İster Amerikalı ister Iraklı olsun, düşmanımız tektir: Yüzde 1'lik zalim sömürücüler
Iraklı kadınlardan Wall Street işgalcilerine ‘mesaj’ var
Irak'ta Kadınların Özgürlüğü Örgütü (OWFI), Irak'ta kadın hakları için ve siyasal İslâm'a karşı mücadele ediyor. Aşağıdaki makalenin yazarı olan Yanar Mohammed, 2003'te kurulan örgütün yöneticisi ve kurucularından biridir.)
Sevgili Wall Street işgalcileri,
Dünya genelinde insanların gözleri sizin üzerinizde; hakkınızdaki haberleri takip ediyor ve -sadece öfke ve hayal kırıklıklarınızı göstermek yerine- hayallerinizi gerçek kılmanızı umut ediyorlar.
Demokrasi, hayatlarını etkileyen kararlarda tüm bireylerin eşit söz söyleme hakkını güvence altına alması gereken bir rejim olduğu halde, sokaklara dökülmek zorunda kalıyorsunuz; çünkü politikacılar ve bankacılar kapalı kapılar ardında kararlar alıyor ve evlerinize hiçbir şey elde etmeden geri dönmeniz için bir polis ordusu kiralıyorlar.
Yüzde 1’lik servet sahibi bir kesim, işlerinizi, sağlıklarınızı ve hayatlarınızı yıkıma uğratıken, masum ve hiçbir şeyden kuşkulanmayan milyonlarca insanın geleceğini değil, sadece kendi bankalarını önemsiyor. Ekonomik büyüme dönemlerinde sizin emeğinizle finanse edilen bu bankalar, sonuçta yüzde 1 için tam bir lüks mallar savurganlığı meydana getiriyor; oysa onların iflas ve krizleri, sizi en temel kaynak ve haklarınızdan yoksun bırakıyor.
Irak Savaşı'na karşı olduklarını ifade ederek ABD ve dünya genelinde protesto yürüyüşleri gerçekleştiren milyonlarca insanı dinlemeksizin Irak’la savaş peşine düşen yine bu yüzde 1’lik kesimdir. Demokrasi iddiasına rağmen bu yüzde 1, yalnızca tüm dünya halklarına karşı değil, kendi sınırları içinde de faaliyete geçirilen devasa ordular kuruyor.
Küresel devrimlerin ikinci dalgası, kapitalist otoriter iktidarların biz milyarlara dayattığı zulüme, ötekileştirmeye ve sefalete karşı yüzde 99 (yani küresel işçi sınıfı) sıfatıyla başladı. Tüm temsil iddialarına rağmen kapitalist devletler, siyasal sistemlerinin yol açtığı ekonomik yıkımın maliyetini işsizlik ve bütçe kesintileriyle halka ödettiriyor; oysa batan bankalar tam da halkın katlandığı binbir zahmetin yarattığı bu aynı kaynaklar kullanılarak kurtarılıyor. Bu sözde demokrasiler, milyarlarca insanının yoksulluk ve sefaletinin önlenmesiyle, kendi siyasal egemenliklerinin istikrarı kadar alakalı değiller. Üstelik bu yüzde 1’lik kesim, dünya genelinde yakın zamanlarda istila edilen ülkelerde aynı sorunlu kapitalist “demokratik” siyasî yapıları yeniden kuruyor.
Batılı kapitalist devletlerin yarattığı sözde Irak demokrasisi, Irak petrolünü yüzde 1'i oluşturan siyasetçiler ve şimdi (25 Şubat’tan beri süren) Irak Tahrir Meydanı’ndaki gösterileri silah, işkence ve sopayla ezmek için eğitilen yeni kurulmuş muazzam bir ordu arasında bölüştürüyor. Iraklı yüzde 99, onlara ait olanı talep etmek için uygun koşulların gelmesini bekleyerek öfkeyle kaynıyor; Wall Street’i işgal eyleminde sağladığınız ilerlemeyi memnuniyetle izliyorlar, çünkü ister Amerikalı ister Iraklı olsun, düşmanımız tektir: Yüzde 1'lik zalim sömürücüler.
ABD’nin Irak’tan çekilme planları dünya kamuoyuna duyurulmuş olsa da, Amerikan üslerinin köy ve kentlerimizin çevresinde şu ya da bu şekilde varlıklarını sürdüreceğinden, gerek görüldüğünde herhangi bir halk ayaklanmasını ezmek ve saldırmak için tamamen hazır olacağından eminiz. ABD yönetimi halihazırda Irak’taki eşitsizlik ve baskı sistemlerini sürdürecek Iraklıları başa geçirmiş olsa da, en kötü durum senaryosuna karşı ordu cephaneliklerini hazır tutmaya devam edecek. Yeni kurulmuş demokrasimizin bize bağışladığı sadece yoksulluk, eşitsizlik, muhalefeti sindirme, halkın çoğunluğu ve özellikle kadınlar için insan haklarından yoksunluktur.
Dünya halkları hem savaş kültürünü hem de zenginlerin “demokrasi”sini reddetme noktasına geldi. Şimdi, herkese eşit zenginlik sağlayan bir politik sistemin, başka bir deyişle serbest piyasa kurallarının bir avuç zenginin cebini doldurarak milyarlarca insanı aç bırakmadığı sosyalist bir sistemi kurma zamanıdır. Küresel ölçüde böylesine birleştirici bir hareket, en hayalperestlerin kurduğu çılgınca düşlerin bile ötesindeydi; ama 2011 yılı dahilinde gerçek olup çıktı. Bunu sağlamada sizin işgal hareketiniz öncü bir rol oynadı
Açlık ve savaşlar zalim Yüzde 1’lik kesim tarafından planlarak örgütlense de, insanlık değerlerine, eşitliğe ve herkes için refaha dayalı daha iyi bir dünya yaratmak, Yüzde 99’un sorumluluğudur. Böyle bir dünyada kararlar Dünya Bankaları, kapitalistler ve onların devlet adamları tarafından değil, doğrudan işçi sınıfının temsilcileri tarafından alınacaktır.
Yüzde 1’e uygun talepler önermek çözüm değildir, çünkü onlar defalarca başarısızlığa uğradı ve sadece emekçi halkı sefalete sürükleyerek daha fazla ekonomik fiyaskoya neden olan yöntemleriyle yola devam edebilirler.
Artık ikinci bir adım atma zamanı geldi. Şimdi Yüzde 1’in saray ve şatolarına zorla girme, haklı olarak size ait olanı isteme, küresel barışa, insanlığa ve eşit servet bölüşümüne dayalı yeni bir döneme başlama zamanıdır.
Sizleri bütünüyle destekliyor ve Irak’ta, Suriye’de, Mısır’da, Tunus’ta, Yemen’de ve tüm dünyada egemenlere karşı olan direnişimizi sürdürüyoruz.
Yaşasın Yüzde 99’un Mücadeleleri, Kahrolsun Yüzde 1!
Yanar Mohammed
Irak’ta Kadınların Özgürlüğü Örgütü
Kaynak: Frontlines of Revolutionary
31 Ekim 2011
sol küre