Bir mektubun gösterdikleri

GÜNCEL
Cumartesi, 1 Nisan 2006 (20 yıl 6 ay önce)

İlk paragrafının dışında her tarafı karalanmış yandaki mektup bir tutsak yakınına, cezaevinden geldi. Sadece karalanmış bir mektup değildir bu, tecridin, kimliksizleştirmenin, yok saymanın, baskının, faşizmin... en kör gözler için bile cisimleşmesidir. Herşeyden yalıtılmak istenen hücredeki insanla birlikte “dışarıdakine” de yapılan bir baskıdır. F tipi hücrelere de sığmayınca, hücrede bile direngenlikle hayat bulunca devrimci yaşam, faşizm saldırısını da büyütüyor. Ama şairin dediği gibi öyle bir ufka varırdı ki hücre içinde hücre cezaları da mektup görüş yasakları da mahkemelere - revire - görüşlere gidiş ve gelişlerde, havalandırmada yani hücreden her çıkışta, hücrede de sayımlarda dayak, işkence, baskı ve her türlü başka saldırısına rağmen, dün olduğu gibi bugün de faşizm yenilmeye mahkumdur. “ÖZGÜR TUTSAKLAR” özgürdürler çünkü devrim kafalarda yapılmıştır.

Mektubu “Talepler Kabul Edilsin Tecrit Kaldırılsın” kampanyası kapsamında eylemlerine devam eden tutuklu yakınları, Galatasaray'da bugün yaptıkları basın açıklaması sonrasında dağıttılar. Tutuklu Yakınları Birliği, Tunceli Dernekleri Federasyonu ve Yeni Demokrat Gençlik tarafından yapılan eylemin konusunu “F Tipi Hapishane Yönetmeliği” oluşturuyordu. Ortak açıklamadan sonra YDG imzasıyla Ankara'daki 6 Kasım eyleminde tutuklananların hapishanede karşılaştıkları baskılarla ilgili bir açıklama okundu. Ardından ise o eylemden tutuklanan ve 3 ay hapis yatan bir Sosyalist Barikat okuru yaşadıklarını anlattı.

Ortak açıklamada hapishanelerdeki uygulamaların kaynağının Cumhuriyet Başsavcılıklarında bulunan F Tipi Hapishane Yönetmeliği olduğu vurgulandı ve şöyle denildi:

”Hapishaneler söz konusu olunca Türkiye Cumhuriyeti'nin kanunları değil; esası hukuksuzlukları işaret eden yönetmelikler devreye girmektedir. Sözgelimi aileler olarak değiştirilmesini istediğimiz ve tamamını tutsakların alehine bulduğumuz Ceza İnfaz Kanunu'nda 'ayakta sayım almak' diye bir uygulama yer almazken F tipi yönetmeliklerinde bu tarz yaptırımlar sıralanmaktadır.”

[foto]tuyab-ydg.jpg[/foto]

Açıklamada hapishanelerde son dönemde yaşanan baskılardan örnekler de verildi. Sincan F tipinde mahkemeye götürülmek için 8 Mart tarihinde hücrelerinden alınan, 6 Kasım eyleminde tutuklanan YDG okurları Cihan Çınkı ve Engin Arslan isimli tutsaklara 15 gardiyan önce tekme, yumruk ve küfürlerle saldırdılar daha sonra da yerlerde sürükleyerek merdiven altı hücrelerine attılar. Bir süre sonra tecrit hücrelerine atılan kafa, kol, bel ve bacaklarından yaralanan tutsaklar revire de çıkartılmadılar.

15 gün önce Ankara'da tutuklanan ve yine Sincan F tipinde tutulan ESP'lilere sayım vermedikleri gerekçesi ile 1 ay, Tekirdağ 2 No'lu F Tipi'ndeki tutsaklara da “Kürtçe türkü söyledikleri” gerekçesiyle 2 ay mektup cezası verildi. Tekirdağ 1 No'lu F Tipi'ndeki tutsaklara ise Şubat ayı içinde gönderilen veya ailelerinin getirdiği hiç bir yayın fiili olarak verilmedi. Bu hapishanede yine fiili olarak tutsaklara sıcak su da verilmiyor.

Tarım kotalarından özelleştirmeye, GSS'den Terörle Mücadele Yasa Tasarısı'na kadar yoğunlaşan saldırıları sıralayarak açıklamasına başlayan YDG ise saldırıların “egemenlerin içerisinde bulunduğu ekonomik ve siyasi kriz”den kaynaklandığını belirtti. Bu saldırılara karşı seslerini yükseltenlerin göz altı, tutuklama vb. gibi saldırılarla karşılastığı vurgulanarak yine böyle bir eylemde tutuklanan Cihan Çınkı ve Engin Arslan'ın Sincan F tipinde yaşadıkları baskı ve işkenceler anlatıldı. YDG Newroz döneminde Diyarbakır ve Erzincan'da okurları ile birlikte Gençlik Derneği üyelerinin de tutuklama saldırısına maruz kalmalarına da değindi ve “bu baskıların karşısında haklılığımızdan aldığımız güçle yılmayacağız” diyerek açıklamayı bitirdi.

2005 6 Kasım eyleminde gözaltına alınan 49 kişiden 19'u tutuklandı. Tutuklulardan 17'si 3 ay sonra tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. Serbest kalan bir Sosyalist Barikat okuru da basın açıklamasında söz alarak yaşadıklarını aktardı.

Yaklaşık 40 kişinin katıldığı açıklama, “İnsanlık Onuru İşkenceyi Yenecek”, “Devrimci Tutsaklar Yalnız Değildir” sloganlarıyla son buldu.