Santralistanbul Kampüsü'nde gerçekleşen eyleme yasak getiren üniversite yönetimi, gazetecileri de engelledi
İstanbul Bilgi Üniversitesi öğrencileri, öğretim elemanları ve mezunları, “porno tezi” tartışmasıyla başlayan süreçte üç akademisyenin “görevi kötüye kullandıkları” gerekçesiyle işten çıkarılmasına ilk toplu tepkiyi bugün gerçekleştirilen eylemle verdiler.
Bilgi Üniversitesi'nde “porno tezi çekme” projesiyle başlayan tartışma sonunda üniversite yönetimi tez kurulunda yer alan öğretim görevlilerin işine son vermişti. Ardından, Görsel İletişim Tasarımı Bölümü'nün bulunduğu E-1 binasının kapatıldı ve binada arama yapıldı, bilgisayar sunucuları erişime kapatıldı.
Bugün (10 Ocak 2010) sabah saatlerinde Santralistanbul Kampüsü'nden gerçekleşen eyleme -dışarıdan- katılıma engel olunacağını duyuran Üniversite Yönetimi, gazetecileri de engellemeye çalıştı.
Öğrenciler, saat 10:00 civarında üniversitenin “cami girişi” tabir edilen kapısında toplandılar. Gazetecilerin engellendiği bilgisini alan eylemciler, gazeteciler içeri alınmadan eylemin başlamayacağını megafonla duyurdular. Bilgi’deki öğretim elemanları tarafından “porno krizini” yönetememekle suçlanan üniversite yönetimi, kaldırdığı taşı ayağına düşürdüğünü farkederek gazetecilerin içeri aldırdılar.
Radikal gazetesi muhabiri Nihal Yalçın “Burası sadece Bilgi Üniversitesi’ne ait bir yer değil. İçeride müzesi de olan kamusal bir alan. Her zaman geldiğimiz yere bugün almıyorlar” dedi. HABERTÜRK televizyonu muhabiri Kahraman Poyrazoğlu ise durumu “İlk defa basının içeri alınmadığı bir eylem görüyoruz” diyerek yorumladı. CNNTürk muhabiri Duygu Demirdağ ise tepkisini, “Onlar orada mücadele etmeye, biz de burada beklemeye devam ediyoruz” şeklinde özetledi.
Sendikalı Bilgi Çalışanları’nın çağrısını dikkate alan yönetim basını içeri aldı fakat eyleme destek vermek isteyen diğer katılımcılar Bilgi Üniversitesi kimliği taşımadığı gerekçesi ile içeri alınmadılar.
Öğrenciler hazırladıkları dilekçelerde bütün bu uygulamaları dile getiren yönetimin porno bitirme projesiyle ilgili tutumunu protesto ettiler: “Alınan kararlar sonucu oluşan olumsuz etkilerinden yola çıkarak aşağıda ilettiğim, akademik özgürlük ve akademik değerlendirme kriterleri üzerinde yoğunlaşan sorularımın Rektörlük dahilinde değerlendirilmesini rica etmekteyim”.
Ayşegül Aydın-Mehmet Özen'in haberine göre öğrenciler, Rektörlük nezdinde yanıtlanmasını istedikleri soruları dilekçelerinde şöyle sıraladılar: