Çarşamba, 19 Ekim 2011 (15 yıl 1 hafta önce)
Endonezya maden işçilerinin Küresel ‘dev’e karşı direniş sürüyor
Endonezya maden içileri, küresel dev maden şirketi
PT Freeport McMoRan’a (FMGC) karşı mücadelesini sürdürüyor. Eylül ayında 8 bin işçinin ücret artışı, sağlık sigortası ve çoçukları için eğitim hizmeti gibi taleplerle başlattığı grev, hükümet ve şirket yetkilileriyle sendika arasındaki müzakerelerin tıkanması sonucu
Tüm Endonezya İşçileri Sendikası (SPSI) tarafından Kasım ayı ortasına kadar uzatıldı.
Maden işçileri, Freeport’un
Avrupa,
Güney Amerika,
Afrika ve
ABD’deki çalışanlarınınkine eşit bir ücret düzeyi ücret talep ediyor. Şirketin grevci işçileri işten atmakla tehdit etmesi ve sözleşmeli işçi çalıştırmaya başlaması sonucu madeni kuşatarak bütün yolları kapatan binlerce işçiyle güvenlik güçleri arasındaki çatışmalarda şu ana kadar
dört işçi katledildi ve birçok işçi de yaralandı. Bunun üzerine Freeport, bölgede ayrılıkçı isyancı güçler tarafından boru hatlarına sabotajlar düzenlendiğini bahane ederek madendeki tüm üretim faaliyetlerini durdurduğunu açıkladı.
ABD merkezli (Arizona, Phoenix) Freeport maden şirketi, altın üretimi ve kârlılık oranı bakımından dünyada birinci, bakır üretiminde ise 2. sırada yer alıyor. Şirketin
Peru’daki bakır madenindeki işçileri de 29 Eylül’den bu yana grev yapmakta...
Freeport Grasberg Madeni, Endonezya’nın en yoksul eyaleti olan
Papua’da bulunuyor. Papua aynı zamanda bölgede bağımsızlık yanlısı bir isyan hareketinin varlığını nedeniyle Endonezya ordu ve polisinin bir karargahı ve yıllardır bir insan hakları ihlal merkezi. ABD’nin finanse ettiği bölgedeki askerî ve paramiliter güçler şirketin de güvenliğini sağlıyor.
Ayrıca Freeport çevre katili bir şirket. 1996 tarihli uluslararası rapor, Freeport Maden şirketinin 3 milyar ton zehirli kimyasal maddeyi nehirlere boşalttığını ve yağmur ormanlarına büyük zarar verdiğini ifade ediyordu.
Freeport’un selefi olan sülfür şirketine, 1960’ların ortasında 20. yüzyılın en büyük katliamlarından biri olan ve 1 milyon komünist ve yakınının öldürüldüğü katliamın hemen sonrasında hükümet tarafından çok büyük araziler hibe edilmiş ve yerli halk topraklarından atılmıştı.
Kaynak:
sol küre