İzmir'in Kemalpaşa İlçesi Bağyurdu Beldesi'nde Cuma günü zabıtaların Kürt pazarcılara yaptığı saldırının ardından, faşistlerin tüm Kürtlere yönelik linç saldırısına dönüştürdüğü olaylar sürüyor. Linç girişimi sırasında yaralanan Bağyurdu Ülkü Ocakları 2. Başkanı Sami Ören kaldırıldığı hastanede öldü.
Ölüm haberinin üzerine MHP'li faşistler toplanarak beldede yaşayan Kürtlerin evlerine doğru yürüyüşe geçti. Jandarma “güvenliğinizi sağlayamayız” demogojisi ile Kürt ailelerin eşyalarını toplayarak beldeden ayrılmalarını sağladı. Silah altında evlerini taşıyan Kürt aileler, beldeden çıktılar ancak nereye gideceklerini bilemiyorlar.
Kemalpaşa'nın Bağyurdu Beldesi Kiraz Pazarı'nda Cuma sabahı olaylar mallarını boşaltmak için kamyonunu dükkanın önüne park eden Alican Candan isimli Kürt pazarcıya 7-8 kadar sivil giyimli zabıtanın “Sen kabadayı mısın? Bu ne biçim park ediş” diyerek, tahrik ve hakaret edici konuşması ardından açık saldırısı ile başladı.
Çıkan kavganın ardından tüm zabıtalar tarafından meydan dayağı atılan 2 Kürt pazarcı gözaltına alındı.
Gözaltıların ardından Ülkü Ocakları Gençlik Başkanı diye bilinen telefoncu Kemal Cesur, Bağyurdu esnafını ve halkı provoke etti ve “Bunlar Kürt bize saldırıyorlar. Hepsi PKK'lı” diyerek 200 kişiyi topladı. Galyana gelen güruh sabah ki olaylardan haberi olmayan ve pazara kiraz yüklemeye giden 15 Kürdün önünü keserek, saldırdı.
Ardından Kürt pazarcılar gözaltına alındı. Kolu kırılmış olanlar bile gözaltına alındı. Gözaltında duramayacak kadar kötü durumda olan ağır yaralı Şeref Albayrak, Enver Albayrak ve Erol Candan adlı Kürt pazarcılar Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi'ne kaldırılırken, İkram Albayrak'da Tepecik Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı. Gözaltındaki pazarcılar sağlık durumları çok kötü olduğu için sık sık hastanelere taşınıp tekrar karakollara getirildi.
Zabıta ve faşistlerden yaralı olan 5 kişi de olaylar sonrası Trafik Hastanesi'nde tedavi altına alındı.
Kürt aileler bu saldırının ilk olmadığını daha önce okullarda çocuklarına yönelik olarak da yaşanan birçok saldırıya maruz kaldıklarını ve beldeyi terk etmeleri için tehditler aldıklarını aktardılar.
Birkaç aileden oluşan Kürt emekçiler 1990 yılından beri bu beldede ikamet ediyorlardı.