Pazar, 19 Mart 2006 (20 yıl 7 ay önce)
Newroz adı Ortadoğu‘nun tüm ezilen halkları için diriliş ve direnme ile eşanlamlıdır! Dehak zulmü ve kan içiciliğinin bu coğrafyanın kadim halklarını yok olmakla karşı karşıya bıraktığı bir tarih kesitinde gelişen direnişin destanlaşmasıdır! Hiç eskimeyen, “tarih” olmayan bir destandır bu! Her yeni zulüm ve barbarlık karşısında tıpkı doğa gibi, direnişle yenilendi! Halkların direnişinden ruh kazanıp, halkların direnişine ruh kazandırdı! Doğa ile toplum arasında mükemmel bir uyumunun yakalandığı sayılı dönüm noktalarından birinin adı oldu! Toprağa düşen cemre toprağa hayat vermenin adıysa, Newroz da halkların görkemli direnişlerinin bağrına düşen, halkların bellek ve ruhlarında direnişi filizleyen bir tohumdur!
Tarihte belki de ilk kez bir emekçinin kahramanlaşmasını anlatan bir destandır Newroz! Ne mitolojik tanrılar- kahramanlar, ne eğitimden geçirilmiş ordular, ne o, ne bu vardır bu destanda! Kollarının gücü ile demiri tavında döven, yüreğinin ve bilincinin gücü ile düşmanını gözünde küçülten demirci Kawa vardır! Zulüm altında inletilen Ortadoğu halkaları, zalim Dehak ve zulme başkaldırısı ile kahramanlaşıp, halklara umut olan Demirci Kawa’nın unutulmaz hikayesidir! Halkların zulüm karşısında çaresizleşip, iradesizleştikleri bir anda onlara çareyi, direniş rengi ve ateşi ile çelikleşen irade olarak sunan demirci Kawa! Kürt Kawa! Kürt olmayı aşıp, tüm Ortadoğu halklarının yeniden dirilişini muştulayan Kawa! Tüm Ortadoğu halklarını kardeşleştirerek, tarihin ilk enternasyonalistlerinden biri olan Kawa! Hiçbir destan onun kadar sevilip, yaşam klavuzu haline getirilmedi bu güne kadar!
[foto]1993_amed_1.jpg[/foto]
20. YÜZYILA GELİNCE…
20. yüzyılın son çeyreğinde mayalanan
29. Kürt isyanı ile tarihten süzülüp gelerek, yeniden anlam ve ruh kazandı Newroz! Ve mazlum Kürt halkının zulme karşı direnişle kazandığı ruh ve iradenin Kawaca sınandığı gün oldu! Kadını, genci, çocuğu, gerillası ile toplam bir ateş topuna dönüşen bir halkın bilincini kıvılcımlayan, bir halkın zulme karşı direnişle irade kazanmasına güç ve anlam katan ve onun diriliş ve direnişi ile yeniden anlamlanan bir sembol! Kavgada kazanılan irade çelikleşmek için Kawa’nın örsünde, Kawa’nın çekici ile dövüldü! Özsuyunu kendi direnişi ile yarattı! Kan, barut, işkence ve her türlü zulme karşı kan-can pahasına kazanılan
‘’ben halkım’‘ iradesi ile, onu inkar edenlerin karşısına dikilişinin sınav günü oldu! Zulme ve barbarlığa karşı tüm dünyadaki direnme eşiğinin alabildiğine dibe çekildiği bir tarihsel kesitte, kavgada Kawalaşma’yı öğrenen bir halk, 20. yüzyılın son çeyreğinde her Newroz’u, dünya halklarının yüreklerine umut tohumları ektiği evrensel bir güne çevirdi! Kürt halkı kendi soyundan gelen bir kahramanın bölge halklarına sunduğu kazanma gücü ve iradesini gövdesi ile kuşanarak, tüm dünyanın ezilen halklarına direnişi muştulayan cemreler yarattı yıllarca!
Newroz yıllar içinde yiğit Kürt halkı açısından tüm direniş potansiyellerinin dosta düşmana sunulduğu, kazanılan iradenin düzeyinin sınandığı bir gün oldu. Zulmün temsilcileri açısından da bu böyleydi, böyledir. O iradenin kırılması için ne gerekiyorsa hepsi toptan, direnişin bahar renklerini kuşanmış olan halkın üzerine sürüldü!
Kürt ulusal direnişinin görkemli yıllarında Newroz, kurtların ateşten korkmasına benzer bir sendromun adıydı rejim açısından! O ateşi söndürmek için top, tüfek ne varsa onunla taarruza geçerdi! Sonra ateşi zararsızlaştırmak için
“sahip çıktı” ona! ‘’Nevruz'’u kutlar oldu Dehaklar! Bu hem bir halk direnişinin hasmına attırdığı geri adım ve fiilen tanınmanın adıydı, ama hem de direniş değerlerini çözmekte kullanılan bir taktikti! Ve sayısız biçim ve yöntem devreye sokularak devam ettirildi! Son yıllarda da, Kürt Ulusal Hareketi’nin yaşadığı derin ideolojik kırılmanın halk üzerinde yarattığı irade çözülmesinin düzeyinin sınandığı günün adı oldu Newroz!
[foto]1996_amed_2.jpg[/foto]
2005 NEWROZ’U
Geçen yılki Newroz, onun üzerinden girişilen güç mücadelesi ve sınamasında yeni bir eşikti! Rejimin yeni taktiği, Newroz’u kendi anlamı ile taban tabana zıt bir zemine oturtmaktır artık! Yeni
savaş konseptine start verilen geçen yılki Newroz, halkların gelecek ve umut kardeşliğinin simgesi olan bu günün, birbirine düşmanlaştırılmalarının vesilesi haline getirilmesi için uğraşıldı! Türk ve Kürt emekçi halklarının, emekçilik temelinde kardeşleşmelerinin engellenmesi için tüm köprülerin uçurulmasına dönük kirli provalar yapıldı! Bu yıl yayınlanan genelgelerde;
“Türk bayrağı dışındaki tüm bayrak ve sembollerin yasaklanması, İstiklal Marşı’nın okunmasının zorunlu kılınması” nın altının kalınca çizilmiş olması, halkların geçen yılla kıyaslanmayacak bir saldırganlıkla kışkırtılacağı anlamına gelmektedir!
Rejim bunun hazırlığına aylar önce başladı!
‘’Bu Newroz farklı olacak‘’ sloganı ile çok yönlü bir taarruz başlattı. Gerillaya karşı kullandığı kimyasal silahlar, gerilla cenazelerine katılan halka uyguladı vahşi saldırı, Amed’de
70‘lik
Barış Anneleri‘ni tutuklaması, Kürdistan’a yaptığı asker ve techizat yığınağı,
Cizre‘de
kontrgerilla usulü ile bazı evleri teker teker fişlemesi, … kan ve vahşette sınır tanımayacağının ön hazırlıkları ve mesajlarıdır!
Şemdinli‘de ayağa kalkmış olan emekçi halk iradesinin Newroz’a taşınmaması ve Kürt halkının şiddetle sindirilmesi için ne gerekiyorsa onu yapıyor, yapacak! Bir taraftan da, bir zamanlar direnişin kalbi olan Diyarbakır gibi merkezlerde yürüttüğü çürütme operasyonunun sonuçlarını sergileyen her girişim ve yansımayı alkışlıyor! Çünkü bunun üzerinden yaratacağı karamsar atmosferle Kürdistan’daki direnme dinamiklerini umutsuzluk içinde çürütmek istiyor!
Öcalan‘ın
Türkiye‘ye teslim edilmesinin yıldönümü olan
15 Şubat‘ı sessizlikle geçiştirirken,
Karikatür olayında
70 bin kişilik mitinge imza atarak herkesi şaşırtan Diyarbakır’ın, çete başı
Büyükanıt tarafından bir çıkarma ile
‘’ziyaret‘’ edilmesi bu açıdan manidardır! Kürdistan beyninden vurulmaya çalışılıyor!
Operasyon çok yönlüdür!
İstanbul‘un bağrında Kürdistan’ın tüm direniş dinamiklerini söndürüp, ruhsuzlaştırmaya ahdetmiş sözde aydın güruhu tarafından, kimsenin dokunmadığı
‘’Kürt Konferansı‘’ yapılıyor bir taraftan! Bir taraftan, şovenizmin alabildiğine kışkırtıldığı
Trabzon gibi kentlerden
faşist çeteler tarafından katledilen Kürt işçilerin ölüm haberleri geliyor! Ve taşlanan evler, tehdit edilen emekçiler, kahvehanelere atılan molotof kokteyli haberleri birbirine karışıyor! Ve
kirli savaşla birlikte
Kürt göçünün yoğunlaştığı
Mersin gibi kentler Newroz genelgelerine konu edilerek, Trabzon örneklerinin yaratılması için davetiyeler çıkarılıyor!
‘’Mersin’e dikkat‘’! Evet dikkat! Kürt ve Türk emekçilerinin dikkati, ‘’Halkların kardeşliği, emekçilerin birliği!'’ sloganındaki anlamla sürece yüklenmekte toplanmalı!
[foto]2002mersin.jpg[/foto]
BU KONSEPT BÖLGESELDİR!
‘’Kawa tüm Ortadoğu halklarının direniş sembolüdür! Onun başkaldırısı evrenseldir'’ dedik! Ancak halkların tarihin tüm gerici güçlerince kendi çıkarlarına alet edilerek parçalanması ve karşıya karşıya getirilmesi ile bu tema karartılmış, kan ve düşmanlıklarla perdelenmiştir. Bugün ise tarihte görülmemiş bir düşmanlaştırma ve atomize edilme operasyonu ile karşı karşıyadır bölge halkları! Newroz’la halkların bağrına atılmış bu kardeşlik tohumunun çürütülmesi için daha fazla çaba sarfediyor zulüm kaleleri! Tüm
emperyalistler ve bölge
gericilikleri Ortadoğu halklarını düşmanlaştırmak üzerine kuruyorlar gelecek planlarını ve yürütüyorlar! Adına ‘’demokrasi götürme operasyonu‘’ denilen bu kanlı planın prototipi
Irak‘tır! Orada fitili ateşlenen kanlı
iç savaş, emperyalizm ve bölge gericiliklerinin nasıl bir gelecek tasavvuruna sahip olduklarının resmidir!
ABD ve
ittifakları, bu kanlı planda Dehak’ın kafasını çekici ile paramparça ederek, Ortadoğu halklarına iradelerini armağan eden Kürt Kawa’nın soydaşlarını kullanma hesapları yapıyor! Newroz’u ve Kawa’yı en anlamlı yerinden, halkların gelecek ve umut kardeşliğinden hançerleyerek, tarihte görülmemiş bir utançla erguvan rengine bulamak istiyorlar!
Barzani ve
Talabani gibi yeni çağın küçük despotları ve sömürücülerinin işbirliği ile Kürt emekçi halkının tüm bölge halklarının nazarında modern Dehaklar’ın yanında saf tutan işbirlikçi bir halk olarak görülmesine neden oluyorlar! Kürt halkı iradesini bu güruha teslim ettikçe, kendi kaderini kendisinin tayin edeceği o büyük özgürleşmeye ulaşamadıkça bu oyun kanlı ve karanlık sayfalar açacak tarihin bağrına! Sömürü ve zulüm kalelerinin sahiplerinin ulusu yoktur! Gerillaya kimyasal silah kullanan, Newroz’un ‘’w‘’sine ve ‘’o‘’ suna bile tehammül edemeyen rejim, Barzani ve Talabani liderliğinde kurulacak bir ‘’Kürdistan‘’ı tanıyacağını daha yeni ilan etti! Sömürücülerin ve uşaklarının vatanı, ulusu yotur! Kürt halkı ve tüm bölge halkları bunun bilinci ile Kawa’nın ruhunu kuşandıklarında destansı bir dünyayı elbirliği ile kuracaktırlar!
Türkiye ve Ortadoğu’da oynanan oyun aynıdır! Bu oyunu biz emekçiler, emek kardeşliği ve kavgasını yükselttiğimiz oranda bozacağız! Bu bilinçle tüm ezilen halkların ve özelde sayısız oyunla kanatılıp, sayısız oyuna alet edilmeye çalışılacak Kürt ve Türk emekçilerinin Newrozunu kutluyoruz!
Newroz Piroz Be!
Yaşasın Halkların Kardeşliği, Emekçilerin Birliği!
*Ufuk Çizgisi, Sayı:34