Cumartesi, 13 Ağustos 2011 (15 yıl 2 ay önce)
Kürt, Türk göçmenler siyahlara karşı kışkırtılıyor!
İngiltere’de polisin dört çocuk babası bir kişiyi öldürmesi ardından yaşanan isyanın şokunu yaşarken, Türk medyası mahallelerini koruyan Türkleri "kahraman" ilan etti. Kürt ve Türkiyeli sol örgütler ise Kürt ve Türk göçmenlerin siyahilere karşı kışkırtıldığına dikkat çekerek, "
Sistemin göçmenleri birbirine düşürmesi oyununa gelmemeliyiz" dedi.
İngiliz polisinin
4 Ağustos günü dört çocuk babası
Mark Duggan’ı öldürmesi ardından 6 Ağustos cumartesi günü gerçeklerin açığa çıkarılması için yapılan yürüyüşle birlikte patlayan olayların faturası ağır oldu. Hükümet ülkede artan sosyal sorunlara cevap olmak yerine, protestocuları suçlayarak binlerce polisi devreye koydu. İsyan sırasında
5 kişi hayatını kaybetti, yüzlerce milyon euroluk maddi hasar yaşandı. Polis bini aşkın kişiyi gözaltına aldı.
İngiltere Başbakanı David Cameron şiddet olayları için "
Toplumumuzun bir kesimi hastalıklı" diyerek, olayların gerçek sorumlusu olan hükümeti ve sistemi gizlemeye çalışırken, Türk medyası da olaylar karşısında "
Mahallelerini ve işyerlerini koruyan" Türkiyeli göçmenleri "kahraman" ilan etti. Kürt kurumları ise yaptıkları ortak açıklamada "göçmenlerin karşı karşıya getirilme” tehlikesine işaret etti.
Londra’da yaşanan olaylara ilişkin Kürdistan Ulusal Kongresi (KNK), Britanya Halk Meclisi, İngiltere Kürt Dernekleri Federasyonu (Fed Bir), Halkevi, kadın derneği Roj Women, Kurdish, Kürt ve Türk Toplum Merkezi DAYMER, Tohum Kültür Merkezi, Londra Göçmen İsçiler Kültür Derneği (GIKDER), Londra Sosyalist Kadınlar Birliği (SKB) ve Komkar, Türkiye ve Kürdistanlı emekçilere ortak çağrıda bulundu.
Olaylar nasıl başladı
Açıklamada, olayların nasıl başladığına ilişkin şu bilgiler veriliyor: "
Bildiğimiz gibi 4 Ağustos Perşembe günü, Tottenham Hale’de polis tarafından öldürülen 4 çocuk babası Mark Duggan’ın, niye ve nasıl öldürüldüğünün açıklanması talebiyle geçtiğimiz Cumartesi günü, Tottenham karakolunun önünde ailesinin de yer aldığı bir protesto gösterisi düzenlenmişti. Protestocuların ‘adalet istiyoruz’ ve Duggan’ın neden ve niçin öldürüldüğüne dair talepleri, 4-5 saat beklemenin ardından cevaplanmamış ve 16 yaşındaki bir genç kızın Tottenham karakoluna girerek açıklama beklediklerini söylemesine karşılık polislerin fiziki saldırısına maruz kalması olayların patlamasına neden olmuştur"
Londra’da Türk ve Kürt göçmen emekçilerin de yoğun yaşadığı Tottenham’da başlayan olayların, daha sonra Enfield, Hackney, Edmonton, Islington başta olmak üzere Londra ve daha sonra da Londra dışında birçok şehre yayıldığını hatırlatan kurumlar, olayları “sosyal ve ekonomik koşulların patlama noktası” olarak ifade etti.
Kötüleşen ekonomik ve sosyal koşullar
Açıklamada, giderek kötüleşen sosyal ve ekonomik koşullar şöyle ifade edildi: "
Tüm dünyada etkili olan kriz ve krizin ardından gerçekleşen kesintilerden en fazla etkilenen kesimlerden biri de gençliktir. Haringey’deki kesintilerden dolayı 13 gençlik evinden 8’i kapanmıştır. Gençlik evlerinin kapanması sadece Haringey bölgesine özgü değildir. Kolejlerde gençlere verilen eğitime katkı parası EMA’in kaldırılması veya alınmasının çok zorlaşması, üniversite harçlarının 9 bine çıkarılması, yoksul semtlerdeki eğitim seviyesinin düşüklüğü, ortaokullarda ‘sorun çıkaran çocukların’ extra yardım edilerek geliştirilmesinden çok okuldan atılması veya ‘sorunlu olanların’ yer aldığı bölümlere gönderilmesi, gençlerin yaşadığı sorunlardan bazılarıdır. Resmi rakama göre 1 milyona yakın işsiz genç bulunmaktadır. Haringey, Hackney gibi Londra’daki yoksul semtlerde genç işsiz oranı daha fazladır. Kesintilerden dolayı işten atılmaların yaşandığı, işsizliğin arttığı bir dönemde yoksulluk daha da artmıştır. Polisin durdur ve ara (‘stop and search’) uygulamaları özellikle yoksul semtlerde ve göçmen gençlere yönelik daha fazladır. Siyah ve etnik kökenli bir genç bir beyaz gence gore 8 kat daha fazla durdurulmaktadır. Gençlere devamlı tüketme, sadece kendini düşünme, zengin olma ve bencil bir yaşantı tarzı dayatılmaktadır. İşsizliğin ve yoksulluğun arttığı, okuma hayallerinin yok olduğu, sosyal ve kültürel olarak kendini ifade edecek gençlik evlerinin kapandığı, polis baskısının arttığı, yoksulluğun arttığı bir ortamda, geleceğe dair umudu olmayan gençlerin bu öfke patlaması aslında bir sosyal patlamadır. Unutmayalım ki bu çocukların içinde biz Türk ve Kürt toplumunun çocukları ve gençleri de bulunmakta, bu koşullar bizim gençlerimizi, çocuklarımızı yani geleceğimizi de etkilemektedir."
Kürt'ler ve Türk'ler siyahlara karşı kışkırtılıyor
Türkiyeli ve Kürdistanlı emekçiler ile esnafların siyahlara karşı kışkırtıldığı tepkisinde bulunan kurumlar, şöyle dedi: "
Kendi ülkelerini ekonomik ve siyasi sebeplerden ötürü terk etmek mecburiyetinde bırakılıp yurt dışında yaşamını idame ettirmeye çalışan emekçi ve esnaf halkımız, yaşanan bu isyan dalgası karşısında isyan edenlerin yanında değil ama onların karşısında bir tutum almaya teşvik ediliyor. Küçük dükkanların yağmalanma eylemine karşı, dükkanını koruma iç güdüsüyle hareket eden ve yer yer gençlere saldırma eğilimine girildiğini görmekteyiz. Elbetteki esnafın kendi dükkanını koruması en doğal hakkıdır. Ancak bu tür eğilimler siyah ve Kürt ve Türkleri karşı karşıya getirmemelidir. Bu tür eğilimler ezilen ve göçmen olan bizlerin birbirine karşı önyargıların artmasına neden olmaktadır. Bizler Türkiyeli ve Kürdistanlılar olarak bu konuda duyarlı olmalı ve sistemin göçmenleri birbirine düşürmesi oyununa gelmemeliyiz. Ayrıca bizler polis tarafından öldürülen Mark Duggan’ın ölümünden sorumlu olanların bulunması, soruşturmaların bir an once sonuçlandırılarak cezalandırılmalarını talep ediyoruz"
Açıklamada bugün saat
13.00’te
Dalston Junction'dan
Tottenham Green Centre'e doğru yapılacak yürüyüşe katılım çağrısı yapıldı.
Kaynak:ANF