Ödevleri yenilmek olan / Bıçakla kemik arasında / Susmakla ağlamak arasında / Kadınlar…
8 MART EMEKÇİ KADINLAR MÜCADELE GÜNÜ
Bir 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü bir karnaval değil, bir bayram değil, alanların ve yaşantımızın her dakikasının mücadele içinde geçmesi gerektiğine vurgu yapan bir eylem günüydü.

Ankara'da 8 Mart Platformu'nun düzenlediği eylem, Yüksel Caddesi'nde saat 16:00'da bildiri dağıtımıyla başlayan, 18:00'de ise toplanmaya başladı. Platform bileşenleri ve çevreleri meşalelerini yakarak kortej düzenini alarak, örgütleyici kurumlar öncülüğünde (Alınteri, BDSP, Kaldıraç, Halk Cephesi, Odak) destekleyen kurumlarla birlikte (ÇHD, Kızıl Hareket, TAYAD'lı analar) Sakarya Meydanı'na doğru yürüyüş yapıldı.
Konuşmacı arkadaşımız kitleyi “hoşgeldiniz” diyerek selamladıktan sonra saygı duruşu yapıldı ve arkasından programa geçildi. Önce basın metni okundu. Ardından ÇHD'den bir kişi konuştu; sürekli mücadele içinde olacaklarını ÇHD olarak devrimci şehitlerin avukatlığını gururla yaptıklarını ve bundan sonra da yapacaklarını, her zaman mücadele edenlerin yanında olacaklarını dile getirdi. Daha sonra TAYAD'lı analar, öz olarak, “Anaların öfkesi katilleri boğacak!” dediler.
İMO direnişçisi Cansel Malatyalı da aramızdaydı, mücadelenin gerekliliğinden o da bahsetti ve aramızda olmaktan mutlu olduğunu, kazanana kadar devam edeceğini söyledi. Daha sonra Mamak İşçi Kültürevi Müzik Topluluğu, devrimci müzikleriyle ortama renk kattılar. Eyleme halaylarla son verildi. Eylem programını oluşturan sunum metnini yayınlıyoruz:
İşçi, emekçi, yoksul, öğrenci, ezilen halkımıza;
Emeğimizin hesabını sorma kararlılığla 8 mart’ta alanlardayız
8 Mart 1857 tarihinde, ABD’nin New York kentinde 40 bin dokuma işçisi daha iyi çalışma koşulları talebiyle greve başladı. 111 emekçi kadın fabrikaya kilitlendi ve yakılarak katledildi. Tam 155 yıl önceydi. Direnerek tarihe yazılan o kadınların mücadelesi bize emekçi kadının özgürleşmesinin mücadeleden geçtiğini öğretti. İşte bu yüzdendir bir kez daha alanlardayız bugün yarın ve daima.
O dokuma işçisi 111 kadın yanımızdadır. Barikatların ardından gülümseyen Paris Komünarı kadınlar yanımızdadır, Bedrettin’in 'Hakikat bacıları' yanımızdadır: Irak'ta, Filistin'de ve bugün tüm Ortadoğu'da emperyalistlere karşı savaşan kadınlar yanımızdadır. Ve ülkemizde devrim ve sosyalizm mücadelesinde ölümsüzleşen Ayçe İdil Erkmenler, Hatice Yürekliler, Berna Ünsallar, Zilanlar, Selma Albayraklar, Lale Çolaklar ve Yasemin Çiftçiler yanımızdadır. Onların sesini sesimize kattık, mücadelelerini omuzladık. İşte buradayız.
Kadının sömürüye başkaldırısı sömürünün başladığı günden bu yana sürüyor. 'Zulüm varsa direniş var' diyerek ayağa kalkıyor kadınlarımız. Kürdistan'da bugün KCK diyerek KESK'e saldırıyor ve tutukluyor 6 kadın sendikacıyı. Bunların hiç biri tesadüfü değildir tam da 8 Mart arifesinde. Bugün kıdem tazminatı hakkımızı gaspetmeye çalışıyor zulüm sahibi. Yıllarca her türlü haktan yoksun çalışıp ortaya koyduğumuz emeğimize saldırıyor. Kıdem tazminatı emeğimizdir, emeğimizden elini çek diye başkaldırıyoruz zulme.
Başta hapishanelerde ve yaşamın her alanında uygulanan tecrit zulmü altında katledilmeye çalışılan hasta tutsakların sesi boğulmaya çalışılıyor. Kronik böbrek yetmezliği olan, böbreğinin yüzde 18 ile yaşam savaşı veren, ileri derecede kansızlık, kemik erimesi olan Yasemin Karadağ da hapishane koşullarında öldürülmeye çalışılıyor. Yasemin Karadağ gibi tedavi edilmeyi bekleyen Hediye Aksoy ve binlerce hasta tutsak var hapishanelerde. Her gün yaptıkları hak gasplarıyla tutsakları gün gün hasta yapmaya çalışan bir zihniyet bir de hapishanelerde kadın yoldaşlarımıza saldırarak, cezalar vererek zulmüne devam ediyor. Kadına yönelik bu şiddet politikası dışarıda da devam ediyor, her gün bir kadının öldüğünü duyuyor ya da görüyoruz bu zulüm çarkı tüm bunlara gözyumduğu gibi uydurma yasalarla koruyacağını yalanıyla ölümlere ortak olmaya devam ediyor.
Özelleştirme, işten çıkarmalar, sendikasızlaştırma saldırısı daha sistemli sürüyor. Bugün yeni sendikalar kanunuyla sürdürülen bu saldırı, örgütlü olmamızın önüne setler kurmaya çalışıyor. Dün Türkan Albayrak, Gülistan Kobaltan, Aynur Çamalan bu saldırıların karşısında direnerek kazandı, bugün Cansel Malatyalı oda ağalığına karşı direnmeye devam ediyor.
Yıkım polikaları yaşamın her alanına yönelik bir saldırı hedefiyle hayata geçirilmeye çalışılıyor. Tırnaklarımızla yaptığımız kondularımızı kentsel dönüşüm yalanıyla başımıza yıkmaya çalışıyorlar. Eğitimde, sağlıkta yapılan saldırılarla güvencesiz yaşamı dayatan, en temel hakkımızı bile elimizden almaya çalışan uygulamalar ortaya konuyor.
Her türlü saldırının karşısında yaşamın onurlu yanını temsil ediyor emeğimiz. Faşizmin her alanda bizi hapsetmesini reddediyoruz. Kendi sorununu çözme iradesine sahip, kendi emeğinin hesabını sorma kararlılığında, kendi geleceğini kurmak için mücadelenin en önünde olmanın cüretindeyiz.
Kadının kurtuluşu devrimdedir. Ezilmeden, ötekileştirilmeden, emeğimizin karşılığını alacağımız, güvenli yaşayacağımız tek sistem sosyalizmdir. Sosyalizmi kuracak olan, kadınıyla erkeğiyle bizim emekçi ellerimizdir. Dünyanın tüm emekçileri, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günümüz Kutlu olsun!
* Yaşasın 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü!
* Biji roja jiner kedkar heşt Adar!
* Kadınız, halkıyız, kazanacağız!
* Kadın erkek elele, örgütlü mücadeleye!
* Kadın olmadan devrim olmaz, devrim olmadan kadın kurtulmaz!
* Yaşasın devrimci dayanışma!
DEVRİMCİ 8 MART PLATFORMU