Cumartesi, 16 Ekim 2010 (16 yıl 1 hafta önce)
Fransa'da 20 Ekim'de senatoda oylanacak olan reform paketine karşı emek cephesinde devam eden grev, blokaj ve gösteriler hiçbir kesintiye uğramadan sürerken; birleşik, yaygın ve kitlesel sokak eylemlerinden biri de bugün yapıldı. Son 1 ay içerisinde bugün beşincisi yapılan genel eyleme ülke çapında 230 ayrı noktada 3 milyon kişi katıldı.
Paris yine coşkuluydu
Paris'teki gösteriye 310 bin kişi katıldı. Reform paketini ve
Sarkozy'yi hedefe çakan militan söylemlerin kullanıldığı gösteride coşku yine yüksekti. Coşkuyla atılan sloganlar arasında “
60 yaşı anlatmak için hangi dilden konuşalım?”, “
Bu bir sınıf savaşı!”, “
Tasarı geri çekilinceye kadar genel grev!”, “
Sokak hareketini durdurabilecek parlamento yok!”, “
60 yaşında emeklilik için mücadele edeceğiz ve kazanacağız!”, “
Sizi durdurmak için sonuna kadar mücadele edeceğiz!” yer aldı.
Paris'teki yürüyüşün en kitlesel korteji yine
CGT'ydi.
CFDT de her zamanki gibi kitleseldi.

Öğrenciler yine çok kitlesel olarak katılmışlardı. Olağanüstü coşkululuydular, neredeyse slogan atmadan geçirdikleri bir dakika bile olmadı. Kortejlerinin önünde giden ses cihazından sık sık
Çav Bella marşı çalınıyordu. Coşkunun en yüksek olduğu anlarda bu zamanlardı. Ses cihazından kitleye sürekli “
Yorgun musunuz?” şeklinde soru soruldu, kitle hep bir ağızdan “
Değiliz!” diye karşılık verdi. Öğrenci kortejlerinden sık sık “
öğrenciler sokakta”, “
gençler kürek mahkumu, yaşlılar yoksul” sloganları atıldı. Hafta içindeki eylemleri ve yürüyüşteki canlı duruşları nedeniyle, eylemin en ilgi çeken korteji de öğrencilerinki oldu. Pekçok kişi öğrencilerle yürürken, kaldırımdan eylemi izleyenler de korteje alkışlar ve sloganlara iştirak ederek destek verdiler. Bu da hafta içinde gerçekleştirilen blokaj eylemlerine olan halk desteğinin göstergesi. Öğrencilerin polis provakasyonuna karşı aldıkları önlemler de gözden kaçmadı. Kortejin etrafına elele tutuşarak zincir ören öğrenciler, tanımadıkları kişileri derhal kortej dışına çıkarttılar.
Soğuk ve yağışlı havaya rağmen,
2 Ekim yürüyüşündeki kitlesellik korundu. Gerek Paris'te 310 bin kişilik gerekse ülke genelindeki 3 milyonluk katılım, 2 Ekim Cumartesi günü yapılan eylemlerle kıyaslandığında sayının düşmediğini gösteriyor. Bu çok önemli. Diğer taraftan bu kitlesellik, önümüzdeki Salı günü yapılacak greve katılım sayısının en az
12 Ekim'deki gibi 3,5 milyon olacağının kanıtı; belki de daha fazla. Bunu biraz da öğrencilerin 18 Ekim Pazartesi günkü hareketliliği belirleyecek ama 3,5 milyonun altına düşmeyeceği rahatlıkla söylenebilir.
Burjuvazi panikte

Burjuvazi ve onların borazanları sayılarla oynayarak eylemin psikolojik etkisini zayıflatmaya çalışıyorlar. Sınıf hareketini biraz yakından ve içerden takip eden hiç kimse bugünkü yürüyüşlere katılımın 12 Ekim grevindeki kadar olmasını beklemiyordu zaten. Zira, Cumartesi günü yapılan eylemler grev değil, genel eylem. Cumartesinin işgünü olmaması dolayısıyla bugün yapılanları grev olarak nitelemek doğru değil. Tıpkı geçen Cumartesi günü yapılan yürüyüşlerde olduğu gibi, bugünkü yürüyüşte de katılım sayısının geçen Salı günü yapılan yürüyüşler kadar olmaması normal. Bugünün kıstası 12 Ekim grevi değil, iki hafta önceki Cumartesi günü (2 Ekim) yapılan eylemdi. İkisi kıyaslanınca da rakamın aynen korunduğu, hatta
Marsilya gibi bazı şehirlerde -Cumartesi günü yapılan son yürüyüşe Marsilya'da 150 bin kişi katılmıştı, bugünkü katılım 180 bin kişiydi- yükseldiği görülüyor. Diğer şehirlerde de katılım oranı yükselmiş durumda.
Devlet terörünün yükseldiği bugünkü eylemde açık olarak görüldü. Bugün, önceki hiçbir grevde olmadığı kadar çok polis vardı. Yürüyüşün yapıldığı caddeye açılan istisnasız tüm ara sokaklarda
CRS (çevik kuvvet) yığınak yapmıştı. Siviller ise cirit atıyordu; özellikle de öğrenci kortejlerinin yanında hiç olmadığı kadar çok sivil vardı. Paris'te polisle anarşistler arasında kısa süreli çatışma çıktı. Duvara reform paketi karşıtı yazılama yapan anarşistlere polis saldırdı. Çıkan çatışma sonrası 30 anarşist kelepçelenerek gözaltına alındı. Polisin saldırısına karşı çöp bidonlarını yakarak karşı koyan anarşistler, “
Kahrolsun devlet, polis ve patronlar!” şeklinde sloganlar attılar.
Fransa'nın çarkları durabilir...

Petrol rezervlerinde devam eden grevin, depoları boşalma noktasına getirdiği, hava, kara ve deniz trafiğinde petrol sıkıntısının başgöstermesinden korku duyulduğu kamuoyuna yansıdı.
Fransız Petrol Dağıtım Şirketleri Federasyonu Başkanı Jean-Louis Schilansky bu duruma ancak 10 gün dayanabileceklerini
“belirterek, göstericiler tarafından çalışması engellenen depolara müdahale edilmesi” çağrısında bulundu.
Limanlarda devam eden grevden dolayı gemiler denizde kaldı. Marsilya'da petrol, gaz ve kimyasal madde taşıyan 63 geminin tamamı limana yanaşamadı.
12 büyük rafineriden 10'u grev nedeniyle tamamen felç. Bu 10 rafineride ne üretim yapılıyor ne de depolardan yakıt sevkiyatı...
Bazı rafinerilerden yakıt sevkiyatı yapılması için polisin operasyon yaptığı fakat sonuç alamadığı, işçilerin polis saldırısını püskürttükleri bilgileri geliyor. Yakıt sıkıntısı nedeniyle polisin önümüzdeki hafta rafinerilere yönelik operasyon yapması da ihtimal dahilinde.
Paris'teki havalimanları yakıt sıkıntısı nedeniyle önümüzdeki haftadan itibaren çalışamaz duruma gelebilir. Yakıt depolarındaki blokaj nedeniyle havaalanlarına yakıt sevkiyatı yapılamazken, işçiler alanlara uzanan boru hatlarını bloke ettikleri için hatlardan da yakıt pompalanamıyor.
Paris'teki
Roissy ve
Orly Havaalanları'nın yakıt rezervlerinin 17 günlük olduğu açıklandı. Bu da önümüzdeki haftadan itibaren bu havaalanlarında yakıt rezervlerinin tamamen tükeneceği anlamına geliyor.
Kamyoncular sırada
CFDT sendikası
Genel Sekreteri François Chérèque önümüzdeki haftadan itibaren kamyon şoförlerinin de greve çıkabileceklerini söyledi. Kamyon şoförlerinin büyük kısmı CFDT sendikasına üye. Rafineri grevi sürerken kamyoncuların da greve çıkması, şu an “
yaşam destek ünitesine” bağlı olan ülkenin fişinin çekilmesi anlamına gelecek. Hükümetin yakıt sıkıntısını aşmasının iki yolu var. Birincisi, rafinerilerdeki blokajların polis terörüyle kaldırılması. Ki, bunu yapma şansı yok değilse de geçen hafta öğrencilere karşı kullandığı şiddetin olağanüstü tepki çekmesi ve ülkeyi ayağa kaldırması nedeniyle en azından şu an için az. Diğer taraftan, böylesi bir yönelim eylemlere katılımı artıracağı gibi, radikalleşmesini de beraberinde getirecektir.

İkincisi, geçtiğimiz hafta kimi hükümet sözcüleri ve bakanların da açıkladıkları gibi komşu ülkelerden yakıt temini. Tam da burada kamyoncuların grevinin önemi artıyor. Kamyoncular greve katılırsa, -önceki eylemlerinde de yaptıkları gibi- sadece kontak kapatmayacak, büyük ihtimalle ülkenin otoban, anayol ve şehirlerin ana arterlerini kamyon ve tırlarıyla bloke edeceklerdir. Bunun da hükümetin dış ülkelerden yakıt ithalini engelleyeceği ortada. Yakıt, kilit sektör olduğu için önemli ama bunun da ötesinde kamyoncuların grevi ve muhtemel otoban blokajları, toplu ulaşımdaki grevle birlikte düşünüldüğünde ülkeyi her yönüyle felç edecektir.
Total ve diğer petrol tekelleri durumu “
endişe” verici olarak nitelediler ve grev devam ettiği taktirde rezervler tükendikten sonra yapacakları bir şeyleri olmadığını açıkladılar. Tekellerin değişik ulaşım alternatifleri olmadığı da biliniyor. Özellikle kamyon şoförlerinin greve ve blokaja başlaması durumunda tüm yakıt sevkiyatının bütünüyle durması bekleniyor.
20 Ekim yeni bir dönemeç olacak
Reform paketinin Senato'da 20 Ekim'de oylanacak olması nedeniyle
19 Ekim'deki genel grev bu tarih öncesi son raund anlamına geliyor. Bu raund sonuca gitmek açısından da önemli. Grevin etkisinin ve gösterilerin kitleselliğinin yükselmesi sanetonun üzerinde ciddi bir basınç oluşturacak. Kuşkusuz paket senatoda onaylansa bile bu dünyanın sonu olmayacak. İpler daha fazla gerilecek kapışma yeni bir düzleme sıçrayacak.
Bazı şehirlerin bugünkü eylemlere katılım rakamları:
Paris: 310 bin
Marsilya: 180 bin
Toulouse: 130 bin
Bordeaux: 130 bin
Nantes: 75 bin
Grenoble: 60 bin
Saint Etienne: 52 bin
Rouen: 50 bin
Caen: 50 bin
Montpellier: 50 bin
Nancy: 40 bin
Orlenas: 21 bin
Lorient: 20 bin
Brest: 20 bin
Lille: 14 bin
Perpignan: 20 bin
Albi: 10 bin