1 Mayıs alanından röportajlar

GÜNCEL
Pazartesi, 1 Mayıs 2006 (20 yıl 5 ay önce)

Kadıköy 1 Mayıs alanında işçilerle yaptığımız röportajların bir kısmını yayınlıyoruz:

Alana iş bırakarak mı geldiniz?

Mert Akışkan işçisi Sabit: Evet, iş bırakıp geldik. Mevcudumuz 80 kişi. Silindir üretiyoruz. Her sene geliyoruz. Amacımız devleti uyarmak, her şey için; mesela... işçinin çalışma ortamını korumak için.

Evet, bahsettiğiniz genel sağlık sigortasını da biliyoruz, kimse 60 yaşına kadar işçi çalıştırmaz. Çalışan işçiye kadar etkiliyor. Bence sağlık alanında insan sağlığına biraz daha önem verilmeli. Masa başında tedavi yapılıyor.

Serna Serel grevcisi Sevim Aydın: 1 Mayıs resmi tatil olsun, işçi ve emekçilere hayırlı olsun. 1 Mayıs'ı bilmeyenlere gelince, bilinçli arkadaşlarımız firmalara girip onları uyarmalılar. Biz artık her şeyin farkındayız, AKP hiçbir şey bırakmadı, her şeyi satıyor.

Eski haklara bakıyoruz şimdikilere bakıyoruz, biz haklarımızı çoktan kaybetmişiz de yeni yeni farkediyoruz. Ama dediğim gibi emekçiler ve işçiler ve sendikacılar birbirini uyarmalı ki birlik olsun.

Tersane işçisi Mehmet: Torland tersanesinde çalışıyorum. Sigorta yok, sadece giriş yaparken yapıyorlar. Başına bir iş gelirse hemen yanına baretini, emniyet kemerini koyuyorlar.

Bugün nasıl geldiniz?

Mehmet: Bugün kovulduk, biz de geldik. İçmeler Köprüsünde baktık otobüs kalkıyor gelelim dedik.

Berhan: İlk defa katılıyorum. Daha önce 1 Mayıs'a katılmadım, çünkü ege bölgesinde çalışıyordum.

Mehmet: Ben katılıyordum.

Berhan: Sabah gittik, iş kalmamıştı, onlar da çıkardılar. İş atmalar çok, adam sigortasız. İşine gelmedi mi hemen tazminatsız işten çıkarıyorlar.
İşten çıktık, eve gidiyorduk, tam baktık İçmeler köprüsünde otobüs kalkıyor, gidelim dedik, bindik geldik.

Berhan: Ya tabii tesadüfler dışında katılmak gerekir. Hakkını savunmak lazım böyle bir ortamda. Ama daha önce denk gelmedi ya da bize söylenmemişti.

Mehmet: İşçilerde bence bilinç var, ama güvensizlik var.

Berhan: Ben tersanede çalışalı 1 yıl oldu. 22-23 milyon günlük yevmiye alıyordum.

Mehmet: Ben de 5 yıllık işçiyim.

Peki 1 Mayıs'ın niçin doğduğunu biliyor musunuz?

Mehmet: Hayır

8 saat çalışma, dinlenme ve sosyal zaman talebiyle doğdu. Şimdi kaç saat çalışıyorsunuz?

Berhan: 12-13 saat. Gerçekten çok şey kaybetmişiz. İnsan gerçekten hakkını öğrendiği zaman çok üzülüyor. Bir gün sendikaya gittim, Anadolu'da tersanede çalışıyordum, paramızı alamayınca sendikaya gittim. Sendikada çalışma maddelerini görünce orada şok oldum. Günde 8 saat, haftada 37 saat, 40 saat. yani çok hakkımız var ama bilmiyorum. O hakları da birlik beraberlikle alabiliriz, bir kişiyle iki kişiyle olabilecek gibi değil. Başka türlü alınmaz.

Birlik beraberlik nasıl sağlanabilir sizce?

Mehmet: İşyerlerinde taşeron uygulamasına son vermek lazım. İşçilerin haklarına sahip çıkmak lazım.

Berhan: Bence var ya, taşeronluk giderse gerçekten eminiz ki patronlardan hakkımızı rahatlıkla alırız. Her şeyi yapan taşeron, mesela adam benden 50 bin lira keserse cebime kardır diyor ve kesiyor. Evet işçi işçiye düşman oluyor. Bir de birlik beraberlik olmayınca işler yürümüyor.

Mehmet: Taşeronluk kalkarsa kadrolaşmaya gitmek zorunda kalırlar, kadrolaşma da işçiler için çok iyidir, çünkü o zaman tüm sosyal hakların olabilir. Tersanelerde kadrolu çalışanlar var, tüm sosyal hakları var ama yevmiyecilerin yok. Mesela biz, taşerona çalışıyoruz.

Bu 1 Mayıs'ı nasıl değerlendiriyorsunuz?

Berhan: Bence iyi. Bundan sonra katılırım. Çünkü birlik beraberliğin sonuç getirdiğini öğrendik. Böyle bir ortam yapılmış olmasaydı biz başka sesimizi nasıl duyuracaktık ki? Şimdi tutup medyaya gitsek bile medya yayınlamazdı. Ama böyle birlik beraberlik halinde yayınlarlar.

Ne zaman örgütlendiniz ve ne iş yapıyorsunuz?

GU BKS işçisi Üstün Güneş: 3 ay önce. Metal üzerine bir fabrikada çalışıyoruz.
İlk defa 1 Mayıs'a katılıyorum. Gerçekten kitle çok güzel, tuhaf oluyorum, doluyorum sanki! Yani görüyorum ki Türkiye'de bir şeyler yapılabilecek. Hep böyle gidecek inşallah.

Şu ana kadar yaşamın nasıldı?

Üstün: Böyle ortamlara girmezdim, böyle topluluklara katılmazdım. Kendi halimde bir insandım. 93'ten bu tarafa çalışıyorum. Bu işyerinde de 1 yıldır çalışıyorum.

Nasıl oldu da örgütlenmeye karar verdiniz?

Üstün: Bir arkadaşım beni çay içmek için evine çağırdı. Onlar da Coca Cola'da çalışıyorlarmış. Bana dedi ki biz örgütlendik, siz de örgütlenin. Biz örgütlendik, Cola'yı işgal ettik, bir şeyler yaptık, başaramadık ama yine de bir şeyler yaptık, siz de yapın dedi. Ben de örgütlenmeye karar verdim, işyerine geldim, arkadaşla konuştum, ondan sonra hep beraber örgütlenmeye karar verdik. Çok hızlı örgütlendik, 15 günde örgütlendik.

Kaç kişi çalışıyor işyerinde?

Üstün: 214 kişi. İçimizde bilinçli insanlar da vardı. Yani işçiler zaten rahatsız olduğu için böyle bir şey arıyordu. Oldu da. İşten atmalar da oldu. Yetkiyi bekliyoruz ama kapının önünde bekleyeceğiz. Bugüne kadar kapıda değildik ama bugünden sonra gün boyu kapıda bekleyeceğiz.

Üstün: Ben 1 Mayıs'la ilgili diyorum ki, 1 Mayıs'a hiç gelmemiş, görmemiş insanlar gelsinler, bu birlikteliği görsün, el ele versinler. Daha güzel, daha umutlu, daha kazanabilecğimiz ortam sağlansın. Bunu kim sağlayacak? Biz! İşçiler, emekçiler, haklılar! Haksızlar zaten yukarıda duruyor.

Nasıl bir yaşam istiyorsun?

Üstün: Hakların eşitçe dağıtıldığı bir ortam istiyorum. Dışarda rahat ortam olsun ki evimde de rahat olayım. 350 milyona değil de 1 milyara çalışmak istiyorum. Bunu da şahsım için istemiyorum, bütün insanlar için istiyorum.

İlk defa mı katılıyorsunuz?

Cevahir Deri direnişçisi Yerli Batı: Evet ilk defa katılıyorum. Daha önce katılmamanın nedeni, bu sene yeni işe başladım. Daha önce köydeydim. Köyden geldim, Cevahir Deri'ye girdik, çalıştık. 6 ay geçti, 6 ay sonra sendikalı olunca işten çıkarıldık.

Peki bu ilk 1 Mayıs'la ilgili düşüncen ne oldu?

Yerli: Birlikten güç doğar derler. İşçiler mecbur bu bayrama katılsınlar yani. İlk defa böyle kalabalık görüyorum. Çok güzel bir duygu, yaşamak lazım.

Peki direniş için ne söylersin?

Yerli: Haklarımızı kazanmak için mecbur direnmek gerekiyormuş. Direnmeden de olmuyor.

Peki bu kalabalık da sana ne kadar çok sokağa çıkarsak, eylem yaparsak haklarımızı alabiliriz düşüncesini veriyor mu?

Yerli: Evet, illaki tabii ya.

Sizin gibi direniş yaşayan ya da sendikalı kesimler dışında katılım zayıf, sence neden?

Yerli: Bilinçsizlik yani. Bu işin içinde olmadan önce, ben de daha önce direniş nedir, 1 Mayıs nedir bilmiyordum. Örgütlediler sağolsunlar. Deri-İş bizi sahipleniyor, örgütlüyor.

Çevrene direnişle ilgili ne anlatıyorsun?

Yerli: Anlatmamaza gerek yok, bilen bilir yani. Direniş nedir, ne anlama gelir.... Ben de daha önce bilmiyordum, yaşayınca öğreniliyor.
Sloganların hepsi de güzel ya. İşçileri temsil eden bir şey yani.

Direnişinize asker baskısı devam ediyor mu?

Yerli: Askerin baskısı devam ediyor, biz de hakkımızı arıyoruz. Ben de askerlik yaptım ama askeriyenin bu kadar patrondan yana olduğunu bilmiyordum. Askerlerle konuşuyoruz, onların içinde emekçi insanların çocukları var ama başındakiler, komutanları... Onlar yapıyorlar.


1 Mayıs'ın nasıl doğduğunu biliyor musun?

Yerli: Hayır. 1 Mayıs'ın tarihçesini ben de bilmiyorum. Ama bedeller ödenmiş yani. İşçilere mesajım birlik olsunlar, örgütlensinler, bilinçlensinler, gerçekten güzel bir duygu.