Şili'den Endonezya'ya, Papua Yeni Gine'den ABD'ye dünyadan emek haberleri...
Şili'de 10 bin kamu emekçisi eylemde
Şili'de kamu emekçileri işten çıkartmalara karşı alanlara çıktı. Geçtiğimiz Perşembe günü (26 Ağustos) başkent Santiago'da 10 bin kamu emekçisi, hükümetin işten çıkartma planını protesto etti.
Hükümet krizi bahane göstererek, 2 bin 500 emekçiyi işten çıkartacağını açıklamıştı. Açıklamaya sert tepki gösteren sendikalar, planı kabul etmeyeceklerini ve eyleme geçeceklerini söylemişlerdi.
Krizin sebebinin kamu emekçileri olmadığını açıklayan sendikalar faturayı ödemeyi reddetmişler, işçi kıyımına izin vermeyeceklerini açıklamışlardı.
Hükümete planı geri çekmesi çağrısında bulunan emekçiler, yürüyüş boyunca işten çıkartmalara karşı direneceklerini haykıran sloganlar attılar. Emekçiler ve sendikalar yaptıkları açıklamada, yürüyüşün hükümete uyarı niteliğinde olduğunu belirterek, plan geri çekilmediği taktirde greve çıkacaklarını söylediler.
Geçtiğimiz Mart ayında Şili'de devlet başkanı seçilen muhafazakar Ulusal Yenilenme Partisi'nin (NRP) lideri Sebastian Pinera'nın “kriz”le kodlanmış bu ilk neoliberal saldırısı, kamu emekçilerinin barikatına çarptı. Şili'de önümüzdeki süreçte tüm işçi ve emekçilere yönelecek olan neoliberal saldırı dalgasının hangi güç ve şiddette süreceğini belirleyecek olan bu direniş, emeğin savunulması ve neoliberal saldırganlığa geçit verilmemesi açısından önemli bir yere sahip.
Endonezya'da ramazan grevi
Dünyanın en kalabalık müslüman ülkesi Endonezya'da işçiler, Ramazan primleri kesilince greve çıktı. 13 bin işçinin çalıştığı ayakkabı fabrikasındaki işçiler, her yıl aldıkları primin bu yıl düşük ödenmesi üzerine fabrika yönetimine itiraz ettiler.
İtirazlarına olumlu yanıt alamayan işçiler, süresiz greve çıktıklarını açıkladılar. Nike ve Adidas'a ayakkabı üreten fabrikada üretim tamamıyla dururken, işçiler primlerin tam olarak ödenmediği taktirde işbaşı yapmayacaklarını açıkladılar.
Grev diğer fabrikalara da sıçrarken, bölgedeki tüm işçiler peş peşe greve çıktılar. Onbinlerce işçi yaptıkları bir yürüyüşle haklarını istediklerini belirttiler. Grevin uzaması halinde, diğer bölgelere de sıçrayacağı belirtiliyor.
Coca Cola'dan sağlık sigortası saldırısı
ABD'nin başkenti Washington'da 500 Coca Cola işçisi bir haftadır grevde. İşçiler, tekelin sağlık sigortasını emekliler için tamamen kaldırma ve çalışanların ödedikleri primleri de yükseltme planını protesto ediyorlar.
Coca Cola tekeli kısa bir süre önce diğer tüm tekeller gibi kriz bahanesinin arkasına sığınarak, emekliler için ödediği sağlık sigortasını tamamen kaldırmayı planladığını açıklamıştı. Tekel ayrıca, işçilerin ödedikleri sigorta primlerini yükseltmek istediğini belirtmişti.
Tekelin planına sert tepki gösteren öfkeli işçiler, emeklilerin sağlık harcamalarını karşılamalarının mümkün olmadığını, bunun açıkça emeklileri ölüme terketmek anlamına geleceğini belirterek, saldırıya asla geçit vermeyeceklerini açıkladılar.
Çalışanlar için de sigorta primlerinin yükseltilmesinin kabul edilemez olduğunu söyleyen işçiler, tekelin böylece kendi ödediği prim payını azaltma derdinde olduğuna dikkat çektiler.
Geçtiğimiz hafta fabrikaya grev pankartını asan işçiler, Coca Cola'nın her yıl milyarlarca dolar kar yaptığını yıllardır hiç zarar etmediğini söyleyerek, saldırı planı geri çekilinceye kadar greve devam edeceklerini belirttiler. Grevin önümüzdeki günlerde diğer fabrikalara da yayılarak, hızla büyümesi bekleniyor.
Banka memurları greve çıktı
Papua Yine Gine'de banka memurları 26 Ağustos'tan bu yana grevdeler. Bin kişinin katıldığı grev, bankanın söz verdiği halde konut ihtiyacını karşılamaması nedeniyle yapılıyor.
Ülkenin en büyük bankası olan BSP'de çalışan bin memur, banka yönetiminin verdiği sözleri tutması üzerine geçtiğimiz Perşembe günü süresiz greve çıktığını açıkladı. Memurlar, yönetimin verdiği sözü tutup kendilerine konut sağlamazsa işbaşı yapmayacaklarını, sonuna kadar greve devam edeceklerini açıkladılar.
BSP, son yıllarda daha az maaşa çalışan ve konut talebi bulunmayan göçmen memurların istihdam edilmesini bir politika haline getirmiş durumda. Grevci memurlar yönetimin söz verdiği halde, konut ihtiyacını karşılamamasının nedeninin de, kendilerini işten çıkmaya zorlayıp yerlerine göçmen memur almak olduğunu söylüyorlar. Bankanın bu oyununa gelmeyeceğini açıklayan memurlar, haklarını alana kadar greve devam edeceklerini belirtiyorlar.