Çarşamba, 14 Eylül 2011 (15 yıl 1 ay önce)
Torba yasadan işçi ve emekçilere çıkan hak gasplarına son olarak eklenen kıdem tazminatının yağmalanmasından işçi ve emekçi çocukları da paylarına düşeni almaya zorlanıyor. Torba yasanın çıkarılma aşamasında gençliği de bu yasanın meşruluğuna inandırmaya çalışan ve öğrencilere seçim öncesi bir parmak bal çalmak isteyen zihniyet, bu balı “öğrenci affı”yla birlikte yağlayarak yutturmaya çalışmıştı. İşte bu bal-kaymağın ardındaki mide bulandırıcı hırsızlık ve anne babalarımızın emekli parasına, iş-gelecek güvencesine dayatılan ayyuka çıkmış hak gaspları… İşte torbanın içindeki “zehirli kömürler, makarnalar…”
Kirli savaşın kanını sokaklara, dağ köylerine, çocukların üzerine akıttığı şu günler tam da zamanı! Kanın gövdeleştiği şu dönemlerde yaparlar ne yaparlarsa. Ulusal kimlikler üzerinden halklara yapılan saldırılarla, halkların kardeşliğine gaz atılan şu dönemlerde, bu kirli planlarla birlikte Türk ve Kürt işçi-emekçilerin önüne konulan kanlı set her gün asker ölümleriyle yükseltilmeye çalışılırken tam da zamanı! Kan ve kirli pazarlıkların had safhaya ulaştığı şu günlerde kimse ne olduğunu anlamaz mantığı bu kan emiciler açısından hala çok iyi bir araçken, biz işçi-emekçi ve gençler en temel insani haklarımızın gasp edilmesine izin vermeyeceğiz!
Üniversitelerimize hiçbir faydası olmayanlara, eğitimimizi ve yaşamlarımızı robotlaştırmak isteyen ve dahası eğitim hakkımıza paha biçenlere fırlatılan yumurtalar zihin açmış olacak ki, torba yasadan bir de öğrencilere sürpriz yumurta çıktı: “26 Ağustos 2011 tarihli 2011/2174 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı”nda yer alan bir maddeyle üniversite harç ücretleri fahiş oranlarda arttırılmış durumda. Karar resmi gazetede yayınlandığında hemen kimsenin farkına varmadığı skandal, üniversite kayıtlarının başlaması ile beraber ortaya çıktı. Geçtiğimiz günlerde “Bu yıl harçlara zam yok” açıklaması yapan hükümetin, aslında büyük bir tuzak kurduğu görüldü.
İlgili madde okunduğunda, tuzağın sadece okulu uzatmış olanlara kurulmuş olduğu düşünülse de, durum böyle değil. Okulu uzatmayan, sadece alttan ders alan herkes fahiş harç ücretleriyle karşı karşıya kalıyor. “Süresinde mezun olamayanların katkı payları ve öğrenim ücretleri” başlıklı 13. madde şöyle:
(1) 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 44 üncü maddesinin (c) fıkrasında yer alan öğrenim sürelerinde eğitimini tamamlayamayan öğrencilerden, aynı kanunun 46 ncı maddesinin (ç), (d), (e) ve (f) fıkralarında yer alan hükümlere göre katkı payı veya öğrenim ücreti alınır.
(2) Yukarıda belirtilen durumlarda herbir ders için kredi başına ödenecek katkı payı veya öğrenim ücreti tutarları, her bir dersin kredisinin ilgili dönemde alınması gereken toplam ders kredisine oranlanması sonucu bulunacak katsayının ilgili dönem için belirlenen öğrenci katkı payı veya öğrenim ücreti ile çarpılarak, ilgili yükseköğretim kurumunca dönem başlarında hesaplanır.
YÖK 2547 Sayılı kanun Madde 46 - (Değişik madde: 13/02/2011 - 6111 S.K./172. md.)
44 üncü maddenin (c) fıkrasındaki süreler içinde aynı yükseköğretim kurumundaki öğrenimi sırasında bir derse üçüncü defa kayıt yaptırılması halinde, ilgili dönem için öngörülen katkı payı ya da öğrenim ücretinin yanı sıra bu maddenin (c) fıkrasına göre hesaplanan kredi başına ödenecek katkı payı veya öğrenim ücreti; dersin alınacağı dönem için belirlenen kredi başına katkı payı veya öğrenim ücretinin yüzde elli fazlası, dördüncü defa kayıt yaptırılması halinde yüzde yüz, beşinci veya daha fazla defa kayıt yaptırılması halinde ise yüzde üçyüz fazlası ile hesaplanır.
Yani bu nereye gittiği belli olmayan ve kafa karışıklığına yol açan açıklamalar, hatta birçok öğrencinin kayıt yaptırırken karşılaştığı şoka, şokla karşılık veren kayıt bürolarında bulunan birçok memur da durumu anlayabilmiş değil. Henüz kimsenin bilmediği ve net bir açıklama yapamadığı bu hukuk adı altında yapılan gasplar, hırsızlıklar, gizli zamlar yine alttan alta hazırlanmış ve okulların açılmasıyla birlikte bizlere “Hoşgeldin hediyesi“ olarak sunulmuştur.
Bizlere okulda kaldığımız her yıl ve başarısız olduğumuz her ders için yüklü paralar istiyorlar, ne hakla! Bizlerin aldığı eğitimi ne koşullarda aldığımızı takip etmeyen devlet, harç paralarımızı inşaatlarda nasıl kardığımızı görmeyen devlet nasıl oluyor da öğrencinin derslerindeki başarısını birdenbire takip eder oldu? Bizlerden her dönem eğitime katkı payı adı altında milyonlarca para alan devlet, ödediğimiz paraları bizlere her eğitim yılında “biber gazı olarak geri gönderiyor”. Okula her yıl ödediğimiz tonlarca paralardan bir kuruş bile yararlanamazken, yemekhane parasını ödeyemezken, nasıl geçindiğimizi sorgulamayan devlet “başarımızı kontrol altına almak adı altında” ver(eme)diği eğitimin acısını başarısız saydığı derslerimizden çıkarmaya çalışıyor. Bizce devlet her başarısız ders için eğitim kalitesini biraz daha yükseltmeli ve öğrenciye katkı payı ödemelidir.
Öğrencinin başarısızlığını ayıp sayan ve bu başarısızlığı har(a)çla şantajlayan bu kan emicilerden anne ve babalarımızın kıdem tazminatlarının herbir kuruşunu çıkaracağız! İşçi sınıfının mücadelesini, öğrenci gençliğin ve Kürt ulusunun mücadelesiyle birleştirme zamanıdır şimdi. Şimdi sokaklara dökülme zamanıdır! Fabrikalardan, okullardan sokaklara!..
KIDEM TAZMİNATI GASPINA, HARÇ SOYGUNUNA KARŞI
* Sokağa, eyleme, genel greve!
* Yaşasın işçilerin birliği halkların kardeşliği!
* Bıji yekitiya karkeran bıratiya gelan!
DPG [Devrimci Proleter Gençlik]