Perşembe, 29 Nisan 2010 (16 yıl 5 ay önce)
YAŞANACAK DÜNYA
Yaklaşık 10 bin kişi, 24 Nisan günü Baden Württemberg eyaletinin başkenti Stuttgart’ta, Stuttgart 21 projesini protesto etti. Havanın sıcak olmasının da etkisiyle piknik havasında geçen miting, her pazartesi 3-4 bin kişiyle tren garının kuzey kapısında yapılan eylemlerin, bir üst aşamasına denk düşüyor. Çünkü Schlossgarten’daki (saray bahçesi) birçoğu en az yüz yıllık 280 ağacın kesilmesi gündemde.
Planetarium (uzay gözlem evi) yakınlarında yapılan mitingte, geleneksel eylem kitlesinin dışında, çok renkli bir bileşimi gösteren katılımcılar, çok farklı yaş gruplarından ve sosyal kökenden geliyordu. Çeşitli rap, rock vb. müzik gruplarının sahne alması büyük bir canlılık kattı. Çeşitli ve yaratıcı pankartların ve dövizlerin dışında Attac, Yeşiller, Linke ve MLPD bayrakları görüldü.
280 yaşlı ağaç yerine 30 bin yeni ağaç!
“Parkschützerin” (park koruyucuları) adıyla örgütlenen mitingde konuşan mimar
Roland Ostertag, Stuttgart tarihinin bu parkta başladığını vurgulayarak, bundan haberi olmayan ya da şehri yok etmek isteyen
“tarihsiz politikacılar"dan dem vurdu. Gönüllü çevreci ve botanikçi
Martin Nebel ise, 100 yıllık bir ağacın günde 10 bin litre oksijen ürettiğini ve sıcak günlerde havayı yaklaşık 3 derece soğuttuğunu anlattı. Bu 280 yaşlı ağaç kaybedildiğinde, onların yarattığı etkiyi geri kazanmak için en az 30 bin yeni ağacın dikilmesi gerektiğine dikkat çekti.
Stuttgart 21 nedir?

Stuttgart 21 projesi, tren garının yeraltına çekilmesi ve yeraltı tünelleriyle havaalanına ve diğer büyük şehirlere daha hızlı bir biçimde bağlanmasını içeriyor. Hız ve modernizm fetişizmiyle pazarlanan proje, parkın altından geçerken, yüzlerce yıllık çınar vb. ağaçlarını kökleyecek. Bu yaşlı ağaçlar, otomotiv sanayinin merkezi olması nedeniyle, ciddi bir hava kirliliği sorunu olan şehrin akciğerleri işlevini görüyor.
Mineral su kaynakları kirlenecek!
Yine, 3 büyük doğal mineral havuza ait yeraltı kaynaklarının kirlenmesi, ayrıca
Hohenheim Üniversite’sindeki tarihi sarayın temellerinin sarsılması tehlikesi nedeniyle, aralarında üniversite yönetimleri, akademisyenler, mimarlar, çevrecilerin de bulunduğu ama bunlarla sınırlı olmayan çok geniş bir kesim bu projeye karşı, aylardır her hafta pazartesi eylem yapıyor.
“Demokrasi” nedir?
Bu proje yüzünden belediye meclisinde en az 40 yıldır muhafazakar
CDU’ya ait olan çoğunluk bileşimi ilk kez değişti ve
Yeşiller bu proje karşıtlığı üzerinden mecliste güç kazandılar. Proje, ayrıca zaman içerisinde katlanması beklenen en az 10 milyar euroluk bir bütçeyle, şehrin sosyal projelerine ait olması gereken büyük bir kaynağı yutmuş oluyor.
Yine, bu projenin halkın çoğunluğunun tepkisine ve muhalefetine rağmen hayata geçirilmesi halkın kafasını karıştırdı ve “
demokrasi”nin ne olduğu sorusunun uyanmasına yol açtı. Nitekim, platformun örgütçülerinden, belediye meclisinde
SOS üyelerinden
Gangolf Stocker, bunu özlü bir biçimde şöyle ifade etti:
“Stuttgart’ı yeniden demokratik bir şehir haline getireceğiz”.