Bir kadın cinayeti daha!...

Esin öğretmen, eşi tarafından uçurumdan aşağı atıldı. Mahkeme takipsizlik kararı verdi

KADIN
Pazar, 27 Kasım 2011 (14 yıl 11 ay önce)

Örtbas edilmek istenen bir kadın cinayeti daha

Esin Güneş isimli öğretmen, 24 Ağustos 2010 günü eşi ve eşinin taksici arkadaşıyla Siirt'in Aydınlar (Tillo) ilçesindeki Kale denilen uçuruma götürülüyor. Burada "ayağı takılarak" uçurumdan düşüyor!

Uçurumdan atılarak katledilen Esin öğretmen cinayetinin üzeri mahkeme tarafından örtülmek isteniyor.

Takipsizlik kararıyla düşen dava ailesinin itirazı ve ısrarı sonucu yeniden açıldı. Dava 30 Kasım 2011 tarihinde, saat 09.00'da Siirt Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülecek. Somut delilleri dahi incelemeyen mahkemeye haklı isyanı var babanın.
Durumun peşini bırakmayan babanın davayla ilgili kaleme aldığı olayın ayrıntılarını irdeleyen yazıya yer veriyoruz:
Siirt’in aydınlar ilçesindeki bayan öğretmen cinayeti

24/08/2010 tarihinde ramazan günü bir bayan öğretmen eşi ve eşinin taksici arkadasıyla aydınlar ilçesin de bulunan kale mevkisine götürülüyor gözlerden uzak bir yerde oturduklarını ve eşinin ayağının kayarak 150 metrelik uçurumdan düştügünü ve bu şekilde öldüğü, olayın ayrıntıları olaydaki ıspatlanması güç olan durumları savcılığın konu ile ilgili yapması gerektiği halde yapmadıklarını ve böyle bir olayın nasıl KAPATILMAYA ÇALIŞILDIĞINI bir baba olarak son çare gördüğüm sizlere kısaca özetliyecem.

Umarım bir insan hayatı sizin için değerlidir ve vijdanın ve mantığınızın sesine kulak vererek olayın aydınlatılmasında emeğiniz geçer.

Kısaca olayda adı geçenleri belirterek başlıyayım. Esin Güneş (olayda hayatını kaybeden kızım), Güven Güneş (EŞİ), Beşir Üzüm (Güven Güneş'in taksici arkadaşı, daha önce hayat kadınlarını pazarlamayla ilgili soruşturma gecirmiş.)

Olay günü Esin Güneş bir gün öncesinden sözleştigi gibi ablasıyla beraber çarşıya gitmek için hazırlanırken eşi gitmesine izin vermiyor. Saat 16.30'da ablasına telefonla mesaj atarak, çarşıya çıkmasına eşinin izin vermediğini söylemesi üzerine ablası annesini arayıp eşine telefon açmasını ve ne sorun çıktığını sormasını istiyor. Annesi telefon açtığında telefona Güven Güneş cevap verip telefonda kayın validesiyle tartışıp izin vermeyeceğini söylüyor. Olay üzerine Esin Güneş'in annesi hemen evlerine gittiklerinde pencerelerinin açık olduğunu fakat evde kimse olmadığını göruyor. Esin'in komşusu ise Esinlerin 5 dakika önce eşiyle beraber evden hızla çıktıklarını söylüyor. Bir umutla Güven Güneş'in babasının evine uğrayan Esin'in annesi burdanda cevap alamıyor. Eve dönüp beklerken, saat 18:30 gibi Güven Güneş'in babası telefon açıp Esin'in kaleden düştüğünü belirtiyor.

Şimdi olayın sizin veya bir yakınınızın başına geldiğini düşünerek vijdanınızita kulak vererek lütfen hukukun nasıl işletilmediğine dikkat edelim. Hukukun üstünlüğü mü üstünlerin hukuku mu?

Saat 16:30 mesaj geliyor. Yaklaşık 10 dakika sonra Esin ve eşi evden cıkıyor. Aydınlar ilçesi Siirt merkeze 15 km uzaklıkta. Oraya varmaları saat 17:00 gibi oluyor. Aydınlar ilçesinin Kale mevkisinde küçük bir mesire alanı bulunmakta. Orada yapılan çeşmenin fotoğraflarını çeken kaymakamlığa bağlı bir fotoğrafçı saat 17:10’da (muhtemelen durumdan şüphelendiği için) yapılan çeşmenin yerine onları fotoğraf karesine alıyor.

Esin, eşi ve eşinin taksici arkadaşı mesire alanının dışında demir parmaklıklarla korunan bölgenin 150m uzağında kimsenin görmeyeceği daha çok madde bağımlılarının gittiği yere (ramazan ayında oruçlu iken) doğru ilerliyor ve saat 17:30'da ambulans çağrılarak düşme olayı Beşir Üzüm tarafından 112'ye bildiriliyor.

ÖNEMLİ: Esin'in tırnak arasında farklı bir kişiye ait DNA'ya rastlanıyor Adli Tıp raporunda. VE BÖYLE BİR OLAYA TAKİPSİZLİK KARARI VERİLİYOR. Şimdi savcılığın hiçe saydığı ve belgelerdeki tahrifatları belirteyim. Lütfen yazıyı bir insanlık görevi olarak okuyun ayrıntılara dikkat edin.

Dosya no: 2010/311

1) Bu DNA kime ait savcılığı hiç mi şüphelendirmiyor. Yazının devamını lütfen okuyun.

2) Esin ve Güven'in cep telefonları jandarmanın incelemesinde arabanın torpido gözünde görülmeyen alt kısmında kapalı, neden çantasında değil?

3) Normalde başörtülü olan Esin o gün neden başörtülü değil?

4) İki kademeli uçurumun önce 3 metrelik kısmına düşen Esin'in bu bölgede 40 cm çapında kan izi varken, buradan tekrar ayağa kalkıp 150 metrelik uçuruma düştüğü söyleniyor. Ordan kalkmaya çalışırken 3 metrelik kısma eşi neden inip tutmadı?

5) Ordaki ilk kademeden tekrar nasıl düştü? Yoksa oraya inip ordan bir daha mı atıldı?

6) Ramazan ayında pikniğe kim gider? Neden gözlerden uzak kısma gidilmiş? Evli bir kişi eşini yabancı erkekle veya erkeklerle gözlerden uzak kısma götürür mü, sohbet amacıyla?

7) Savcı olay günü evlerinde neden araştırma inceleme yapmıyor?

8) DNA örnekleri kime ait muhtemelen orda yabancı bir erkek daha vardı? Savcılık cep telefonu kayıtlarına bakıp bu şahısların DNA örnekleriyle inceleme istemesi acaba gereksiz bir iş midir? Savcı kendi çocuğu olsa boyle mi düşünürdü?

9) Olay günü yoldaki benzin istasyonları veya jandarma kapısındaki kamera kayıtları veya çevrede ki kamera kayıtları neden incelenip kaçta gittikleri, oraya başka aracın gidip gitmediği? (DNA'yı dikkate alırsak) sorgulanmıyor yoksa buda mı gereksizdi?

10) Olay yerine vardığımızda çıkan arbedede olayın şokuyla Güven Güneş'le oğlum tartışırken Güven Güneş yaralandı. Kücük yaralanma olmasına rağmen Güven Güneş'in ifadesi olaydan dört gün sonra alındı fakat şöyle bir ayrıntı, ilk olay dosyası olaydan 10 gün sonra alındığında bu dosyada ifade yer almıyor. İfadenin daha sonra alındığı şuphesi var?

11) Savcı dosyaya takipsizlik kararı veriyor. Fakat BATMAN AĞIR CEZAYA yaptıgımız başvuruyu da uzun süre işleme konulmuyor.

12) Dosyayı tekrar soruşturma izni verilmesine rağmen savcı dosyayı araştırmadan sadece Batman Agır Cezanın verdiği iddiaya göre dava açıyor. Neden araştırma gereği duyulmuyor?

13) Savcının takipsizlik kararı verdiği belgede olayın mesire alanındaki kamelyalarda gercekleştigi belirtilmiş. Fakat jandarma tutanakları olayın o bölgeden 150m uzakta olduğunu ıspatlıyor (fotoğraflarla). Olay yerine hiç mi gitmedi sonradan?

14) Savcının, şahısların sadece kimlik bilgilerini içeren küçük ifadelerle bu olayı çözmeye çalışması dogal mı?

15) Bu DNA örneğini hiçe saymak doğal birşey mi?

16) 150 metrelik uçuruma siz oturur musunuz? Eşinizi yabancı bir erkekle götürür müsünüz? Savcı bunu sormaz mı?

17) Hukukun üstünde farklı bir gölge mi var? Şayet bunların doğal bir şey olduğuna inanıyorsanız ve sizde soruşturmanın incelenmesine savcılığın bu tutumunun altında acaba demeye gerek duymuyorsanız böyle olayların toplumun vijdanını nasıl zedeleyeceğini ve hukuğa olan güvenin tamamen biteceğini bilmenizi istiyorum. Ben sıradan bir vatandaş olarak yukarıda sadece bir kısmını yazdığım iddaları acaba savcılar okul okurken ögrenmediler Mİ?

BUNLAR SADECE BENİM BİLDİĞİM AYRINTILARIN BİR KISMI.

Dosya No: 2010/3115
Yüksel IŞIK T.C kimlik: 34790017764 Cep: 05307874563