İzmir'de 8 Mart

8 Mart'ı yaratanlar selamlanırken, “Bu kavgada biz de varız!” vurgusuyla mücadele çağrısı yapıldı

KADIN
Pazartesi, 5 Mart 2012 (14 yıl 7 ay önce)

Örgütleyicileri arasında Alınteri'ninde bulunduğu devrimci kurumlar Karşıyaka'da bir miting düzenledi. Karşıyaka dolmuş duraklarında sloganlar ve ajitasyonlar eşliğinde yol trafiğe kapatıldı. Saat 14:15'te kortej yürüyüşe başladı. Yürüyüşte "Cinsel, ulusal, sınıfsa sömürüye son" yazılı ortak pankartı taşındı.

Yürüyüş esnasında ortak sloganlarla "Emek sömürüsü" ve "Kadının devrim mücadelesindeki önemi" vurgulandı. Yürüyüşe Alınteri, "Kadın olmadan devrim olmaz, devrim olmadan kadın kurtulmaz” yazılı pankartla katıldı. Çevredeki işçi ve emekçilerden yer yer gelen alkışlar sloganlara eşlik etti.

Programda, devrim mücadelesinde ölümsüzleşen kadınlar için bir dakikalık saygı duruşu yapıldı. Saygı duruşunun ardından şiirler okundu ve bir basın açıklaması yapıldı. Basın açıklamasında şunlara değinildi;

8 Mart

Haklarımızın yaygın ve yoğun bir şekilde gasbedildiği bir dönem yaşıyoruz. Sömürü çarkının içinde en çok kadınlar eziliyor. Emekçi kadınların hemen hiçbir ihtiyaçları karşılanmıyor. İşçi ve emekçi kadınlar, hamileliklerinde, doğumun hemen arkasından, sağlık sorunlarını bir kenara bırakarak, kölece çalışmak zorunda bırakılıyorlar.

Irkçılık, şovenizm, emperyalist işgaller, her şey kadınlar üzerindeki baskıları daha da katmerleştiriyor, kadınların kendilerine özgü sorunlarını kangrenleştiriyor. Uluslararası Hür Sendikalar Konfederasyonu (CISL)'nun açıklamalarına göre, çalışan kadınların oranının artmasına karşın, dünyada yoksulluk içinde yaşayan insanların yüzde 70'ini kadınlar oluşturmakta.

Cinsel ve sınıfsal ayrımcılıkların üzerine ayrıca Kürt halkına dönük baskı ve devlet terörünün yoğunlaştığı bugünlerde yaşananlardan yine en çok kadınlar etkileniyor. Kürt halkına dönük operasyon ve tutuklamalar pervasızca artarken KESK'li kadınlar başta olmak üzere birçok kadın gözaltına alınıyor. Uludere’de otuzbeş Kürt katledilirken, Van depreminde evler yıkılırken yüreklere yeni acılar saplanıyor.

Dünyanın ilerici, devrimci, demokrat kadınları 102 yıldır sahip çıktılar bugüne. Bu tarihsel ve devrimci geleneği bugünlere taşıyabilmek için büyük bedelleri göze aldılar. Bu gelenekle mücadeleyi büyüten devrimci kadınlar, fabrikalarda, kırlarda, şehirlerde, hapishanelerde, gecekondularda süren savaşların ayrılmaz bir parçası olup, “Bu kavgada biz de varız!” dediler.

Hapishanelerdeki kadın tutsaklara dönük onur kırıcı aramalar, tacizler, keyfi uygulamalar kat be kat artarak devam ediyor. Son olarak Aliağa'da yeni açılan Şakran Hapishaneler Kampüsü'ne götürülen devrimci kadınlar, onursuzca arama ve zorla soyulma işkencesini yaşadılar.

Son dönemde basında sık sık 'Kocaları, sevgileri tarafından dövülen, öldürülen kadın' haberleri okuyoruz. 'Kadına yönelik şiddet' denilince, bundan sadece 'koca dayağını' anlamamızı, dolayısıyla kadına şiddete karşı mücadeleyi de 'Dayak atan kocalara karşı mücadele!' olarak ele almamızı öneriyorlar.

Biz diyoruz ki, 'Kadına yönelik şiddete karşı mücadele', kadının kurtuluşu mücadelesiyle birleştirilmelidir. Bu da ancak tüm işçi sınıfının ve emekçi halkların kurtuluşu ile mümkündür.

Kadının kurtuluşu ancak sosyalizmle mümkün olacaktır. Mücadeleye ve örgütlenmeye, meydanlara çıkmaya, emeğimizin, onurumuzun, haklarımızın kavgasını vermeye işte bu yüzden, bugün daha çok ihtiyacımız var.

Kavga ve kurtuluş yolumuz, dünden daha açık, dünden daha aydınlıktır. Çünkü artık önümüz sıra yürüyüp bize ışık olan, mücadeleleriyle ismini tarihe kazıyan kadınlarımız, Enternasyonal devrimci Barbara Anna Kistler, ölüm orucu şehitleri; Ayçe İdil Erkmen, Hatice Yürekli, Lale Çolak, Kürt halkının özgürlük mücadelesinde destanlaşan Zilan, 12 Eylül’e karşı direnmeyi seçerek şehit düşen Mine Bademci, F tipi cezaevini protesto ederken ölümsüzleşen Aysun Bozdoğan, Dersim dağlarında şehit düşen Berna Ünsal, Didar Şensoy ve daha nice kadınlarımız var.
Eyleme Pir Sultan Abdal Derneği Çiğli şubesi, Alevi Kültür Dernekleri pankart açarak, Kaldıraç da flamalarıyla katıldı. Basın açıklamasının ardından, sahneye çıkan Gün Işığı müzik grubu Kürtçe ve Türkçe ezgileriyle eyleme destek verdi.

Bu esnada bir grup Karşıyaka taraftarı “Mustafa Kemal'in askeriyiz” sloganlarıyla eylemi provoke etmeye çalıştı.

izmir 8 mart

Eylemin ardından, Alınteri okurları ve EÖC'li dostlarımız Yapı Sanatevi'ni ziyaret etti. Ziyarette günün önemi ve yapılan eylemlerle ilgili sohbetler gerçekleştirildi.

Alınteri / İzmir