Cumartesi, 19 Kasım 2011 (14 yıl 11 ay önce)
YAŞANACAK DÜNYA
Köln'de Ceni Kürt kadınları “Kadın kırımına hayır!” yürüyüşü örgütlediler. Saat 13:00′te Eberplatz‘da toplanan kitle Dom Garı‘na kadar yürüdü. Sık sık “Almanya destekliyor, Türkiye vuruyor!”, “Yaşasın uluslararası dayanışma!”, “Türkiye Kürdistan’dan defol!”, “Artık kadın kırımına son!” sloganları atıldı.
Kürsüde yapılan konuşmada şunlar vurgulandı:
Kadın kırımı, tecavüz kültürünün sonucudur. Kadının fiziki, düşünsel, ruhsal, kültürel, ideolojik ve politik kırımı teşkil eder. Bu nedenle ilk ezilen cins, sınıf ve ulus olan kadının, kadın kırımının her türlü biçimine karşı mücadelesi varoluşsal bir sorundur. Çünkü ataerkil zihniyet ve kültürü, hem toplumu hem de doğayı topyekün kırım noktasına getirmiştir. Bu nedenle kadın kırımı aynı zamanda toplum kırımıdır.
Yaşamevi Kadın Komisyonu adına da bir metin okundu. Metni yayınlıyoruz:
İnsanlığın yarısını kadınlar oluşturuyorsa mücadelenin yarısı da kadınlardan oluşmalıdır!
Kadına yönelik şiddet her dönem her ülkenin gerici yozlaştırıcı düzeni içerisinde katmerlenerek günümüze kadar gelmiştir. Kapitalizmden beslenen, militarizmle sarıp sarmalanan, din, töre ve geleneklerle içselleştirilen kadına yönelik şiddet, sistem tarafından değişik biçimler ve adlarla yeniden yeniden üretilmektedir.
Ruanda’da, Bosna’da, Kürdistan’da, Kosova’da olduğu gibi her savaşta, yüzbinlerce kadın tecavüze uğramıştır. Savaş sırasında ülkelerin yağmalanması yetmiyormuş gibi kadınlar da toplu bir şekilde alınıp satılmakta, tecavüze uğramaktadırlar.
Bir taraftan da dinci gerici geleneklerin kurbanı olan kadınların zorla evlendirilmeleri, sünnet edilmeleri vb. onların maruz kaldıkları farklı şiddet biçimleridir.
Kapitalist sömürü çarkında kadınların emeği ucuz emek kategorisindedir. Erkeklerle aynı işi yaptıkları halde eşit ücret alamamaktadırlar. Kriz dönemlerinde kapıya ilk konulan yine kadınlar olmaktadır. Aynı zamanda işyerlerinde tacize maruz kalmaktadırlar. Savaşlarda en çok kırılan yine onlardır.
Dünyada her üç kadından biri şiddet görmektedir. Her yıl 25 bin kadın tecavüze uğruyor.
Kadınlar şiddete uğramalarına rağmen hiçbir zaman susmamışlar ve mücadele yolunu tercih etmişlerdir.
Özgürlük için, insan olma özlemi doğrultusunda ödedikleri bütün bu ağır bedellere rağmen kadınlar sınırlarını parçalama çabasından vazgeçmiyorlar. Temel önemdeki kadın haklarının alınması sınırsız, sömürüsüz bir dünyaya ilerlemenin taşlarını oluşturacaksa -ki öyledir- bunlar kazanılmalıdır. İnsanlığın yarısını kadınlar oluşturuyorsa mücadelenin yarısı da kadınlardan oluşmalıdır!
Yaşamevi Kadın Komisyonu