Kürdistan Ulusal Kongresi Toplantısı

KNK ulusal birlik ve diyalog amaçlı toplantılarından ilkini Stuttgart'ta yaptı

DÜNYA
Çarşamba, 21 Nisan 2010 (16 yıl 6 ay önce)

Kürdistan Ulusal Kongresi (KNK), Kürdistan'ın dört parçasında ulusal birlik ve diyalog amaçlı toplantılarından ilkini Kürtçe olarak Stuttgart'ta yaptı.

Bu toplantıların, zincirleme olarak İsveç, İsviçre, Hollanda, Avusturya vb. Avrupa ülkelerinde ve Almanya’nın dört büyük kenti Stuttgart, Münih, Köln ve Hamburg'ta yapılması planlanıyor.

Stuttgart Bürgerzentrum West'te 18 Nisan'da yapılan toplantıya KNK üyesi Felemez Başboğa, Kürt siyasetçi Muzzafer Ayata ve YEK-KOM Yürütme Kurulu Üyesi Bahattin Doğan ile GORAN Almanya Temsilcisi Miran Maravdalı konuşmacı olarak katıldı. Yaklaşık 80 kişinin katıldığı toplantı, 200-300 kişilik önceki toplantılara kıyasla katılım yönünden zayıf kaldı.

Kürtler neden biraraya gelmiyor? “Kürt sorunu tek bir siyaset ve tek bir parça anlayışıyla çözülemez. ... Kürtler, bu kritik tarihi eşikte tıpkı düşmanlarımızın kendi topraklarımız üzerinde oluşturdukları ittifak kadar, birlik olmak sorumluluğu ile karşı karşıyadırlar" diyen Ayata, toplantının özünü vurgulamış oldu. Türk devletinin sınıra büyük çapta yığınak yaptığı bir dönemde, bu toplantılar zinciri, Kürdistan'ın dört parçasındaki güçleri birleştirme ve Kürtlerin sosyal, ekonomik, siyasal, kültürel örgütlü gücünü diplomaside etkin kılma amaçını taşıyor.

Toplantının soru yanıt bölümü oldukça canlı geçti. Söz alan bazı katılımcılar şöyle konuştu:

Ş.S. isimli konuşmacı: "Bu komisyonun amacı nedir? Bu toplantı buradaki Kürtlere mı Kürdistan'daki Kürtlere mı yönelik? Kürtlerin örgütlenme sorunu yok, ama fikirlerin sağlıklı oluşması gerekiyor. KNK Kürtlerin politik ihtiyaçlarına yanıt veremedi. Kürt siyasetçilere baskılar yapılıyor, tutuklamalar yapılıyor, sizin oluşturduğunuz kurum başarılı olsaydı, Avrupalılar saldırma cesareti bulamazdı."

M.S. (Gorani): "Sadece Almanya'da ve Türkiye'de yaşayan Kürtlerin sorunları değil, Irak, Suriye vb. ülkelerdeki gençlerin sorunları da bu platforma taşınmalı."

N: Dört parçadaki Kürtler neden biraraya gelmiyor? Şu anda Türk ordusundan bir tehlike geliyor. Neden hala birlik olmuyor? Güneydeki Kürtler PKK'yi mi tanıyor, Talabani'yi mi?

Newroz'da sosyalizm


A. Y. (Halfeti): Kürt ulusal mücadelesinin dayattığı demokratik açılım birden sönüverdi. Bu ateşe kimler su döküverdi? Halfeti'de 30 köyden 8 köy Türktür. Bu köylerde ilerici insanlar yaşıyor. Bunlara gidilebilir. Newroz'da halka sosyalizmi, komünizmi anlatırsak, iyi olur. AKP bunu yapıyor, hep anlatıyor.

Ğ: Ahmet Türk'e atılan yumruk hepimize atılmıştır. 99 belediyeyi aldığımızdan dolayı... Güneydeki Kürtler, Talabani, Barzani, özellikle bu şekilde bir devrim olmaz. Devrim özgürlük için mücadele ile olur. Biz ezilen halklar biraraya gelerek, savaşarak değil barışarak mücadele etmeliyiz.

Y: Kürtlerin kendi içinde demokrasi ve eleştiriye ihtiyacı var. Taban da kendini eleştirmeli. Son zamanlarda Kürtlere dönük bir boğma, göz açtırmama, bir sürü şey yaşanıyor. Bence çözüm yok, savaş olacak. Bir çözüm gelişebilir mi?

Yaşanacak Dünya
: Ne zaman açılım, demokrasi dense, hemen ardından katliamlar, operasyonlar geliyor. Bu devletin, tarihsel biçme, terör gelenekleri var. Barış dendiği zaman nasıl bir barış, Kürt sorununun çözüldüğü bir barış mı, yoksa ödenen bedellerle uzaktan yakından bir ilişkisi olmayan, en asgari düzeyde hakların bile kazanılmadığı bir barış mı? Türk ordusu yığınak yapıyor dediniz, bunun anlamı savaştır. Bu süreçte, Türkiye'de ve Avrupa'da kimlerle birlikte yürüyeceksiniz? Devrimci demokrat güçlerle mi yürüyeceksiniz yoksa gene diplomasi adına yüzünüzü AB'ye ve ABD'ye mi döneceksiniz?

Dinleyicilerin soru ve yorumları, toplu olarak dinlendikten sonra, yanıtlara geçildi:

Felemez Başboğa: Sınıf mücadelesi ile ulusal mücadeleyi birbirine bağlamak gerekir. Birbirinden ayrı şeyler değil. AB'ye girmenin, Türkiye'yi demokratikleştireceğini düşünüyoruz. Bu konuda sizlerden farklı yaklaşımlarımız var. 15 Mayıs'ta Türkçe konuşan tüm demokratik güçleri çağıracağımız bir toplantı olacak.

Kürdistan mücadelesi bugünlük değil, yüzyıllara dayanıyor. Barzani'nin babasıyla başladı. Kuzeyde, Güneyde, Doğuda, Batıda, dört parçada birliği nasıl sağlayacağız? Asimilasyona, imhaya karşı nasıl tedbir alabiliriz? Türkiye artık 'Kürt var' diyor, ama Kürtlerin özgürleşmesini, Kürt kimliğini istemiyor. Kendi evinde Kürtçe konuşabilirsin, ama dışarda üç aile birarya gelip, bir şey yapamaz. O yüzden ulusal bir sorundur bizimki, parti bu sorunların çözümünde önderlik yapar.

KNK, dört parçada çalışma yürütüyor. Kongreye her görüşten partiler katıldı. Dört parçadaki Kürt partileri toplantılara katılıyor. Irak'ta bağımsız bir Kürt devleti kurulabilir, Kuzeyde federasyon olabilir.

Avrupa'da 500 bin Kürt var. Avrupa'da TV yayın hakkı mücadele ile alındı. Hiçbir partiyi dışlayamayız. Halkı sürükleyen bütün partileri biraraya getirerek çözüm için bir güç oluşturmak istiyoruz. Örneğin, diğer Kürtlerin 20 tane TV'si var, ama hiçbiri mücadele üzerine yayın yapmıyor. Roj TV olmasa, Kürdistan'da yaşananları, hiçbir TV yayınlamayacak. Peşmerge, gerillalar birleşin diyebiliriz, ama koşulları var mı? Biz birbirimizi eleştirmeliyiz, ama birbirimizle savaşmamalıyız.

Almanya vb. ülkelerde komisyonlar var. Bu komisyonlar, raporları KNK'ye sunuyor. Hedef ulusal sorunların, ulusal bir kongrede dile getirilmesi.

Türkiye ile Kuzey Irak arasında 5 milyar dolarlık ticaret var. Ekonomi politikayı belirliyor. Güneydeki Kürtlerin paraya doyması gerekiyor. Her politikanın bir ekonomisi var deyince, dinleyicilerden birinden "Hangi Kürtler?“ sorusu geldi.

Kürt, Alevi açılımlarından bir şey çıkmaz, çünkü göstermeliktir. Eğer bizim varlığımızı kabul ederlerse, saygınlık derecesinde, niye birlikte yaşamayalım? Tek sorun, bu kan dökülmesine çare bulmak. Nisan'da Güney'de konferans yapmak istiyorduk. Burda projemizi sunacağız herkese. Doğru olan kabul edilir. Konferans'ta çıkacak kararlara biz de bağlı kalacağız.

Diyarbakır'daki Newroz'a herkesi, Talabani, Barzani'yi çağırdık. Birlikteliği sağlamak için. (...) Türk Ataşeliği'ne gittik, bizi bırakmadılar. "Amerika ve Türkiye istemiyor" dendi. Biz de dedik, "Burası Amerika mı Türkiye mi?". Bizi bırakmayan aynı başkan (federal eyaletin adamı) burda benimle kahvaltı yapmak istiyor. Güney'de yapamayacağız, Amed'de Ulusal Kürt Kadın Konferansı yapacağız. KNK, iki senede bir kongre yapıyor. Tüzük değişikliği vb. tartışılıyor. Ama senede bir de konferans yapılıyor, bu sene 24 Nisan'da.

Türkiye Güney'e askeri yığınak yaptı. Bugün bir savaş olacak. Savaşı önleyebileceğimize inanmıyoruz. Ulusal Kongre olarak, savaş değil, akılla mücadele etmek istiyoruz. Diplomatik görüşmeler yapmak istiyoruz. Kürt/Kürdistan Lobi Komitesi kurabiliriz.


Bu arada, "Düşmanımız Türk halkı değil, Türk devleti, Türk rejimi!“ diye gönderilen not, moderatörü uzun uzun düşündürdü. Ama not okunmadı.