakla birlikte gelişen karşı hareketin bileşenleri ve yaygınlığı da geniş. 18 Mart’taki gösterilerle kitlesellik anlamında doruğa çıkan sokak hareketi, yeni eylem sürecini tartışmayı da getirdi. Şimdi sıra sendikal bürokrasinin sınırlarını aşıp militan, kitlesel, süresiz bir genel grev genel direnişte!