19 Aralık paneli

19 Aralık Katliamı'nın yıldönümünde, Yaşanacak Dünya, Özgürlük Tutsaklarıyla Dayanışma Komitesi, ADHF, UPOTUDAK'dan ortak panel

DÜNYA
Pazartesi, 19 Aralık 2011 (14 yıl 10 ay önce)

YAŞANACAK DÜNYA

19 Aralık Katliamı yıldönümü dolayısıyla, Yaşanacak Dünya, Özgürlük Tutsaklarıyla Dayanışma Komitesi, ADHF, UPOTUDAK tarafından organize edilen panel, Köln‘de, Mala Kurda derneğinde yapıldı.

İstanbul İHD temsilcisi Gülseren Yoleri‘nin de konuşmacı olarak katıldığı panel “Hayata Dönüş” gibi sahte bir gerekçeyle düzenlenen operasyonda, cezaevleri direnişlerinde şehit düşenlerimiz ve tüm dünya devrim şehitleri adına saygı duruşu ile başladı. Arkasından katliamı ve direnişi anlatan sinevizyon gösterimi yapıldı. Panelde ilk olarak UPOTUDAK temsilcisi söz aldı.

"19 Aralık Katliamı'nın, emperyalizmin askeri, ekonomik, politik yeniden yapılanma stratejisinden bağımsız olmadığı, onun bir parçası olduğu” eksenli konuşmadan sonra, Yaşanacak Dünya temsilcisi:

"19 Aralık katliamının, uzun yıllara yayılmış krizin pençesindeki sistem ve rejim açısından bir 'tercih' değil zorunluluk olduğu" çerçevesindeki konuşmasına şöyle devam etti:

Stratejik hedefleri doğrultusunda, işçi ve emekçilere dönük kapsamlı saldırılara hazırlanan sermaye, direnme dinamiklerine bir gözdağı vermek istemiştir. TDH’da devrimci radikalizmi, militan sosyalizm anlayışını boğmak en azından marjinal hale getirmek istemiştir. Bunda da kısmen başarılı olmuştur. Bir başka yönü TDH’nın ağırlıklı olarak cezavlerinde olan kadro kuşağını biçerek kuşak kopukluğu yaratmayı hedeflemiştir.
Ardından söz alan ADHF temsilcisi de kriz cezaevleri saldırısı bağlantısında değindi. Özetle; "24 Ocak kararlarına tam entegrasyonu sağlayamayan Türk devleti, muhalif kesimlerin susturulması ile IMF, DB kararlarını yerine getirmeyi hedeflemiştir. Zındanlardaki tarihsel direnişe böylesine saldırmasının amacı buydu” dedi.

Son olarak söz alan Özgürlük Tutsaklarıyla Dayanışma Komitesi sözcüsü ise şunları belirtti:
19 Aralık uzun sürece yayılmış planlı bir saldırıydı. Bu işçi ve emekçilere yapılmış bir güç gösterisiydi. Karşısında yeterli tepkiyi geliştiremedik, devlet bundan bu denli pervasızlaşabildi. Kapışmanın boyutuyla Saygon zındanları, Yunanistan Albaylar cuntasına karşı geliştirilen direnişlerden sonra düşünüldüğünde eşsiz bir direniştir
Kurum temsilcilerinden sonra Avukat Gülseren Yoleri söz alarak son dönemdeki saldırılara değindi:
19 Aralık hala devam ediyor. O günden beri cezaevlerinde 134 insan hastalıktan öldü. Fakat direnişte devam ediyor. Askeri disipin dayatılıyor. Her gün yaşanan toplu gözaltı, tutuklama, cezaevi üçgenine sıkıştırılmak, başka bir işe koşturamaz hale getirilmek isteniyoruz.