İşgal altında bir ülkeydi. Kuşatıldığı devasa duvar ile tam bir halk hapishanesine çevrildi. Koskoca bir ülkeyi çalışma kampına, halkını ise sadece karın tokluğuna çalışacak kölelere çevirmek isteyen emperyalizme yetmedi bunlar, şimdilerde uygulanan ambargo ile açlıktan beter bir yoklukla terbiye ediliyorlar. Emperyalistler vaat ettikleri “yardımları” vermek için, Filistin halkına tam teslimiyeti dayatıyor. Filistin halkını Hamas ile El Fetih arasında yaşanacak bir iç savaşın yıkıcılığına sürüklemek istiyorlar.
Filistin, direnişin de acının da simgesi... Taş generaller üssü....
İLPS'nin düzenlediği bir sempozyum için Türkiye'de bulunan Filistin Genel Hizmet İş Sendikası Yürütme Konseyi üyesi olan ve Gazze'de yaşamını sürdüren Bakir Al Jamal, bugün Filistin Halkıyla Dayanışma Derneği'nde düzenlenen basın açıklamasıyla ülkesinin içinde bulunduğu durumu anlattı. Jamal anlatımını 5 temel sorun üzerinden yaptı:
- İlaç ve sağlık malzemesi yokluğu,
- Gıda yokluğu,
- Finansal yokluk ve maaş krizi,
- Utanç duvarı,
- Filistin Halk Kurtuluş Cephesi (FHKC) Lideri Ahmed Saadat'ın tutsak olarak bulunduğu hapishaneden İsrail operasyonu ile kaçırılması.
Filistin'e uygulanan ambargo sonucunda zaten hali hazırda çekilen ilaç ve tedavi araçları yokluğu daha da katmerlendi ve bunlara gıda, ekonomi ve maaşlar krizi de eklendi.
Bakir Al Jamal, Filistin halkının işgal altında seçimlerin olmayacağına inandığını, fakat başta ABD ve AB olmak üzere emperyalistlerin kendilerine seçimleri yapmalarını dayattığını belirtti. Fakat bu dayatmayı yapan emperyalist devletlerin, kendi gözlemcilerinin de kabul ettiği gibi belki de Ortadoğu topraklarının gördüğü en demokratik seçimlerin sonucunu kabul etmediğini belirtti.
Jamal, uygulanan ambargonun Hamas'a değil tüm Filistin halkına yönelik olduğunu vurguladı. Ayrıca sadece AB yardımının değil, Arap ülkeleri de dahil tüm dünyadan gelen yardımların kesildiğini söyledi. Çünkü bu yardımlar Filistin'e Dünya Bankası üzerinden geliyor. Önce DB'ye yatıyor daha sonra Filistin bankalarına geçiyor.

Jamal, ilaç konusunda en büyük sıkıntıyı yaşlıların, çocukların, diyaliz ve astım hastalarının yaşadığını belirtti. Bu kesimlerin ilaçları Gazze ve Batı Şeria'da bulunmuyor. 15 bin kan hastası hastanelerde yer olmadığı için zor durumdalar. Gazze'de yaşayan 1 milyon 200 bin kişinin çoğunluğunu çocuklar oluşturuyor.
Ambargodan dolayı şehirde ameliyat gereçleri bulunmadığı için bazı hastaların İsrail veya Batı Şeria'ya geçmesi gerekiyor. Fakat İsrail buna izin vermiyor. Bakir Al Jamal bu durumun ortaya çıkardığı korkunç sonuçları kendi yaşadığı bir örnek üzerinden anlattı.
Bakir Al Jamal'ın ayağından yaralanan yeğeninin Kudüs'te tedavi görmesine İsrail tam 3 hafta izin vermedi. Kudüs'teki merkezi hastaneden sınıra “bu çocuk en kısa zamanda hastanemize ulaşmalı” minvalinde bir yazı yazılmasına rağmen.. En sonunda izin çıktı fakat geç kalındığı için Bakir Al Jamal'ın yeğeninin ayağı kesildi. Kendi yaşadığı bir vakayı anlatan Jamal bunun gibi yüzlerce olay yaşandığını belirtti.
Bakir Al Jamal, Gazze'de hayvancılık fazla olmadığı için süt ve süt ürünlerinin kendileri açısından çok önemli olduğunu fakat 2 aydır şehirde ne normal sütün ne de bebekler için özel sütün bulunmadığını söyledi.
Jamal ayrıca yarı feodal olan ve ekmeklerini kendisi yapan Gazze halkının ekmek yapmak için un dahi bulamadığını aktardı. Bu durumun korkunç sonucunu da yine kendi yaşadığı bir örnek üzerinden anlattı. Un olmadığı için insanların ekmek almak için fırınlara gitmek zorunda kaldığını söyleyen Jamal, geçen günlerde 4 kişilik ailesine ekmek almak için 4.5 saat fırında sıra beklediğini anlattı. Filistin'de başta un olmak üzere fiyatlar fahiş rakamlara tırmanmış durumda.
Bakir Al Jamal, 5 yıllık 3. intifada sürecinde özel sektörün tamamen durduğunu, çalışmak için İsrail'e geçen 120 bin kişinin de 5 yıldır işsiz kaldığını aktardı. Filistin'de işsizlik yüzde 80'e dayanmış durumda. Bu duruma şimdi de ambargo dolayısıyla 140 bin kamu görevlisinin iki aydır maaşlarını alamaması da eklendi.
Bakir Al Jamal'ın değindiği diğer bir konu da utanç duvarıydı. Bu duvar ile Filistin Batı Şeria'da bırakın köyleri, aileleri dahi parçalıyor. Ekonomik ve insani çıkmaza sürüklüyor. Batı Şeria ekonomisi tarıma dayalıdır. İsrail bilinçli bir şekilde duvarı dağlık alandan değil en verimli tarım alanlarından geçiriyor. Jamal'ın aktardığına göre sadece Batı Şeria'da bu duvar ile 120 bin dönüm tarım toprağı işgal edilmiş durumda.

Öğrenciler ise eskiden 5 dakikada gittikleri okullarına şimdi 3 saatte gidiyorlar çünkü kontrol noktasından geçmek zorundalar. Bu durum fabrika işçileri için de böyle. Hatta işçilerin geçişi engelleniyor. Jamal duvarın geçtiği her yerde direniş ve eylemlerle karşılandığını da belirtti.
Bakir Al Jamal, Lahey'deki Adalet Mahkemesi'nin işgal altındaki topraklarda coğrafi değişiklik yapılamayacağı yönünde bir karar aldığını, bu karar doğrultusunda da Filistin halkının duvarın kaldırılmasını istediğini söyledi. Fakat Lahey'de alınan karara karşı İsrail'in duvar inşaatına devam etmesine şaşırmadıklarını da söyledi. Bugüne kadar uluslararası arenada İsrail alehine 200 kadar karar alındığını fakat hiç birinin uygulanmadığını belirtti. Bunun arkasında ise İsrail'in tek başına olmaması, emperyalizmin bir kolu olması gerçeğinin yattığını vurguladı.
Bakir Al Jamal'ın değindiği son konu ise Filistin Halk Kurtuluş Cephesi Genel Sekreteri Ahmed Saadat'ın 4 yoldaşı ve 1 Filistinli bakanla birlikte tutsak olarak bulundukları hapishaneden İsrail tarafından kaçılırıp, bir İsrail hapishanesinde esir edilmeleri oldu.
Operasyonun düzenlendiği hapishanenin Amerikan ve İngiliz askerleri tarafından korunduğunu belirten Jamal, İsrail operasyonundan 5 dakika önce emperyalist askerlerin hapishaneden ayrıldığını belirtti. Sabah 9:30'da emperyalist askerler çıktı, 9:35'te İsrail tankları bölgeyi kuşattı.
İsrail ordusunun Ahmed Saadatları ele geçirmesi tam 8 saat sürdü. İsrail ordusu 5 dakikada bir elleri havada dışarı çıkmalarını anons ederek buldozerlerle duvarları yıka yıka hapishanenin son odasına kadar ilerlediler. Fakat Ahmed Saadatlar böyle teslim olmaktansa ölmeyi yeğleyerek tam 8 saat boyunca direndiler. Jamal, dozer son duvarı yıktıktan sonra içeri giren bir İsrail subayının dışarı çıkmalarını emrettiğini fakat Ahmed Saadatların televizyonlarda da görüldüğü gibi değil ellerini havaya kaldırmak üstlerini dahi aratmadıklarını ve bundan gurur duyduklarını söyledi.
Jamal kuşatma başlar başlamaz Gazze ve Batı Şeria'da halkın sokaklara döküldüğünü ve 3 gün boyunca grev yaptıklarını anlattı. Aynı esnada başta Türkiye ve İspanya olmak üzere birçok ülkede de eylemler yapıldığını belirtti. Jamal bu eylemler üzerine oraya infaz yapmak için gitmiş olan İsrail'in bundan vazgeçtiğini ve Ahmed Saadatları esir aldığını vurguladı.
Jamal, 16 Nisan'da Ahmed Saadat'ın mahkemesi olduğunu fakat mahkemeye çıkmadığını, mahkemeyi hapishaneye gelmek zorunda bıraktığını ama yine de ifade vermediğini gururla anlattı. Diğer 4 tutsağın da dün zorla götürüldükleri mahkemede gardiyanların saldırılarına rağmen direnerek ifade vermedikleri de Jamal tarafından aktarıldı.
Direnişin yatağından haberler geliyor. Şimdilik pek iç açıcı değil. Emperyalizmi Ortadoğu'dan kovmak için emekçi halkların antiemperyalist mücadele kardeşliği gelişmedikçe olmayacak da.
İran'a karşı iyiden iyiye ısındırılan emperyalist saldırı ve Filistin halkını artık yaşayamayacak duruma getiren esaret bizlere Ortadoğu halklarıyla omuz omuza sürdüreceğimiz çetin mücadele günlerinin habercisi.
Güzel haberler mi duymak istiyorsun? Hem oradan hem buradan... Hazır ol o zaman...