Bizler 8 Mart'ta yaratılan mücadele geleneğine ve değerlerine sahip çıkıyoruz
YAŞANACAK DÜNYA
Yürüyoruz yürüyoruz, yan yana, güzel günler adına
Kadınız, insanız, insanlığı ayağa kaldırıyoruz
Paydos bundan böyle köleliğe, aylaklığa
Herkes çalışsın, bölüşülsün kardeşçe, yaşamın sundukları
İşte bunun için yükseliyor yüreklerimizden
Bu ekmek ve gül türküleri
Ve yineliyoruz hep bir ağızdan
'Ekmek ve gül! Ekmek ve gül!'
James OPPENHEIM
8 Mart 1857'de çifte sömürüye ve eşitsizliğe karşı “ezilenlerin en ezileni” olarak başlatılan direniş ile özgürleşmenin mücadelesini veriyordu emekçi kadınlar.
New Yorklu dokuma işçilerinin, “8 saatlik iş günü”, “eşit işe eşit ücret” talepleriyle başlattıkları direniş ve grev, eşitsizliğe ve sömürüye karşı emekçi kadının insanca bir yaşam için mücadelesinin bayrağı oldu. Emekçi kadınlar direndikçe özgürleşti, özgürleştikçe kazandı.
Burjuvazi, tarihi kanla sulanmış 8 Mart'ı tüm dünyada yıllardır içini boşaltmaya, devrimcilerin mücadelesiyle gelişen bu günü sıradan bir ''kadınlar gününe'' indirgemeye çalışıyor. Ancak bizler 8 Mart'ta yaratılan mücadele geleneğine ve değerlerine sahip çıkıyoruz. Bugün yine bu gelenekten aldığımız güçle işçi ve emekçi kadınların sınıfsız sömürüsüz bir toplum özlemini haykırıyoruz.
Bizler, kadını sömürenin, ezenin onu kölelikten kurtaramayacağını biliyoruz. Mücadele eden kadınların evlerden işyerlerine, sokaktan toprakları işgal edilmiş her alanda bu denli saldırıya uğramalarının nedenini biliyoruz. Aynı zamanda kadının kurtuluşunun tüm emekçilerin kurtuluşu ile birlikte gerçekleşeceğini biliyor; mücadelemize kadın-erkek omuz omuza devam ediyoruz. Çifte sömürüyü, köleleştirilmeyi, ucuz işgücü olarak görülmeyi, cinsel bir meta olmayı, yozlaşmayı kabul etmiyoruz! Emperyalizme ve “çifte sömürüye” boyun eğmeyeceğiz!
153 yıl önce New Yorklu dokuma işçisi kadınlar nasıl mücadele ederek bugüne damgasını vurdularsa, 100 yıl önce komünist kadınlar bugünün, Dünya Emekçi Kadınlar Günü olarak kutlanmasına nasıl öncülük ettilerse, ekmeği ve geleceği için İzlanda'da başlayıp, Yunanistan'da, Fransa'da, Türkiye'de, Tunus'ta, Mısır'da kadınlar bugün de en ön saflarda mücadele ediyorlar.
Bu yıl 4-8 Mart tarihleri arasında Venezüella'da yapılacak olan Dünya Kadın Konferansı'nı bu duygularla selamlıyor; dünyanın dörtbir yanından mücadeleyi ortaklaştırmak için kolları sıvayan kadınların başaracaklarını biliyoruz.
Yaşamın yarısını vareden işçi-emekçi kadınlar, 'kavganın yarısı da biziz' demek için 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü'nde alanlara!
* Güvencesiz çalışmaya,
* Kadına yönelik şiddete;
* Eşitsizliğe ve sömürüye karşı örgütlenmeye;
* Özgürleşmeye!..
* İnsanca bir yaşam için, kapitalizmin zincirlerini kırıp emeğin baharını yaşamak için sokağa, eyleme!..
Yaşamevi Kadın Komisyonu