S21 projesine karşı bugüne kadarki en büyük eylem Cumartesi günü yapıldı...
Şehir merkezindeki parkın yok edilmesi, tarihi eser olması nedeniyle koruma altında bulunan merkez garın yıkılması, su havzalarının kirletilmesi, şehrin dokusunun tümden değiştirilmesi anlamına gelen kentsel dönüşüm projesi “S21”e karşı halkın öfkesi büyüyor. Eylemler yaygınlaşıp kitleselleşirken, militanlaşma eğilimi de yükseliyor.
Projenin iptali için aylardır eylemde olan Stuttgart halkı, bugüne kadar gerçekleştirilen en kitlesel eyleme geçtiğimiz Cumartesi günü imza attı. Stuttgart halkı içinde duyarlılık oluşturmak için, proje karşıtı iki platform ve yüzlerce aktivist tarafindan aylardır yürüyüşler düzenleniyor, mitingler yapılıyor, bildiriler dağıtılıyor, afişler asılıyor. Stuttgart'ın başkenti oldugu Baden Württemberg eyaletinin diğer şehirlerinde ise, eylemler canlı bir biçimde takip ediliyor. Eyaletin diğer şehirlerinin nasıl bir katkısı olacağını zaman gösterecek.
Cumartesi günü kent merkezinde yapılan eyleme, Stuttgart'ın başkenti olduğu Baden Württemberg eyaletinden katılım sağlandı. Kitlenin sayısı, yürüyüşü organize eden komiteyi dahi şaşırtacak düzeydeydi: 16 bin kişi!
Tatil ayı olmasına rağmen bu denli yüksek katılım, proje karşıtı emekçilerin yüzünü güldürüp mücadelede güven tazelenmesine neden olurken, devlete de net bir mesaj veriyordu: “Projeye geçit yok”!
Yürüyüşten sonra şehir merkezinde düzenlenen mitingde öne çıkan vurgu, militanlaşma eğilimiydi.
Liberalizm tepetaklak
Mitingde ilk sözü alanlar SPD (Alman Sosyal Demokrat Partisi) Yönetim Kurulu Üyesi Hermann Scheer ve Yeşiller Partisi'nden Stuttgart Belediye Meclisi Üyesi Werner Wölfe oldular. Durgun zekalı liberal kırmalarının dakikalar süren konuşmaları boyunca söyledikleri tek şey, projenin “ertelenmesi”ydi.
“İşgal, blokaj, grev”
Daha sonra, kürsüye proje karşı komitenin ve SÖS/Linke'nin anakent belediye meclis üyesi Hannes Rockenbauch çıktı. “S21 erteleninceye kadar değil, tamamen rafa kaldırılıncaya kadar mücadeleye devam edeceğiz” diyen Rockenbauch'un coşkulu konuşması kitleden sık sık alkış aldı, sloganlarla desteklendi. Konuşmasını projenin tamamen sonlandırılması eksenine oturtan Rockenbauch, ne pahasına olursa olsun projenin hayata geçirilmesine engel olacaklarını vurguladı.
Projeye karşı zaten varolan kitledeki öfke ve coşku bu konuşmadan sonra daha da yükseldi. Yürüyüşe katılan halkın ezici çoğunlunun Rockenbauch ile aynı görüşte olduğu, sadece attıkları sloganlar ve alkışlardan değil, sonrasındaki açık mikrofon kapsamında yapılan konuşmalardan da açıkça görülüyordu.
Kürsüye çıkan birçok kişi militan bir direnişin yürütülmesi gerektiğini belirtti. Konuşmacılar, SPD ve Yeşiller sözcülerinin tam tersine, işgal, blokaj ve grevlerin gerekli olduğunu söylediler. Bugüne kadar pek çok eylem yaptıklarını, ancak projenin rafa kaldırılmasını henüz sağlayamadıklarını belirten konuşmacılar, aktif bir direnişin kaçınılmaz olduğunu vurguladılar. Kürsüye çıkan her konuşmacı, sözlerinin sonuna kendisinin de önerdiği eylemler içinde yer alacağını eklemeyi ihmal etmedi.
Militanlaşma eğilimi
Bir önceki eylemde yıkılması planlanan merkez garın işgal edilmesi, şüphesiz bu eyleme olan ilgiyi ve katılımı güçlendirdi. Tatil ayında olunmasına rağmen, eylemin bu denli yüksek bir katılımla gerçekleşip bugüne kadar S21'e karşı yapılan en büyük eylem olmasında, proje karşıtı komitenin çalışmalarının yanı sıra, işgalin rolü de büyüktür.
Diğer taraftan, Stuttgarter Zeitung'da bile yüzde 70 “onay“ alan isgalin ve blokaj, grev, vb. bicimlerin, çok daha geniş kitleler tarafından dillendiriliyor olması, yapılan işgalin gücüne ve kitlelerdeki militanlaşma eğilimine işarettir.
Cumartesi günkü eylemin geniş katılımı, eylemde militanlaşılması gerektiğine dair yapılan konuşmalar, bu konuşmaların aldığı destek ve hepsinden önemlisi üretimden gelen güce, yani greve doğru çubuk bükülmesi gibi bu işareti besleyen kanallar da gözardı edilemez. Almanya gibi sosyal mücadelelerde grev silahının hemen hiç kullanılmadığı bir ülkede, üretimden gelen gücün kullanılmasına dair yapılan vurgu, gerçekleşip gerçekleşmemesinden de bağımsız olarak, önemlidir.
Stuttgartlı emekçiler şehirlerine sahip çıkmak için uzun süredir yürüttükleri mücadeleyi, her geçen hafta üstüne koyarak büyütüyorlar. Üstelik, işçisinden memuruna, ev kadınından öğrencisine kadar geniş ve heterojen bir kitleyi hem politikleştirip hem de militanlaşma eğilimini güçlendirerek...