Esnek çalışma biçimleri ve konu edilen işlerin asli hedef kitlelerinden biri kadın işgücüdür
“Torba Yasa Tasarısı”nın esas hedefi, esnek-kuralsız-güvencesiz çalışma biçiminin asli çalışma biçimi/kuralı haline getirilmesidir. Esnek çalışma, “uzaktan çalışma”, “evden çalışma”, “çağrı üzerine çalışma” biçimleri ile yasallaştırılıyor. Bu çalışma biçimleri ve konu edilen işlerin asli hedef kitlelerinden birinin kadın işgücü olduğu ortadadır.
Kadın işgücünün “aileye karşı sorumlulukları”nı (çocuk, yaşlı ve hastaların bakımı, ev işleri…) yerine getirmesinde kesinti yaratmayacak bir tarzda kapitalist üretime çekilmesi sağlanırken; İş Yasası’ndan ve çalışma haklarından yararlanması adeta imkansızlaşıyor; kırıntı bile diyemeyeceğimiz sosyal haklardan yararlanmakla sınırlandırılıyor! Bu haklar da, kadının aile içindeki rollerinin pekiştirilmesi esasına dayanılarak lütfediliyor!
- Sigorta primlerinin İşsizlik Sigorta Fonu’ndan ödenmesi öngörülüyor. Patronların cebinden tek bir kuruş çıkmaması, kadın ve genç işgücünün tercih edilir işgücü olmasını koşulluyor. Kadın işgücü, sınıf içinde yeni rekabet biçimlerini körükleyecek bir araca dönüştürülüyor!
- Tasarı, meslek kursu alınmasını şart koşuyor. Bunun masrafları ortada bırakılırken, kadının toplumsal rolleri içerisinde nasıl zaman yaratacağı da ayrı bir soru işareti olarak kalıyor.
- Cinsiyet belirtilmeden üç aya kadar refakat izni getiriliyor. Bu “cinsin” kadın olacağı ise malum!
- Çocuk için ödenen aile yardımında iki çocuk sınırı kaldırılıyor.
- Doğum izni: 16 hafta annelik, 10 gün babalık izni öngörüyor. Anneye maaşlı annelik izninin bitiminden itibaren 24 aya kadar, babaya ise doğumdan itibaren 24 aya kadar ücretsiz izin veriliyor.
Kadın işgücünün üretime çekilmesi; kadının, “kutsal aile kurumu” içindeki rollerinin pekiştirilmesi esasına dayanan düzenlemelere tabi kılınıyor. Kadının bu koşullarda, düşük ücret ve pekçok sosyal haktan yalıtılmış olarak üretime çekilmeyi kabul etmesinin sermaye açısından müthiş bir sömürü kaynağına ulaşmak dışında bir anlamı yok!