Atina’da 4-7 Mayıs tarihlerinde yapılan Avrupa Sosyal Forumu, diğer forumlardan farklı olarak daha diri, derli-toplu ve görece militan bir karakter taşıyordu.
Atina’da 4-7 Mayıs tarihlerinde yapılan Avrupa Sosyal Forumu, diğer forumlardan farklı olarak daha diri, derli-toplu ve görece militan bir karakter taşıyordu.
Türkiyeli ve Yunanistanlı devrimci örgütlerin kitlesel katılımı yanında, devrimci sembol ve sloganların özgürlük alanlarının ve etki gücünün büyütüldüğü bir forum süreci yaşandı. Eyleme katılan on binler ve forum alanını ziyaret eden 35 bin kişiyle 4.Avrupa Sosyal Forumu, Doğu Avrupa ve Türkiye’den katılımın ilk kez 2 bin kişiyi bulmasıyla ASF’nin Batı Avrupa merkezli şekillenişinin dışında bir görünüm verdi. Seminer ve workshoplara kitlesel katılımda ifadesini bulan ilgi, “turistik gezi” sınırlarını aşmaktaydı. Forum, sendikaların ilk kez bir Sosyal Forum örgütlenmesinde organizasyon komitesinde yer almayı içeren bir katılım sağlamalarıyla da farklılık taşıyordu. Yüzlerce sanatçı katılımı ve forum alanında düzenlenen 120 sanatsal etkinlikle ilk defa sanat ve kültür geniş bir yer tuttu. 6 Mayıs günü gerçekleştirilen Forum Yürüyüşü, Yunan basını tarafından da “Yunanistan’da yapılan son 15 yılın en büyük kitle gösterisi” olarak nitelendi. Polisin ve resmi basının verdiği rakamlara göre yürüyüşe 50 bin kişi katıldı. Fakat organizasyon komitesinde yer alan değişik örgütler 80 ile 100 bin arasında bir katılım olduğu görüşündeler. Yürüyüşe TİKB 25 kişilik bir kortejle katıldı.

Sosyal forum ana hatlarıyla böyle geçti. Burada önemli etken forumların düzenlendiği ülkenin dinamiklerinden etkilenmeye açık bir yapıya sahip olmasıdır. Yunanistan, bu açıdan diğer Avrupa ülkelerinden farklı bir yapı, mücadele tarihi ve bileşimine sahip. Yunanistan Organizasyon Komitesi’nde hareketin liberal bileşenleri (başta “Stop the War Coalition” gelmek üzere) görece zayıf konumdalar. KOE başta olmak üzere Yunan Sosyal Forumu’nun organizasyon komitesinde yer alan diğer başka bileşenlerinin de daha radikal tutum ve yaklaşımlarının etkisiyle devrimci örgütlerin mekan kullanımına kısıtlamalar getirmeme başta olmak üzere ön açıcı ve dinamik örgütçülük başarısı, geçmiş olumsuz deneyimlerin (Fransa ve İngiltere’de getirilmeye çalışılan siyaset yasakçılığı vb.) dersleriyle donanmış devrimci güçlerin forum alanını etkin kullanımı yönüyle de hazırlığı (bu yılki katılımın standlar, seminerler, konser alanı vb. çok yönlü bir aktivite biçimini alması) ile birleşti. Atina’da yapılan 4. Forum’un daha önceki özellikle Paris ve Londra forumlarından farklı olarak “daha kalabalık, daha kızıl ve daha militan” geçmesinde Avrupa’da son aylarda gelişen grevler ve kitle eylemlerinin yarattığı atmosfer, özellikle de Fransa’da sermayenin CPE saldırısının püskürtülmesiyle kazanılan zaferin moral motivasyonunu belirtmeliyiz. Sonuç seminer katılımları ve alan kullanımı açısından rüzgarın soldan estiği bir forum oldu.
Bu durumun 4. ASF Sosyal Hareketler Sonuç Bildirgesi’ne gereğince yansıdığını söylemek mümkün değil. Ancak özellikle forum kapsamında oluşturulan “Antiemperyalist Alan” birliği, gelecek forumların örgütlenmesinde devrimci güçlerin ağırlığını arttırma olanağı yönüyle, bizim açımızdan da enternasyonal alanda yeni ilişkiler yakalama ve geliştirme açısından öne çıktı.

Revolutionary Proletariat (Devrimci Proletarya) olarak forumda kimi seminerlere katıldık. Devrimci Proleter Gençlik ve DÖS-G olarak Türkçe ve İngilizce yapılan sunumlarda eğitimde derinleşen sınıfsal farklılaşma ve ayrışma, buna yanıt olacak politikalar geliştirme zorunluluğu saptamalarımız, gençliğin büyüyen enternasyonal mücadele zemininin güçlendirilmesi ve Türkiye’de merkezi örgütlenme boşluğunu dolduracak bir devrimci öğrenci sendikası ve hareketinin yaratılması vurgularımızla birleşti. Katılımcı bileşimde (ASF’nin genelinde örgütlü gençlik katılımı zayıftı) özellikle kimi öğretmen sendikaları ile ileriye dönük bir ilişki zemini yakalandı. Bu 100-150 kişilik seminerlerin dışında geniş katılımlı (250 kişilik) iki ayrı seminerde konuşmacı olarak yer aldık. Bunlardan “Antiemperyalist Alan” bileşenlerinin örgütlediği emperyalizm seminerindeki özlü sunumumuzda, emperyalizmin “dünya kapitalist sistemi” bütünlüğü içerisinde çözümlenmesi ve buna karşı mücadelede dikkat edilmesi gereken ve olmazsa olmaz nitelikteki görevleri vurgulayışımızla seminerin genel düzeyinin ilerisinde bir katılım gerçekleştirildi. “Hareketin Geleceği” başlıklı sunumumuzda da sosyal forumların tarihsel çıkış ve gelişim seyri içerisinde yaşanan yol ayrımı ve burada devrimci proleter bir alternatifin geliştirilmesine duyulan yakıcı ihtiyaç vurgulandı.

Devrimci Proletarya, seminerler ve eylemli katılımının yanı sıra, özgür pankart ve sloganları, kurulan ve geliştirilen enternasyonal ilişkiler, açılan yayın standı ve Düş Atölyesi’nin Antiemperyalist Alan içerisinde açtığı sergi, gerçekleştirdiği etkinlikler ve kolektif resim çalışmasıyla Forum’da yerini aldı.

Atina’daki 4. Avrupa Sosyal Forumu’nda oluşturulan Antiemperyalist Alan çalışması kapsamında hazırlanan uluslararası deklarasyonlar 8 dile çevrilip basılarak duyuruldu. Türkiye İhtilalci Komünistler Birliği'nin (TİKB) de içinde yer aldığı Antiemperyalist Alan, enternasyonal mücadeleye çağıran ve “Birleşelim ve ortak düşmanlarımıza karşı yan yana savaşalım! Mücadele eden halklar gericilerden daha güçlüdür! BAŞKA BİR DÜNYA GEREKLİ: SOSYALİZM!” şiarıyla biten iki ayrı deklarasyon yayınladılar. Deklarasyonları makale sütunlarımızda yayınlıyoruz.