DPG sokakta

Devrimci Proleter Gençlik, Ankara'da yapılan eylemle yeni bir başlangıç yaptı

GENÇLİK
Salı, 15 Haziran 2010 (16 yıl 2 ay önce)

Bizler DPG okurları olarak tarihimize sahip çıkıp onu daha da ileri taşıyacağız. Ve tarihimizi yazmakta kullandığımız her aracımızı bugün de yaşatmaya devam ediyoruz, edeceğiz. Bizi biz yapan, kan dökerek kazandığımız ve kan bedeli koruyacağımız araçlarımızı kullanmaya devam edeceğiz.

Bizler geçmişte olduğu gibi bugün de DPG okurları olarak yine sokaktayız. Yarın da sokakta olacağız. Çürümüş tasfiyeci anlayışların tamamı bunu böyle kabul etmelidir. Tasfiyeci zihniyetin araçlarımızı ve isimimizi kirletmesine izin vermeyeceğiz.

Bizler DPG okurları olarak her haklı eylemde olduğu gibi bugün de (14 Haziran) sermaye düzenine hizmet etmekten başka işlevi olmayan sınav sistemini teşhir ve protesto etmek için alanlardaydık.

Devrimci demokrat kurumlarla birlikte örgütlediğimiz eylem saat 16.00'da Konur Sokak'ta yürüyüşle başladı. Her kurumun kendi pankartlarıyla katıldığı eylemde DPG okurları olarak bizler de pankartımızı açtık.

Karanfil Sokak'tan Sakarya Meydanı'na kadar yapılan yürüyüş esnasında; "Eşit, Parasız Bilimsel Anadilde Eğitim", "Sermaye Defol Liseler Bizimdir", "Be Zİman Jiyan Nabe", "Polis Dışarı Liseler Bizimdir", "F Tipi Lise İstemiyoruz" sloganlarının yanında DPG kortejinden; "Kahrolsun Tasfiyecilik Yaşasın İhtilalci Komünizm", "Taş Yürek Barikat Liseler Faşizme Mezar Olacak", "YÖK Kalkacak Polis Gidecek Üniversiteler Bizimle Özgürleşecek", "Her Yer Tekel Her Yer Direniş", "Yaşasın TÜBİTAK Direnişimiz", "Direnen İşçiler Onurumuzdur", "Staj Sömürüsüne Son" sloganları atıldı. Sakarya Meydanı'na gelindiğinde yapılan basın açıklamasında şöyle denildi:

Sistemin şıklarına boyun eğmeyeceğiz!



Çözüm Eleme Sınavlarında Değil Örgütlü Mücadelededir!

Bizler geleceği ellerinden alınmış, okul polisleriyle baskı altına alınmaya çalışılan, kendi ana dili dışında bir dille eğitim görmek zorunda bırakılan, paralı eğitim saldırısı ile her dönemde daha fazla sömürülen liselileriz. Egemenler, eğitimin bir hak olduğunu iddia ederken; bu haktan yalnızca parası olanlar faydalanabiliyor. Parası olan aileler çocuklarının eleme sınavlarını geçmesi için özel okullara özel derslere gönderilirken, işçi emekçi çocukları ise bu eşit olmayan eleme sınavları karşısında 1-0 geri başlamaktadır. Bu, sistemin kendini devam ettirmesi için gereklidir.

Sistemin işçi emekçi çocukları üzerindeki bir başka sömürü alanıysa meslek liseleridir. Bu liselerde uygulanan staj sömürüsü sözde mesleğin pratikte öğrenilmesi adına zorunludur. Bu alanlarda biz liseliler meslek öğretilmesinden gayri ucuz işgücü olarak görülmekte en riskli işler bize bırakılmaktadır. Buralarda geleceğin ucuz işçileri yetiştirilmekte ve buralardaki liseliler meslek öğrenmekten çok uzak bir eğitim almakta, sınav zamanı ise diğer liselerdeki öğrencilerle aynı sınava tabi tutulmaktalar.

Bunun yanı sıra başta inkar ve imha edilen Kürt Halkı'na mensup öğrenciler olmak üzere tüm ezilen kesimlerden liselilerin her gün yeni bir faşist saldırı ile eğitim hakları gasp edilmektedir: Ceylan Önkol, Uğur Kaymaz, Şerzan Kurt bunlardan sadece birkaçıdır. Bize sunulan eğitim sistemi faşisttir, şovenisttir, milliyetçidir. Liselere de ilerici-devrimci mücadeleyi baskı altına almak için her okula birer okul polisi yerleştirilmekte aynı zamanda kameralar ve disiplin cezalarıyla yaşamlarımız tecrit altına alınmaktadır.

Yüksek öğrenime kadar öğrencilerin eğitim hayatı üniversiteye giriş sınavları üzerinden şekillendiriliyor. Öğrenciler ilköğretimden liseye kadar bu sınavlara endeksli bir yaşam sürüyor. 12 yıl boyunca birkaç saatlik sınav için hazırlık yapıyorlar. Sistem, üniversiteye giriş sınavlarını gelecek kapılarını açan anahtar olarak sunuyor.

Oysaki, adı onlarca kez değişen fakat özünde eşitsizlik üzerine kurulan üniversiteye giriş sınavları ve sınavlara hazırlık için geçirilen süreç, milyonlarca öğrencinin hayatında bir kara delikten başka anlam ifade etmiyor.

Liseli gençlik eşit, parasız, bilimsel, anadilde ve yeteneklerine göre yönlendirildiği bir eğitim sistemi istiyor. Liseli gençlik yaşamlarını test kitapları arasında, sınav salonlarında tüketmek değil, gelecek istiyor.

Bizlerin kurtuluşu, üniversite kapılarında değil örgütlü mücadelemizden geçer.
Eylemi örgütleyen kurumlar; Devrimci Hareket, Devrimci Liseliler Birliği, Devrimci Proleter Gençlik, Liseli Hareket, Liseli Öğrenci Birliği, Marksist Liseliler, Özgür Lise, Umut Kültür Derneği, Yeni Demokrat Gençlik, Emekçi Hareket Partisi, Liseli Hareket.

Okunan basın açıklamasının ardından, bağlama eşliğinde türküler söylenip halaylar çekildi.

Sakarya esnafının ve çevreden geçen halkın oldukça dikkatini çeken eylem oldukça renkliydi.

Eylemin ardından; "Eşit Parasız Bilimsel Andilde Eğitim" yazılı ve Devrimci Proleter Gençlik imzalı pankartımızı Yüksel Caddesi'ne astık. Gelip geçen halkın da ilgisini çeken pankartımız saat 20.30'a kadar asılı kaldı.

DEVRİMCİ PROLETER GENÇLİK ANKARA