Kadına yine yıkım!..

Çocuk sayısına göre kadına devlet yardımı yapılacağı kararı, "En az 3 çocuk doğurun!" diyen zihniyetin yansıması

KADIN
Perşembe, 8 Eylül 2011 (15 yıl 1 ay önce)

Torba Yasanın bir uygulaması olan “Ulusal İstihdam Stratejisi”yle, işçi sınıfına karşı kapsamlı bir saldırı dalgası daha uygulamaya konulmaktadır. Kıdem tazminatı hakkının gaspıyla başlatılacak bu saldırının, esnek çalışmanın yasallaşması, bölgesel asgari ücret uygulamalarının yaygınlaşması, özel istihdam bürolarının kurulması gibi, çok yönlü uygulamalarla devam etmesi planlanıyor.

Kazanılmış haklara yönelik yapılan bu saldırılarla, çalışma yaşamı patron lehine yeniden düzenlenmektedir. Amaç sömürünün ve güvencesizliğin, yasal çerçeveye kavuşturularak çalışma yaşamının bütününe yayılmasıdır. Böylelikle esnek çalışma kurallarının her yerde geçerliliği güvence altına alınmaya çalışılmaktadır.

Pakette uygulanması planlanan düzenlemelerin, kadın çalışanları çok daha ağır etkileyeceği ise bir gerçek. Çünkü paket, bütün bu saldırılara ek olarak, kadınlara özel, artı hak gasplarını ve bu yönde uygulamaları da içeriyor… Türkiye’de kayıtdışı istihdam neredeyse kayıtlı istihdamın yarısı kadar. Kayıtdışı çalışanların büyük çoğunluğunu da kadınlar oluşturmakta.
Dolayısıyla kayıtdışı çalışanlar, çalıştıklarını ispatlayamadıkları için oluşturulması planlanan devlet fonundan kıdem tazminatı alamayacaklar. Bu durumun kadın emeğinin sömürüsünü daha da katmerlendireceği açık. Çalışanlar için de durum farklı değil: Bu tarz fonların (Konut Edindirme Fonu, İşsizlik Fonu vb.) nasıl yağmalandığını, birilerinin cebine nasıl akıtıldığını bilirken, çalışanların kıdem tazminatlarının güvencede olduğunu düşünmek saflık olur. Bölgesel asgari ücret uygulamalarıyla, her bölge, asgari ücreti daha da aşağı çekmeye çalışırken, zaten düşük ücretlendirilen kadın emeği de böylece iyice değersizleşecek.

Bu pakette kadınlar, özürlüler ve gençler gibi dezavantajlı grup olarak belirlenmiş bir kategoride değerlendiriliyor. Bu kategoride yeralanların istihdam edilebilirliklerinin düşük olduğu belirtiliyor. Bunu aşmak için de birtakım vaadler ortaya atılmış. Bu yönde işverene çeşitli teşviklerde bulunulması öngörülüyor. Yani herhangi bir yaptırım yok; teşvik edecek, o da teşvik olursa uygulayacak. Bir taraftan da kadınların içinde bulunduğu bu “şansız” kategorinin, esnek çalışmanın yaygınlaşmasıyla ancak çalışma yaşamına katılımlarının artacağı iddia edilerek, esnek çalışma ve güvencesiz çalışma meşrulaştırılmaya çalışılıyor.

"Ulusal İstihdam Stratejisi" paketinde, “Kadının istihdamını artırmak ve kayıtdışı çalışmanın önüne geçmek” bahanesiyle, mücadelelerle kazanılmış hakların geri alınması yönünde adımlar atıldığı görülüyor. Buna göre, evlenen kadınların çeyiz yardımı ve kıdem tazminatlarının ödenmesi gözden geçirilecek. Biz sözü edilen bu gözden geçirmeyi, kadınlara yönelik birçok hakkın gaspedilmesi olarak anlayabiliriz. Bunu muğlak cümlelerle ifade etmeleri, gerçekleri görmemizi engellemiyor. Bunun yanı sıra pakette kreş sağlayan işyerlerine teşvik primi verileceği ve bundan doğan masrafları gider olarak gösterebilecekleri yer alıyor. Oysa kadının çocuğu için çalıştığı işyerinden kreş talep etmesi onun kazanmış olduğu bir hakkıdır. Bu gider olarak değil, hak olarak yer almalı ve güvenceye alınmalıdır. Kazanılmış hak gider olarak lanse edilmekte ve işverenin keyfine bırakılmaktadır. Aynı şekilde doğum için geçerli olan annelik ve babalık izinleri de birer hak olarak değil maliyet unsuru olarak tanımlanıyor. Pakette yer alan bir diğer düzenlemeye göre çocuk sayısına göre kadına bakım yardımı yapılması öngörülüyor. Bu bize Başbakan Tayyip Erdoğan’ın “En az 3 çocuk doğurun!" fetvasını hatırlatıyor. Kadının görevini çocuk yapmak ve evine bakmak olarak belirleyen zihniyetin, kadını istediği çerçeve içine hapsetme planlarının sincice uygulanmasından başka bir şey değildir bu. Çocuk doğurmaya özendirilmenin devlet ayağı…

Ayrıca bu pakete göre, eğer çalışan kadın 1 yıl içinde işten ayrılırsa kıdem tazminatı alabilecek. Yani kadının çalışma yaşamından çekilerek eve, dört duvar arasına sıkışması ödüllendirilecek. Köhnemiş, gerici uygulamalarla kadınların uzun uğraşlarla kazanmış oldukları çalışma haklarının bile vaatlerle geri alınmaya çalışılması demektir bu. Bu pakette bir taraftan kadın emeği ucuz işgücü olarak görülüp buna uygun düzenlemeler yapılırken, diğer taraftan kadını çalışma yaşamından uzaklaştırma, kör karanlık dehlizlere göndermenin de altyapısı oluşturulmaya çalışılıyor. Saldırı adım adım geliyor, adım adım, ince hesaplarla…

Strateji belgesinde açıkça şu ifade ediliyor: Uygulanacak politikalar sermayenin rekabet gücü temel alınarak ve sermayeye herhangi bir yük getirmeden oluşturulacak. Bu stratejide biz işçi ve emekçilere, en çok da kadınlara düşen ise yıkım, yok ve yük sayılmak olacak…