Yürüyüş, blokaj, çatışma... Fransa'ya durmak yok!

Fransız işçi, emekçi ve öğrenciler eylemi retoriğe bağladılar. Fransa eylemle yatıyor, eylemle kalkıyor. Sınıf eylemle nefes alıyor, kalbi eylem ritmiyle atıyor...

DÜNYA
Çarşamba, 20 Ekim 2010 (16 yıl 1 hafta önce)

Fransız işçi, emekçi ve öğrencilere dur yok durak yok. Dünya proletaryasının çitleri yıkan bölüğü dün üçbuçuk milyon olup sokakları özgürleştirdikten sonra, bugün de kaldığı yerden devam etti. Ülkenin dört bir yanında burjuvazinin üstüne yürüyen sınıf ve öğrenciler, sınıf düşmanına darbe indirmeye devam ediyor. Polis terörü artıyor, ama karşısında direnişi de büyütüyor.

İşçilerden grev, blokaj, yürüyüş...


Fransa'da işçi sınıfının bugünkü hedefi havaalanlarıydı. Ülkeyi dış dünyaya bağlayan alanlar bloke edildi. Paris'in iki büyük havalimanından biri olan Orly'de dün grev nedeniyle uçuşların yüzde 50'si iptal olmuştu. Bugün bu oranın yüzde 30 civarında olacağı tahmin ediliyordu, fakat gelen bilgilere göre bu oran da aşıldı. Paris'in en büyük havaalanı Charles de Gaulle'de yüzlerce işçi 2F terminali önünde eylem yaptı. Terminalin bloke olması nedeniyle birçok uçuş iptal edildi. CRS (çevik kuvvet) işçilere saldırdı. İşçilerin üzerine gaz bombası yağdıran polis, onlarca işçiyi de coplayarak gözaltına aldı. Çok sayıda yaralı olduğu açıklanırken, tam sayı hakkında henüz bilgi verilmiş değil. Paris metro ve tren hatlarında da grev pasif şekilde devam ediyor. CGT Paris demiryollarında bugün yapılan greve katılım oranının yüzde 29 olduğunu açıkladı. Başkentte her üç hızlı trenden biri çalışırken, eyalet içi seferlerin de yüzde 60'ı yapıldı.

Bir diğer havaalanı blokajı da dün yapılan yürüyüşte katılım rekoru kıran Toulouse'da gerçekleşti. Binden fazla işçi şehrin tek havaalanını bloke etti. Onlarca uçuş iptal edildi. Toulouse havaalanı yönetimi milyonlarca euro zarar olduğunu açıkladı.

Toulosue'da CGT'nin çağrısı üzerine Anakent Belediyesi temizlik işçileri de bugünden itibaren greve çıktı. Çöp kamyonlarının ana garajı bloke edildi. CGT tarafından yapılan açıklamada, hastane, klinik ve bakım evlerinin çöplerini almak için çöp toplama araçlarının sadece yüzde 5'inin garajdan çıkmasına izin verildiği belirtildi. Blokajın sürmesi halinde yarından itibaren şehirde büyük sorunlar yaşanacağı bildiriliyor.

“Çöp sorunu” yaşayan bir diğer şehir de Marsilya. 12 Ekim'den bu yana çöplerin toplanmadığı şehrin sokaklarında çöp dağları oluşmuş durumda. Marsilya Valiliği “yüksek ücretle” çöp toplama işinde çalışacak acil eleman arandığını duyurdu.

Marsilya'da bir de işgal yaşandı bugün. Sanayi ve Ticaret Odası yüzden fazla işçi tarafından işgal edildi. Eyleme çağrı yapan CGT yaptığı açıklamada “işverenlere karşı simgesel bir eylem yapmak istedik” dedi. İşgalin demiryolu işçileri, posta çalışanları, vergi memurları ve öğretmenler tarafından gerçekleştirildiği kaydedildi.

Bir işgal haberi de Clermont-Ferrand'dan geldi. Sabah saatlerinde CGT, FSU ve SUD sendikalarına üye işçi ve emekçiler şehrin merkez garını işgal ettiler. İşgal nedeniyle onlarca tren seferi iptal edildi. İşçilerin gara bağlanan caddeleri de bloke etmesi nedeniyle kentte trafik felç oldu. Beşyüz kişiye yakın kitleye polis saldırdı. Her yerde olduğu gibi burada da polis işçilere gaz bombası yağdırdı ve copladı. İşçilerden yaralılar olduğu belirtiliyor.

Bu da demokratik hak Eric Woerth!


Fransız ekonomisini santim santim teslim alan akaryakıt grevi bugün de olanca hızıyla devam etti. Ülkedeki kapanan benzin istasyonlarının sayısının hafta sonu 4 bine ulaşması bekleniyordu oysa daha şimdiden 4 bine yakın istasyon kapandı. Hafta sonu sayının çok daha yüksek olması bekleniyor. Hükümet özellikle son üç gündür blokajları “bitireceği” sopasını sallıyordu, dün de bazı rafinerilere saldırmıştı. Çalışma Bakanı Eric Woerth “Bu çok normal ve hatta çok da demokratik. Kimsenin depolardan yapılan sevkiyatı engelleme hakkı yok” demişti. Bugün cevaplarını aldılar! Sabahın erken saatlerinde Bouches du Rhone bölgesindeki akaryakıt deposu CGT'nin çağrısıyla bloke edildi. İşçilerin kapılarına barikat kurduğu deponun önündeki caddeler de kamyonlarla kuşatıldı. Depodan akaryakıt çıkışına ve greve katılmayan az sayıdaki işçinin depoya girişine izin verilmiyor. Yüzlerce işçi barikat başında nöbet tutuyor.

Ülkedeki elektrik ihtiyacı da giderek büyüyor. Süren grevler nedeniyle elektrik üretimi dibe vurmuş, Pazartesi ve Salı günleri yıllar sonra elektrik ithal edilmişti. Hükümetin bugün de aynı yolu zorunlu olarak tercih ettiği açıklandı. Grevlerin sürmesi halinde sonraki günlerde de elektrik ithal etmek zorunda kalınacağı belirtiliyor.

Sınıfın giderek militanlaşan eylemleri karşısında hazımsızlık yaşayan ve her geçen gün biraz daha köşeye sıkışan hükümet cenahı bugün de esti gürledi. Basın açıklaması yapan İçişleri Bakanı Brice Hortefeux'nün gündeminde canlarını en fazla yakan öğrenci eylemleri ve militanlık vardı. Bakan öğrencileri kastederek “bu çeteler cezasız kalmayacak. Olaylara tahammül göstermeyeceğiz ve tolere etmeyeceğiz. Adaleti sağlamak için ne gerekiyorsa o yapılacak” dedi. Hemen ardından adaleti nasıl sağlayacaklarını açık açık söyledi: “Son üç günde çıkan olaylarda bin 423 kişi gözaltına alınmıştır”

“Esip gürleyen”lerden biri de Hükümet partisi UMP'nin parlamento grup sözcüsü Jean-François Copé'ydi. Sözcü basına yaptığı açıklamada “Bu reform ülke için hayati önem taşıyor. Cumhurbaşkanı ve Başbakan dönemin temel anlamı olan hayati reformun vazgeçilmez olduğunu söylüyorlar. Herkes kendi sorumlulukları ile karşı karşıya. Bu reform bir hafta içinde geçer” dedi.

Öğrenciler barikat başında. Hükümet asker sevkediyor


“İşçilerin askeriyiz” diyen öğrenciler bugün de cephedeydi. Hemen her şehirde sokağa çıktılar ve hemen her şehirde de dizginlerinden boşalmış devlet terörüne maruz kaldılar. Son üç gündür polisle aynı cadde üzerinde çatışmayı gelenek haline getiren Nanterre Joliot Curie lisesi öğrencileri, bugün de aynı yerdeydiler. Beşyüze yakın öğrenci yürüyüş yapmak üzere toplandıkları sırada polis saldırdı. Üç gündür olduğu gibi gaz bombası yağdıran polise, öğrenciler ters çevirip barikat kurdukları araçları yakarak cevap verdiler. Çatışma sonucu yaralı öğrenciler olduğu bilgisi gelirken, gözaltı olup olmadığı açıklanmadı.

Pazartesi gününden bu yana sert çatışmaların yaşandığı Lyon'da, bugün de öğrencilerle polis arasında çatışma vardı. Sabah erken saatlerde şehir merkezinde başlayan çatışma öğlen saatlerine kadar sürdü. Çok sayıda yaralı ve gözaltı olduğu belirtiliyor. Valilik sayılar hakkında hiçbir açıklama yapmadı.

Öğrencilerle polis arasındaki en sert çatışmaların yaşadığı Lyon, devlet tarafından edata ablukaya alınıyor. Lyon Valiliği'nin bugün yaptığı açıklamada “son üç gündür şehir gerillasını andıran eylemlere tanık oluyoruz” diyerek özetlediği olayları yerinde incelemek -aslında polise moral verip, saldırganlığı artırmak- için İçişleri Bakanı Hortefeux de şehre 14 saatlik bir gezi yaptı. Askeri hareketlilikse olağanüstü. Bugün şehre bir askeri helikopter, beşyüz polis ve ikiyüzelli de asker sevkedildi. Dünkü çatışmalarda kirkyedisi öğrenci yetmişdört kişinin gözaltına alındığı açıklanırken, polisin 190 gaz bombası kullandığı bildirildi. Diğer taraftan Sosyalist Parti de geç kaldığı itfaiyeciliğe bugün Lyon'da start verdi. Şehrin Sosyalist Partili Belediye Başkanı Gérard Collomb “Şiddetin tırmanması son derece kaygı verici. Herkes sakin olmalı ve sorumluluğunu bilmeli” diyerek, öğrencilerin neoliberal yasa tasarısına ve devlet terörüne karşı haklı tepkilerine “su serpmeye kalktı”.

Rennes'de şehir içi otobüslerin merkezi garajı, önüne kurulan barikatlarla bloke edildi. Sabah saat 04:00'te başlayan blokaj nedeniyle hiçbir otobüs garajdan çıkamadı. Şehir trafiği alt üst oldu. Binlerce kişi işe gidemedi, özel araçlarıyla işe gitmek isteyenler de kilometrelerce uzunluğunda araç kuyruklarına takıldı. Yüzlerce öğrencinin eylemine polis gaz bombaları ve coplarla vahşice saldırdı. Çok sayıda öğrencinin yaralandığı ve hepsinin gözaltına alındığı saldırıdan sonra kontak kapatan otobüs şoförleri sendika binasında toplanarak grev oylaması yaptı. Oylamadan grev kararı çıktı. Polisin öğrencilere vahşi saldırısını da kınayan şoförler öğrencilerin derhal serbest bırakılmasını istediler. Şoförlerin yarın da işbaşı yapmaması halinde büyük bir kaosun yaşanması bekleniyor.

İşçiler gibi öğrenciler de Nantes'ta sabah saatlerinde havaalanı ve istasyonlara ulaşımı engellediler. Havaalanı ve şehrin merkezi tren garına açılan yolların bloke edilmesi nedeniyle gar saatlerce kapalı kaldı. Nantes Valiliği'nden yapılan açıklamada “Demiryolu trafiği tamamen felç olmuştur. Üçü hızlı tren olmak üzere, toplam 10 tren Nantes Merkez Garı'nda mahsur kalmıştır” bilgisi verildi. Blokajlar nedeniyle şehrin trafiği de felç oldu, uzun araç kuyrukları oluştu. Polis öğrencilere saldırdı. Çıkan çatışmada çok sayıda yaralı var, bir öğrenci de yoğun gazdan dolayı zehirlenerek hastaneye kaldırıldı.

Nantes'ta bir diğer öğrenci eylemi de şehir merkezinde yapıldı. Merkezde biraraya gelen binden fazla öğrenci yürüyüş yaptı. Polisin müdahale etmesi üzerine çatışma çıktı. Polisin gaz bombalı saldırısına öğrenciler havai fişek ve taşlarla direndiler. Çok sayıda yaralının olduğu eylemde, biri 10 yaşında olmak üzere sekiz öğrencinin de gözaltına alındığı açıklandı.

Paris'te dün UNL'in yaptığı çağrıya uyan binden fazla öğrenci bugün saat 11:00'de senato önünde toplanarak eylem yaptı. Emeklilik yasasının görüşülmemesini isteyen öğrenciler, tasarıya karşı direnişlerini sürdüreceklerini haykırdılar.

Paris'in Voltaire semtindeki liselerin işgali de sürüyor. Sabah, okulların önüne kurdukları barikatların başında toplanan öğrenciler coşkulu sloganlarla emeklilik tasarısına geçit vermeyeceklerini haykırıyorlar.

Paris'teki Sorbonne Üniversitesi öğrencileri blokajı şimdilik Cuma akşamına kadar sürdüreceklerini, sonrasınaysa hatfa sonu yapacakları toplantıda karar vereceklerini belirttiler. Sorbonne Üniversitesi'nde yapılan blokaj oylamasına bin öğrenci katıldı. Sami isimli Arap kökenli öğrenci yaptığı açıklamada “Sarkozy özellikle öğrencilerin sokaklardan çekilmesini istiyor. Böylece direnişi kıracağını düşünüyor. Ama böyle bir şey gerçekleşmeyecek. Yaşanan olayların tek sorumlusu hükümettir. Dün Nanterre'deki öğrenci eylemindeydim ve yürüyüşe polisin saldırısına, attığı gaz bombalarına tanık oldum” dedi.

Blokajın sürdüğü Caen Üniversitesi öğrencileri de bugün yaptıkları toplantıda, eylemi Pazartesi gününe kadar uzatılmasına karar verdiler.

Lille III Üniversitesi öğrencileriyse bugün bir toplantı yaptılar ve blokajın Perşembe akşamına kadar sürdürülmesine karar verdiler. Perşembe günü ülke genelinde yapılacak yürüyüşlerden sonra tekrar toplantı yapacak olan öğrenciler sonrasına karar verecekler.

Devlet, polis terörüyle birlikte mahkeme ve hapis cezası saldırılarını atbaşı sürdürüyor. Geçtiğimiz günlerde öğrencilere kesilen cezalara bugün yenisi eklendi. Paris yakınlarındaki Melun'de çöp konteylerinden barikat yapmak ve polise molotof atmak suçlamasıyla bir lise öğrencisi iki ay hapis cezasına çarptırıldı.

Geçtiğimiz hafta çatışmaların yaşandığı ve 16 yaşında bir kız öğrencinin yüzünden yaralanarak hastaneye kaldırıldığı Seine Saint Denis bölgesinde de tutuklamalar yaşanabileceği belirtiliyor. Geçtiğimiz Perşembe gününden beri sadece bu bölgede gözaltına alınan ikiyüz kırk öğrenci hakkında dava açılması bekleniyor. Devletin salladığı cezaevi sopasına aldırış etmeyen öğrenciler bugün de Seine Saint Denis'te eylemdeydiler. Paul Eluard Lisesi öğrencilerinin yaptığı eyleme polis saldırdı. Öğrenciler saldırıya ters çevirip barikat kurdukları araçları ateşe vererek cevap verdiler. Akşam saatlerinde devam eden çatışmada yaralı ve gözaltı olup olmadığı bilgisi verilmedi.



Bu arada lise sendikaları UNL ile FIDL'in dün çağrı yaptıkları Perşembe günü düzenlenecek eylemin detayları da açıklandı. Eylemin saat 14:30'da 10. Paris'teki Bourse de Travail binası önünden başlayacağı bildirildi. Her iki sendika da öğrencilere tüm güçleriyle katılım çağrısı yaptılar.

Nafile çaba! Oylama ertelendi...


Hükümet neoliberal saldırıya karşı oluşan direnişi olabildiğince uzun süre sokakta tutarak yorma beyhude çabalarına devam ediyor. Bugün senatoda yapılması beklenen tasarının oylanması ertelendi. Hükümet tasarıyı büyük ihtimalle önümüzdeki Cuma günü başlayacak iki haftalık okul tatili sırasında oylayacak. Okulların tatil olmasıyla birlikte öğrencilerin ve işçilerin -tatile çıkmalar nedeniyle- sokaklardan çekilmesini bekleyecek. Hükümetin tek başına bu hamlesi bile, direnişin gücünden korktuğunun, yenik ve sinik bir ruh haliyle dövüştüğünün ifadesi.

Bugün Fransa'da en çok tartışılan konuların başında da bu geliyor. “Tasarı, tatil başladıktan sonra senatodan ve hemen ardından da parlamentodan geçirilirse ne olur?” sorusuna cevap aranıyor. Hiçbir şey olmaz! Başta hükümet, sonra da bu soruya cevap arayanlar, direnişin tatil veya başka bir nedenle bitmeyeceğini anlamalı. Mart ayında gündeme getirilen ve Haziran ayında başlayan tatil dönemine kadar sokakta iki kitlesel eylemle karşılanan, sonrasında araya giren 3 aylık yaz tatilinden sonra direniş aynı hızıyla nasıl devam etmişse, iki haftalık tatilden sonra da o olur. Direniş devam eder. Ayrıca, birçok lise ve üniversitede blokajların önümüzdeki Pazartesi gününe kadar uzatılması, öğrencilerin eylemlere ara vermeyeceklerinin göstergesi. Kaldı ki verseler bile, hükümetin bu hamlesi nerede olursa olsun öğrencileri sokağa döker. İşçi sınıfı, emekçi ve öğrenciler güçler ve moral dengesinde burjuvaziye oranla kıyaslanamayacak kadar daha iyi bir konumdalar ve bu denli basit taktiklerle çözülmezler.

Burjuvazi elindeki son koz olan devlet terörünü daha da tırmandırarak şansını deneyecek gibi görünüyor. Ancak, oyuna sürdüğü bu kozu da gördü işçi sınıfı. Devlet terörünü son bir haftadır azımsanmayacak oranda kullanmasına rağmen, direniş cephesini tek bir adım bile geriletemedi burjuvazi. Köşeye sıkışan kedinin can havliyle sıçrayıp tırmalaması gibi, bu onu daha da saldırganlaştıracak. Sokakta tutup yormaya çalıştığı sınıfın gücünü tüketemedi. Şu andan itibaren tüketemez de zaten. Şimdi terör estirerek ve sendikal birliği tekrar içerden çözmeye çalışarak tüketmeye çalışacak. Yakalanan bu birleşik, kitlesel ve militan eylem hattı sürdürülürse ne yaparsa yapsın, ne derse desin, laf-ı güzaf olmaktan ileriye geçemeyecek.