19 Aralık’ta Diyarbakır’da polisin saldırısına uğrayan kadınlarla ilgili Taksim’de basın açıklaması yapıldı
ESP Sosyalist Kadın Meclisleri, SDP’li kadınar, EHP’li kadınlar, Demokratik Kadın Hareketi, ÖDP’li kadınlar, Demokratik Özgür Kadın Hareketi, Genç-Sen’li kadınlar “19 Aralık ilk değil, gelenek! Devlet elini bedenimden çek!” imzalı pankartının arkasında Galatasaray’dan Taksim’e yürüdü.

19 Aralık’ta Diyarbakır’da polisin azgın saldırısına maruz kalan kadınlarla dayanışma gösteren ve örgütlü kadın mücadelesini sürdüreceklerini dillendiren kadınlar, “Devlet elni bedenimden çek!” , “Yaşasın kadın dayanışması!”, “Erkek devlet şiddetine son!”, “Gözaltında tacize, tecavüze son!”, “Cinsel şiddete karşı suskun değil, yalnız değil örgütlü!, “Emeğimiz, bedenimiz, kimliğimiz bizimdir!” sloganları attılar. Yol boyunca ajitasyonlarla devletin örgütl kadınlara yaptığı işkenceler anlatıldı ve ardından “Tecavüzcü polis hesap verecek!”, “Katil devlet hesap verecek!”, “Jine, jiyan, azadi!” sloganları atıldı. Yürüyüş süresince, zılgıt ve alkışlarla kadınlar dayanışmaya çağrıldı..

Taksim Tramvay Durağı’na gelindiğinde burada da ajitasyonlarla Diyarbakır’daki saldırı anlatıldı ve ardından basın açıklamasına geçildi. Yapılan açıklamada;
Açıklamanın sonunda, örgütlü kadınların mücadeleden vazgeçmeyeceği anlatıldı ve eylem sonlandırıldı.Örgütlü kadınlara yönelik devlet şiddetinin dozu her geçen gün artmaya devam ediyor. Haziran ayında DÖKH üyesi bir kadın polis tarafından kaçırılıp tecavüze uğradı. Çünkü o örgütlü bir kadındı. Ekim ayında Yeni Demokrat Kadın aktivisti Deniz Gülünay evine giderken polis tarafından kaçırılmak istendi. Genç-Sen üyesi kadın arkadaşımız, müdahale sırasında polislere hamile olduğunu söylediği halde, saldırı devam etti ve bebeğini kaybetti. Çünkü o örgütlü bir kadındı.
On yıl önce cezaevlerinde insanlıkdışı yöntemlerle tutuklu kadınlar devletin tacizine, tecavüzüne ve işkencesine maruz kaldı. Bayrampaşa Hapishanesi'nde altı kadın diri diri ateşe verildi. Bugün bu katliamın sorumluları hala cezalandırılmadı. Katliamın sorumlularından Ali Suat Ertosun AKP Hükümeti tarafından terfi edilerek ödüllendirildi.
On yıl sonra Diyarbakır Silvan’da 19 Aralık Katliamı'nı ve cezaevinde yaşanan hak ihlallerini protesto etmek isteyen Kürt halkı, kadınlar başta olmak üzere sokağa döküldü. O gün on yıldır yüzleşmeyi bekleyen bu katliamın hesabını sorma günüydü. Diyabakır halkı sokağa çıkıp 19 Aralık Direnişi’ni selamlamak, hayatını kaybeden yirmisekiz devrimci tutsağı anmak isterken katliamcı devlet bir kez daha sahneye çıktı. On yıl sonra yine bir 19 Aralık günü Diyarbakır’da ikinci bir katliamın provası yapılıyordu. Sonuç olarak, bir kadının parmakları koptu, bir kadın gözünü kaybetti, onlarca kadın yaralandı. Bu yetmezmiş gibi parmaklarını kaybeden kadın suçlu ilan edilerek cezaevine kondu. Saldırı üstüne saldırı!.. Çünkü onlar örgütlü kadınlardı... Onlar kadın olmanın, kadın olarak direnmenin bilincinde olan kadınlardı. Onlar yıllardır kimliğiyle, diliyle yok edilmek istenen bir halkın kadınlarıydı.