Tabosan'da Cinayet ve Direniş

GÜNCEL
Çarşamba, 24 Mayıs 2006 (20 yıl 5 ay önce)

Birleşik Metal-İş sendikasında sağlanan sendikal örgütlenmeden dolayı 16 işçinin kapının önüne konulduğu ve 26 gündür fabrika önünde direnişin sürdüğü Tabosan Mühendislik İmalat ve Montaj AŞ.'de bu sabah, taşeron bir işçi çatıdan düşerek ağır yaralandı.

İşçi çatıya fabrikanın havalandırma sisteminin kurulması amacıyla çıkartıldı.

Kocaeli'nde Gölcük yolunun 12. kilometresinde bulunan ve çelik konsiliksiyon ile basınç tanklarının (LPG tankları) üretildiği Tabosan'da havalandırma sisteminin olmayışı işçileri sendikal örgütlenmeye iten en önemli nedenlerden biri.

Havalandırmanın olmaması nedeniyle işçiler plazma makinesinden çıkan zehirli gazlar ve metal parçaları ile kaynak dumanlarını soluyarak çalışıyorlar. Bu durumun işçilerin sağlığı üzerindeki etkisini yakın zamanda sağlık kontrolünden geçen bir işçiye doktorunun söyledikleri çok çarpıcı bir şekilde koyuyor.

İşten atılan işçilerden 32 yaşındaki Murat Demirkazık işçilerin kendi deyimiyle “hazır kapının önüne konulmuşken” Tuzla'da gerçekleştirilecek bir mesleki eğitime katılmaya karar verir. Bunun için önce sağlık kontrolünden geçmesi gerekmektedir. Sağlık kontrolünde akciğer filmi çekilen 32 yaşındaki ve sigara dahi kullanmayan işçiye doktoru 55 yaşındaki bir adamın ciğerlerine sahip olduğunu söyler.

Evet, patron için havalandırma sistemini kurmak, karından ayıracağı üç kuruş, işçilerin 23 senesinden daha önemli.

Fabrikada sendikalaşma yaşanınca patron havalandırma sistemini prosedüre uydurmak zorunda kaldı. Fakat işçinin hayatına pul kadar değer vermeyen patron havalandırmayı üç kuruş fazla para vermemek için bu işin uzmanı işçiler yerine köleleri olarak gördüğü işçilerine yaptırmaya kalkınca yeni bir cinayete imza attı.

Direniş haberine devam etmeden önce burada söyleyecek bir çift sözümüz var. Burjuvanın zihniyeti, içgüdüsü budur. Emeğin korunması ekseninde örgütlenmemizi sağlamak ve patronların karşısında bir güç olarak durmak çok önemlidir. Fakat herşeyin ortasına metayı koyan, insanla bağdaşmayan bu sistem, bu bir avuç asalak, katil sürüsü var olduğu sürece bizler için gerçek kurtuluştan söz edemeyiz.

Tabosan'da iş cinayetleri çoğunlukla düşme şeklinde yaşanıyor. Azami 4 metre yükseklite çalışmaları gereken nitelikli işçiler 16 metreye çıkartıldıklarını, hiçbir güvenlik önleminin alınmadığı fabrikada bu durumun işçilerin düşmesi ve yaralanmasıyla sonuçlandığını anlatıyorlar.

Tabosan işçilerini sendikalaşmaya iten en önemli sorunlardan biri de çift bordro uygulaması ile düşük gösterilen ve ödenen SSK primleri. 600 YTL ücret alan işçilerin ücretleri bordrolarda 450 YTL olarak gösterilerek SSK primleri düşük ödeniyor.

Tabosan'da işçiler hafta içi yemek arası hariç 9 saat, Cumartesi - Pazar günleri ise toplam 15 saat çalıştırılıyorlar. Zorunlu mesailerin parasını alamayan işçiler haftasonları da yevmiye usulü çalıştırılıyorlar.

Fabrikada sendikal çalışma Mart ayının ortalarında başladı. Tabosan'da 164'ü kadrolu toplam 234 işçi çalışıyor. Fabrikada 3 ayrı taşeron bulunuyor. Örgütlenme taşeronlar da dahil yetkiyi almak için yeterli durumda.

Sendikal çalışma duyulduktan sonra ustabaşları ve idari kadro daha önce metal solumamak için uğramadıkları üretim bölümünde sürekli dolaşarak işçileri taciz etmeye başladılar. Öyle ki çay molalarında dahi işçilerin birbirleriyle iletişiminin önüne geçildi.

23 Nisan tarihinde de patron öncü niteliğindeki 16 işçinin yıllık izinlerini zorunlu olarak başlattı. Bu 16 işçi arasında yıllık izin hakkı olmayan işçiler de ücretsiz izne çıkartıldı. Fabrika önündeki direniş de bu aşamada başladı.

28 Nisan tarihinde de işçilere “işlerin azaldığı” iddiası ile kıdem ve ihbar tazminatları ödenmeyerek resmi çıkışları verildi. Patron işçileri iyice sıkıştırmak için bankaya yatırılan son ücretlerini dahi bloke etti.

3 defa patronun şikayeti ile jandarma saldırısına maruz kalan işçiler geçtiğimiz günlerde yaşanan son saldırıda gözaltına alınarak savcılığa çıkartıldılar.

Fabrikanın içinde ise işçilere sendikadan istifa etmeleri için baskılar uygulanıyor. İşçiler, direnişlerine ve örgütlülüklerine kararlıca sahip çıkıyorlar.

5 Haziran'da Kocaeli Adliyesi'nde işe iade davasının ilk duruşması görülecek.