Pazar, 1 Ağustos 2010 (16 yıl 2 ay önce)
Direnişin 23. günü değişiklik yok, dördüncü cumartesi bugün. Her geçen gün biraz daha bağlıyor beni buraya, Direniş sebebim, düşmanlarımın “kalkıp giderim” beklentilerini boşa çıkaracak.
Direnişi bitirme çabaları iki hainin idarecilerle işbirliğiyle başladı. Çabalarını boşa çıkardım. Ben direnişe tek başıma başladım ve beni döndürecek güç de tanımıyorum. İşçilerle bağımı koparmak için idareciler şirinlik yapıyor. Başhekim, işçilerle beraber kafeteryada çay içiyor, mucize bu benim işçi arkadaşlarım için. Daha düne kadar aynı yemekhaneyi paylaşamıyorlardı, Temizlikçilerle aynı yemekhanede yemekten rahatsız oluyorlardı; idareciler, doktorlar, hemşireler. Beş yıldır buradayım, bir mucize daha oldu bu kandilde, kandil simidi dağıtıldı temizlik işçilerine. İşçiler "ne oluyoruz ya" dediler. Bayram şekeri bile yememişizdir biz bu hastanede.
Bugün gayri resmi bir ziyaretim vardı. Müdür yardımcısı Nuh Terlemez. Söze şöyle başladı;
- Kolay gelsin. İşgaliye alacağız senden.
- İşe döndüğümde öderim, hem öğrendim burası size ait değilmiş.
- Biz çıkardığımız işçiyi almıyoruz. 70 fazlamız var, onları da çıkarmayı düşünüyoruz. Ama sonunda dönersin Piramit Şirketine, o da burada ihale alır mı belli değil. Kendin de rahatsız oluyorsun, bizi de rahatsız ediyorsun, boşuna, sonu yok.
- Rahatsız ediyor mu sizi? O zaman kapıya atmayacaktınız.
Bu konuşmadan sonra yüzündeki o alaycı, küçümseyici gülüşle çekip gitti.
Doğru yoldayım, bu olanlar onu gösteriyor. Direnişim, bu hastane çalışanlarının çalışma koşullarında çok değişiklik yapacak. Daha şimdiden işçi arkadaşlarım en alt sınıftan, birinci sınıfa atladı. Kafeteryada çay içebilmelerinin, kandil simidi yiyebilmelerinin sebebi; buradaki çadırdır. En önemlisi, başka işçi atmamalarının sebebi de buradaki çadırdır. Bütün dünyanın çalışanları için buradayım, işime geri dönene kadar buradayım. Direniyorum, direneceğim.
İrtibat telefonu: 0530 777 68 79
Paşabahçe Devlet Hastanesi Temizlik İşçisi
Türkan Albayrak