Nükleer silahlanmaya karşı yürüyüşler

Almanya'da nükleer silahlanmaya karşı Paskalya Yürüyüşleri devam ediyor

DÜNYA
Pazartesi, 5 Nisan 2010 (16 yıl 6 ay önce)

YAŞANACAK DÜNYA

1960’tan bu yana yapılan nükleer silahlanma karşıtı Paskalya Yürüyüşleri bu yıl, hafta sonuna kadar 70’in üzerindeki kentte düzenlenecek. Paskalya yürüyüşlerinde Alman ordusunun Afganistan’dan çekilmesi, dünyanın nükleer silahlardan arındırılması ve son Amerikan nükleer silahlarının da Almanya’dan kaldırılması talepleri dile getirildi.

Eylemlerde işlenen bir başka canalıcı konu ise, dünyanın üçüncü büyük silah ihracatçısı olan Almanya’nın dünyadaki saldırgan rolü ve okullarda ordu propagandası yapılmasıydı. Tasarrufun öncelikle silahlanmada yapılması gerektiğine dikkat çekilerek, krizi yaratan banka ve hükümetlerin bedel ödemesi gerektiği vurgulandı.

Bu yıl 80 bin kişinin beklendiği eylemin genel talepleri arasında, silah sanayi ve savaşlara ayrılan bütçenin sivil projelere aktarılması da vardı. Bonn’daki "Netzwerk Friedenskooperatıve'nın (Barış Kooperatifi Ağı) açıklamasına göre, “8 yıldan fazla süren savaş ve yerel polisin eğitilmesi gibi girişimler tümüyle başarısız oldu ve varolan yardım projelerini de tehlikeye soktu”.

50′nci kez düzenlenecek “Paskalya yürüyüşleri” Almanya’nın en kitlesel savaş karşıtı hareketi. İlki 1960 yılında, Adeunauer hükümetinin nükleer silahlanma kararı alması üzerine yapılmıştı. 1957 yılında Başbakan Konrad Adenauer “Alman silahlı kuvvetlerinin nükleer silahlarla donatılmasını amaçladıklarını ve nükleer başlıkların ağır topçu silahlarının geliştirilmiş bir versiyonundan başka bir şey olmadığını” söylemişti.

Bunun üzerine sendikaların desteğiyle, nükleer silahlanma planlarına karşı direnişler başlatıldı. Kiliseler tarafından da desteklenen ‘nükleer ölümle mücadele’ kampanyası, 25 Mart 1958’de Adenauer hükümetinin ordunun nükleer silahlarla donatılması planının mecliste kabul edilmesini engelleyemedi.

İngiltere’deki yürüyüş örnek oldu


‘Nükleer ölümle mücadele’ kampanyası kapsamında, 1958 yılında İngiltere’de düzenlenen ve Londra’dan Aldermaston nükleer araştırma merkezine uzanan on bin kişilik paskalya yürüyüşü, 1960 yılında Almanya’ya da sıçradı. 1200 gösterici Alman ordusunun Honnest John roketleriyle yaptığı tatbikatı protesto etti. 1968 yılında 100 civarındaki kentte yapılan gösterilere toplam 300 bin protestocu katıldı.

1970′lerde yapılan, revizyonist Sovyetler Birliği ile ABD başta olmak üzere emperyalist ülkelerle yapılan “Nükleer silahların sınırlandırılması anlaşması” ve neoliberalizmin “Yeni Dünya Düzeni’nin barış, özgürlük, refah getireceği savaşları durduracağı” demogojileri etkisini gösterdi ve bu protestolara ilgi azaldı.

1980′lerde Sovyetler Birliği’nin geliştirdiği SS-20 tipi modern nükleer silahlar, NATO’nun beş Avrupa ülkesine Pershing II ve cruise füzelerini yerleştirmesiyle nükleer silahlanma yarışının hızlanması neoliberal ideolojinin etkilerini önemli oranda sarstı. Hareket yeniden kitleselleşti. Almanya’nın Afganistan işgaline katılması ise, hareketi yeniden güçlendirdi.

Amerika’ya ait atom bombaları!


Ruhr bolgesindeki Paskalya Yürüyüşü Duisburg‘da, Rheinland bölgesinde Dusseldorf‘ta, Thüringen bölgesinde Ohrdruf‘ta, Saarland eyaletinde Saarbrücken‘de, Baden-Württemberg eyaletinde Stuttgart‘ta yapıldı. Yine Ansbach, Augsburg, Augustdorf‘ta birliklerin eğitim merkezi Senne’de, Bremen ve Bremerhaven, Ellwangen, Erbach, Erlangen, Frankenberg, Fulda, Kiel, Ramstein, Leipzig’de ABD Başkonsolosluğu önünde, Münih, Oldenburg, Traunstein, Wedel ve Wiesbaden‘da cuma, cumartesi, pazara yayılan yürüyüşler yapıldı. Amerika’ya ait atom bombalarının depolandığı Büchel (Eifel)’de, pazar yürüyüşü “onikiye beş kala” yapıldı. Gronau‘da nükleer karşıtları, uranyum zenginleştirme tesislerine karşı eylem çağrısı yaptı. Paskalya yürüyüşlerinin son etabı, pazartesi günü Berlin, Dortmund, Chemnitz, Frankfurt, Kassel, Gardelegen, Münster ve Nürnberg’de yapılacak.

İşsizlere ve öğrencilere ordu propagandası!


Stuttgart’ta daha çok Alman pasifist kurumların ağır bastığı Paskalya yürüyüşünün temel ekseni Afganistan savaşı ve nükleer silahlanmaydı. Theaterhaus (Tiyatroevi) önündeki Deserteuredenkmal’de (Vicdani retçiler anıtı) mitingle başlayan yürüyüşe 1000′den fazla kişi katıldı. Cansız ve hareketsiz geçen yürüyüşte, pek az slogan sesi duyuldu. Antifa’ların (antifaşist gençler) katılımı azdı, neden diye sorulduğunda, orada bulunan gençler, pasifistlerin eylemi olduğu için, arkadaşlarının gelmek istemediği yanıtını verdiler. Kitle bileşimi, daha çok orta yaş ve üstüydü.

Amerikalı bir vicdani redçi konuşmasında, “Bizleri orduda dikiş tutturamayanlar’ olarak göstermeye çalışıyorlar” dedi. Bir saatten fazla süren yürüyüş sırasında, Löwentorbrücke durağına yakın Askerlik Şubesi önünde bir ara miting yapıldı. Burada konuşan Avrupa Parlamentosu milletvekili Tobias Pflüger, sivillere orduya katılmama, askerlere ordudan ayrılma çağrısı yaptı. Alman ordusunun, İş ve İşçi Bulma Kurumları’ndan elini çekmesini istedi.

Krizle birlikte yoğunlaşan yoksulluk ve işsizliğin, toplumu militarize etmek ve orduya asker kazanmak için kullanıldığını vurguladı. Yine okullarda askeri propagandaya son verilmesini talep etti. Savaşın bir macera ya da bilgisayar oyunu olmadığını, insanların hayatlarıyla oynandığını anlattı. Merkezi Tübingen’den bulunan İMİ – Informationsstelle Militarisierung’dan (Militarizasyon Bilgi Merkezi)’den Tobias Pflüger, savaş karşıtı açıklamalarından dolayı Avrupa Parlamentosu’nda bir dönem dokunulmazlığı kaldırılan bir milletvekili. Üç yıl önce de Heidelberg’de bulunan Amerikan NATO Karargahı önünde askerlere "orduya itaat etmeme“ çağrısı yapmıştı.

Yürüyüşe Alman kurumlardan Linke, DKP, MLPD, Antifa ve Türkiye’li kurumlardan Yaşanacak Dünya, Birkar ve DİDF katıldı.