KESK 8 Mart'ı kutladı

Kadın sorunu ve mücadelesi konusunda nasıl bir kafa karışıklığı içerisinde olunduğunun anlaşılması açısından çarpıcı bir 8 Mart yaşandı

KADIN
Perşembe, 8 Mart 2012 (14 yıl 7 ay önce)

KESK’li kadınlar 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla açıkladıkları eylem takviminde bu gün iş bırakarak Harbiye’den Taksim’e yürüdü. Saat 12.30’da Harbiye Orduevi önünde toplanan kitle içinde bazıları, alana gelen devrimcilere müdahalede bulundu.

“İçlerinde erkeklerin de bulunduğu” söylemini kullanarak devrimcilere siyaset ve yürüme yasağı uygulamaya çalışan kimilerine KESK yönetiminin de dahil olması sebebiyle aralarında Alınteri okurlarının da bulunduğu devrimciler alanı terketti.

Yaşanan gerginlik sırasında kimilerinin provokasyon gayesiyle devrimcilere “polis” ve “provokatör” gibi kimi sıfatlar takması şaşırtıcıydı. Alandakilere müdahale eden gruptan bazıları işi muhabirleri engellemeye kadar vardırdı. Muhabirimizin erkek olması sebebiyle haber almasını dahi engellemeye çalıştılar. Alınteri muhabiri olduğunu ısrarla belirten muhabirimize itiş kakış şeklinde fiziki müdahalede de bulunuldu.

Yürüyüş boyunca ”Jin jiyan azadi!”,” Eşit işe eşit ücret!”, “8 Mart resmi tatil olsun!”, ”Gelsin devlet, gelsin cop, gelsin koca, inadına isyan!” vb sloganlar atıldı. Harbiye Orduevi önünde toplanmalarını “militarizme karşı olmakla” açıklayan KESK’li kadınlar buradan Taksim Meydanı’na yürüdü. Taksim Meydanı’nda gerçekleştirilen basın açıklamasında kısaca şunlara değinildi:

- Esnek-güvencesiz-kayıtdışı çalıştırmaya son verilmesini, kadın istihdamının önündeki engellerin kaldırılmasını, işe almada, tayin, terfi ve yükselmelerde pozitif ayrımcılık ilkesinin uygulanmasını istiyoruz.
- Kamu hizmetlerinin özelleştirilme süreçlerinin durdurularak, herkese eşit-parasız kamusal hizmetin sağlanmasını istiyoruz.
(…)
- Kadından yana imza atılan uluslararası sözleşmelerin uygulanmasını istiyoruz.
- 8 Mart’ın resmi tatil ilan edilmesi için isyanımızı büyütüyoruz.
Emekçi kadınların büyük bedellerle kazandıkları mücadele gününün gerçek anlamından saptırılarak burjuvazinin istediği bir eksene oturtulmaya çalışıldığı biliniyor. Bu yaklaşımlardan birini de feminizm temsil ediyor. Emekçi kadınların gerçek düşmanı olan burjuvazi ve onun temsilcilerine döndürülmesi gereken öfkeyi sınıf kardeşleri olan erkek emekçilere, devrimci erkeklere yönlendirmeleri bunun somut ifadesidir. Bu tutum kadın sorunu ve mücadelesi konusunda nasıl bir kafa karışıklığı içerisinde olduklarının anlaşılması açısından çarpıcıdır.