Pazar, 14 Kasım 2010 (15 yıl 11 ay önce)
Almanya’nın farklı bölgelerinde bugün “Yıkım paketi”ne karşı işçiler sokağa çıktı. Dortmund, Stuttgart, Erfurt, Nürnberg kentlerinde yapılan eylemlere toplam yüz bin kişi katıldı. DGB bu eylem kararını işçilerin zorlamasıyla almıştı.
DGB'nin tutumu yasak savmanın ötesine geçmedi. Eylemde; “Asgari ücretin belirlenmesi“, “Emeklilik yaşının 67’den 65’e düşürülmesi“, “Taşeron sisteminin kaldırılması“, “Eğitim ve sağlıkta kesintilere son verilmesi“ talepleri dile getirildi.
“Yıkım paketi“ne karşı yapılan gösterilere Stuttgart’da 45 bin, Nürnberg’de 30 bin işçi, emekçi katıldı.
Dortmund’da sendikaya rağmen
NRW eyalatindeki eylem
Dortmund’da yapıldı. Sendika Dortmund’da
Westfalenhalle (Stadyum) salon etkinliği olarak eylem yapmayı kararlaştırmıştı. Ford işçileri bu biçimi doğru bulmadıklarını açıklayarak
IG Metall’i zorladılar, alternatif eylem yapma çağrısında bulundular. İşçilerin zorlamasıyla salon etkinliğinin sınırları aşılarak yürüyüş yapıldı.

Yürüyüş merkez tren istasyonunda
saat 09:00’da başladı. Yakaşık 5 bin kişinin katıldığı yürüyüşte sıkça “
Tasarruf paketini biz değil, krizin sorumluları karşılasın“, “
Sağlıkta ve eğitimde tasarruf yapılmaz“, “
Taşeronlaştırmaya son“, “
Gençler üzerinde yapılan tasarrufun geleceği b..tan olur“ sloganları atıldı.
Türkiyeli işçilerin ve gençlerin eyleme göz dolduran bir katılımı vardı. Göçmen örgütlerden
Yaşamevi ve
Atik katılmıştı. Alman sendikaların dışında eyleme MLPD pankartıyla katılmıştı. Yaşamevi eyleme “
Sosyal yıkıma karşı birlikte mücadele edelim“ pankartıyla katıldı.
Stadyuma kadar yüründü. Salonda yaklaşık
14 bin kişi vardı. Sahnede konuşma yapan bütün sendikacılar, daha çok hükümeti eleştiren bir tutum sergilediler. Sorunun kaynağını bir bütün olarak
Merkel hükümeti diye yansıtan sendikacılar,
Hartz IV yasalarının
SPD hükümeti döneminde yasalaştığını unutmuşa benziyorlardı.

Sorunun sistemden kaynaklandığı, tek başına o ya da bu düzen partisine değil kapitalizme karşı mücadele etmek gerektiği gerçeği bir kez daha kendisini yakıcı bir biçimde hissettirdi.
Yapılan konuşmalarda,
14 bin maden işçisinin önümüzdeki dönemde greve hazırlandığı da dile getirildi.
Tasarruf ve yıkım paketlerine karşı Avrupa ülkelerinde giderek daha fazla kendisini hissettiren sokak hareketine
Almanya’dan titrek bir katılım sağlandı. Fakat gösterilen işçi inisiyatifi anlamlıydı.