Vicdanlar çürütülemez!

İzmir'de İHD'li kadınlar, "Bu ülkede gece yarıları çalınan kapılar ölüme açıldı; bu ölümler karanlıkta kaldı" diyerek gözaltında kayıplara dikkat çektiler

KADIN
Pazar, 27 Kasım 2011 (14 yıl 11 ay önce)

Türkiyenin vicdanını ölüm kuyularında çürütemeyeceksiniz!


İzmir İHD, kadına yönelik şiddetle mücadele günü dolayısıyla bir basın açıklaması gerçekleştirdi. Gözaltında kaybedilen kadınlara ilişkin devlet arşivinde yer alan her türlü belgenin açıklanmasını istedi.

Basın açıklamasına saaat 12:00'de Eski Sümerbank önünde başlandı. Açıklamayı İHD adına Meryem Çağ okudu. Basın açıklamasında kadına karşı şiddetle mücadele günü dolayısıyla İHD ve kayıp yakınları olarakak, gözaltında kaybedilen kadınlara ilişkin devlet arşivinde yer alan her türlü belgenin açıklanmasının isteneceği, kadınların kaybedilmesinde sorumluluğu olan asker-sivil tüm görevlilerin tutuklanmasının talep edileceği vurgulandı.
Bu ülkede gece yarıları çalınan kapılar ölüme açıldı. Failleri bellli bu ölümler dünden bugüne karanlıkta kaldı. Muhaliflere, insan hak savunucularına, sosyalistlere, Kürt halkına sunulan ise gözaltında kayıp, yargısız infazlar oldu.

Yaşanan her ölümün ardından halkın karşısına 'failleri yakalayacağız!..' demeçleriyle gelen yetkililerin beyanları ise sadece günü kurtarmaya yönelik samimiyetten uzak beyanlar olarak hafızalarımızda kaldı. Bir de bilenlerin beyanları eklendi bunlara, tıpkı Ayhan Çarkın'ın açıklamaları, Abdülkadir Aygan'ın itiraflarında bahsettiği gibi: 'iş yapmak demek yasadışı yollardan bir insanı alıp, JİTEM' e götürüp sorgulayıp sonra da infaz etmek, ölüsünü sağa sola atmak ya da gömmek demekti'.
Bu özel günde anlatılacak kayıp öykülerinin kadınlara ait olduğuna dikkat çeken Çağ, birçok faili meçhul operasuyonda adı geçen Tuğgeneral Yavuz Ertürk komutasındaki Bolu Komando Tugayı'nın mezraya baskın yaptığını, operasyonda Hatun Işık, Yeter Işık, Hıdır Işık, Elif Işık, Düzali Serin, Gülizar Serin ve üç yaşındaki bebekleri Dilek'in kaybedildiğini, ailesinin başına gelenleri sonradan duyan ve mezraya giden Ali Işık'ın cesedinin ise 8 Ekim 1994'te çıplak ve başı ezilmiş bir şekilde köy dışında bulunduğunu söyledi.

Çağın konuşmasının ardından İHD Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan da bir konuşma yaptı.

Basın açıklaması konuşmaların ve sloganların ardından 10 dakikalık oturma eylemiyle sonlandırıldı.