Pazar, 23 Ocak 2011 (15 yıl 9 ay önce)
Bizler
Yunanistan'ın her yanından gelmiş kadın ve erkek göçmenleriz. Yoksulluk, işsizlik, savaşlar ve diktatörlüklükler nedeniyle buraya geldik. Çokuluslu tekeller ve onların politik uşakları,
Avrupa kapılarına ulaşmak için hayatımızı 10 kez tehlikeye atmak dışında bize seçenek bırakmadılar. Çok daha iyi yaşam koşullarına sahip olan Batı, bizim ülkelerimizle karşılaştırıldığında insanca yaşayabilmek için tek şansımız.
Normal yollardan ya da değil, Yunanistan'a geldik ve kendimizi ve ailelerimizi varetmeye çalışıyoruz. Patronların ve devletin çıkarları için emeğimizin ağır sömürüsüne katlanıyor, yasadışılık karanlığında onursuz bir şekilde yaşıyoruz. Günün birinde Yunanlı işçi kardeşlerimizle eşit haklara sahip olacağımız hayaliyle kan ter içinde yaşıyoruz.
Yaşamımızın son kesitinde hayat iyice çekilmez bir hal aldı. Ücretler ve maaşlar kesildi, her şey çok daha pahalı hale geldi. Göçmenler, Yunan işçilerinin ve küçük üreticilerinin vahşi sömürüsünün ve sefaletlerinin suçlusu olarak gösterilmektedir. Bugünlerde faşist-ırkçı parti ve grupların propagandaları günümüzde göç sorununda odaklanmış resmi devlet söylemidir. Bize dair konuştuklarında, aşırı sağın söylemleri medya aracılığıyla yeniden üretilir. Aşırı sağın “
önerileri” hükümet politikaları olarak ilan edilir:
Evros'a(*) duvar,
Ege'de yüzer gözaltı merkezleri ve
Avrupa Ordusu, kentlerde baskı, kitlesel sınırdışı! Onlar her şeyin birdenbire olduğuna, bizim onlar için bir tehdit oluşturduğumuza, gerçekte kendi hükümetlerinden gelen görülmemiş saldırının sorumlusunun biz olduğumuza Yunanlı işçileri ikna etmeye çalışıyorlar.
Yalan ve zulmün cevabı artık verilmelidir ve bu yanıt bizden, kadın ve erkek göçmenlerden gelmelidir! Bu adaletsizliğe bir son vermek için hayatlarımızı ortaya koyup cephenin ön saflarına gidiyoruz.
Kadın ve erkek bütün göçmenler için yasallaştırma istiyoruz, Yunan işçilerle ortak politik ve sosyal haklar ve görevler talep ediyoruz. Yunanlı işçi kardeşlerimizden, sömürüden acı çeken herkesten yanımızda olmalarını istiyoruz. Mücadelemizde bizi desteklemelerini istiyoruz. Yalana, adaletsizliğe, faşizme ve siyasi ve ekonomik seçkinlerin hakimiyet kurmalarına onurlu bir yaşam sürebilmek istiyorsanız izin vermeyin; bütün bu koşullar bizim ülkemizde de egemendi ve bizi ve çocuklarımızı göç etmek zorunda bırakan bunlardır.
Sesimizi duyurmak, neler yaşadığımızı öğrenmeniz için başka yolumuz yoktu. İçimizden üçyüz kişi
25 Ocak'ta
Atina'da ve
Selanik'te açlık grevine başlayacak. Hayatlarımızı tehlikeye atıyoruz, bu koşullarda -şu ya da bu şekilde-, insanların onurlarıyla yaşacakları bir hayat yok. Çocuklarımızın bizim çektiklerimizi çekmelerindense burada ölmeyi tercih ediyoruz.
Ocak 2011
Göçmen Açlık Grevcileri Meclisi