Soruşturmalara karşı eylem

Geleceğimize, onurumuza sahip çıkmak için saldırılara cepheden bir karşı koyuş örgütlenmesi şart

GENÇLİK
Pazartesi, 3 Ekim 2011 (15 yıl 3 hafta önce)

Eskişehir Anadolu Üniversitesi'nde 4 Kasım 2010 günü 6 Kasım YÖK protestosuna çağrı yapmak amacıyla İki Eylül Kampüsü'nde bildiri dağıtıp afiş asan öğrencilere Özel Güvenlik çetesi ve polislerce bir saldırı gerçekleştirilmişti. Buna karşı kampüsteki hazırlık binasına geçen öğrenciler Anadolu Üniversitesi'nin uzun süredir gördüğü en görkemli direnişlerden birini gerçekleştirmişti.

Üniversitedeki siyasal faaliyeti ve devrimci öğrencilerin bu direnişi karşısında püskürtülmeyi hazmedemeyen polis ve ÖGB çetesi öğrencilerin üstüne kantinin camlarını kırarak saldırmış onlarca öğrenci yaralanmış ve kırktan fazla öğrenci gözaltına alınmıştı. Gözaltına alınan öğrencilere rektörlükçe de soruşturma açıldı. Bir çok öğrenciye uyarı kınama gibi cezalar veren rektörlük sekiz öğrenciye de bu günden başlamak üzere 1 hafta uzaklaştırma verdi.

Bu duruma karşı örgütlenen aralarında DPG aktivistlerinin de bulunduğu devrimci öğrenciler, üniversite öğrencileri pankartı arkasında bu gün bir yürüyüş ve basın açıklaması gerçekleştirmek üzere toplandı. Basın açıklaması öncesinde devrimci faaliyetin engellemesi sonucunda okulda tek bir faaliyet yürütemeyen faşistlerin kampüs dışında bir alan olan Yunus Emre Kampüsü önündeki Açıköğretim binası önünde bildiri dağıttığı öğrenildi. Devrimci öğrencilerin toplanması üzerine faşistlerin alanı terk ettiği bilgisi ulaştı.

Planlandığı üzere basın açıklaması gerçekleştirmek için kampüs önüne kitle sloganlarla yürüdü. Burada rektörlüğü polisi ve ÖGB çetesini teşhir eden konuşmalar yapıldı. Basın açıklamasından sonra kampüs önünde bir forum gerçekleştirildi. Forumda DPG aktivistlerinden bir kişi söz aldı. Kitleye geleceğimize, onurumuza sahip çıkmak için işçi sınıfına yönelik saldırılarla paralel yürüyen öğrencilere yönelik saldırılara cepheden bir karşı koyuş örgütlenmesi gerektiğini, dünyadaki gençlik hareketi deneyimlerinden çok dersler çıkarabileceğimizi, meydanların Tahrir'leştirilmesine yüklenilmesinin önemini anlattı.

Eylemde "Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiç birimiz", "YÖK, polis, medya bu abluka dağıtılacak", "Faşizme karşı omuz omuza" sloganları atıldı.