Pazar, 1 Ağustos 2010 (16 yıl 2 ay önce)

İşçiler... Memurlar... Öğrenciler... Hepsi aylardır Yunanistan'da ayakta. Hepsi defalarca grev yaptı. 6 ayda yaptıkları 6 genel grevle, belki de yıllarca kırılamayacak bir rekora imza attılar. Polisle çatıştılar, gözaltına alındılar, grevleri yasaklandı... Ama tüm bunlara rağmen, ısrarla, inatla, başeğmez bir şekilde sokaklarda defalarca krizin bedelini ödemeyeceklerini haykırdılar. Dünya işçi sınıfı ve emekçilerinin atan yüreği, ışıldayan bilinci, demir yumruğu, onuru oldular.

Bir haftadır da boğazları patlarcasına Yunanlı kamyon ve tır şoförleri atıyor aynı sloganı. Geçtiğimiz haftanın başından bu yana onbinlercesi kontaklarını kapattıkları, neoliberal saldırıya barikat yaptıkları araçlarının başında...
Hükümet ne planlıyor, saldırı neleri içeriyor?
Verdikleri borçlara karşılık ülkenin neoliberal talana sonuna kadar açılmasını emreden
AB ve
IMF gibi emperyalist kurumların buyruğuna riayet eden Yunan burjuvazisinin, talana kurban etmek için harekete geçtiği yeni sektör, nakliye.
“Yunanistan'ın 40 yıldır hiç değişmeyen sektörü” diyerek tepkileri sektör üzerinde yoğunlaştırmaya uğraşan Yunan hükümeti, kendisine buyrulduğu üzere
“sektörü uluslararası rekabete açma” söylemiyle yabancı şirketlere ardına kadar açmak üzere harekete geçti.
Hükümetin bu hamlesi, işsizliğin yükselmesi ve ücretlerin tırpanlanması başta olmak üzere, değeri yüzbinlerce euroyla ölçülen nakliye lisanslarının ucuzlamasını da beraberinde getiriyor. Yunanistan'da lisans sahibi herkes, nakliyecilik yapabiliyor. Lisanslar, şoförler arasında rahatlıkla alınıp satılabiliyor. Yunan hükümetinin yapmak istediği düzenlemeyi meşru göstermek için
“lisanslar el alıtndan yüzbinlerce Euroya alınıp satılıyor” diyerek açıkça yalan söylediği şey de bu. Oysa lisanslar el altından satılmıyor, noterde yapılan anlaşmalar karşılığında el değiştiriyor. Lisanslar şoförler arasında
“emeklilik güvencesi” olarak da değerlendiriliyor. Emekliliği yaklaşmış olan şoförler lisanslarını satıp, bir nevi emekli ikramiyesi almış oluyorlar.
Hükümetin salvoları
Hükümetin tasarısına karşı 7 gündür grevde olan şoförler, ülkeyi tam anlamıyla felç etmiş durumda. Hiçbir kamyonun çalışmadığı Yunanistan'da yakıt ihtiyacı had safhada. Havalimanları, elektrik santralleri, hastaneler gibi yerlere yakıt taşınamıyor.
Yunan hükümeti geçtiğimiz hafta aldığı kararla, kilit öneme sahip sektörlerin durma noktasına geldiğini belirterek orduya
“hazır ol” emri verdi. Buna göre ordu, acil yakıta ihtiyaç duyulan bazı yerlere yakıt taşıyacak. Yakıtın kamyonlarla taşınamadığı adalara ise donanmaya ait uçaklarla nakliye yapılacak. Kararın alındığı gece Yunanistan Başbakanı
Yorgo Papandreou, şoförlere bir kez daha greve son vermeleri çağrısında bulundu. Hükümetin aldığı karar, Ekonomi Bakanlığı'na grev nedeniyle kullanılmayan kamyonlara ordu tarafından el konulup kullanılması gibi provakatif yanlar da içeriyor.
Hükümetin bu salvoları, Ekonomi Bakanı
George Papaconstantinou'nun provakasyonlarıyla iç içe geçerek ilerliyor. Kuyruğu fena sıkışan Ekonomi Bakanı, alçakça bir üslupla grevci şoförleri gangstere benzeterek
“hiçbir kesim veya grubun Yunan toplumunu gangster gibi rehin alma hakkı yoktur” dedi. Asıl gangsterin bir ülkeyi işçisi, emekçisi, öğrencisi, ev kadını... bütünüyle rehin alan, geleceklerine şerh düşen, tasmasını elinde tutan emperyalist devletler olduğunu gözlerden kaçırırcasına... Emekçi halkı birbirine karşı kışkırtmak gibi alçakça bir çabayı sergilemekten geri durmayarak...
Hükümetin iki ters bir düz parande attığı sırada, yandaşı medyanın boş durması da düşünülemezdi haliyle. Bombardımana destek geldi:
“Hiç yakıt kalmadı. Turistler arabalarında mahsur kaldı. Artık yollarda taksi göremeyeceğiz. Binlerce tatilci grevin bedelini ödüyor”
“Biz greve devam ediyoruz”
Başbakanın çağrısına, hükümetin salvolarına, medyanın kışkırtmalarına bu denli yalın ve basit bir cevap verdi
Şoförler Sendikası Başkanı Yorgos Tzortzatos. “Biz greve devam ediyoruz” diyerek, yaşanılanın bir sınıf savaşımı olduğunu tekrar hatırlatırcasına, düşman sınıfın salvolarına “çok da umrumuzda!” edasıyla...
Kamyoncular devam ediyorlar greve. Düşman sınıfın tüm gücüyle üstlerine abanmasına rağmen, devam ediyorlar. Siper yaptıkları ekmek tekneleri kamyonlarının başında nöbet tutarak devam ediyorlar. Tüm dünya işçi ve emekçilerinin yüreklerini yanlarına alarak devam ediyorlar. Koca bir sınıfın onuru, bükülmeyen yumruğu, yarına taşınan umudu olarak devam ediyorlar...