Emekçiler çöplükte yaşamak istemiyor

GÜNCEL
Perşembe, 25 Mayıs 2006 (20 yıl 5 ay önce)

Ordu’da kurulacak çöp depolama sahasını helikopterle Gürgentepe ilçesinde seçen Çevre Bakanı Osman Pepe tepkilere neden olmuştu. Çünkü Pepe'nin şeçtiği 65 dönümlük alan 1200 metre yükseklikte ve çevresindeki köy ve mahallelerin su ihtiyacını karşılayan bir yer.

Çöp depolama alanıyla ilgili etüt yapmak için bölgeye gelen teknik ekip yöre halkının protestosu ile karşılaştı. Ekip, kolluk güçlerinin nezaretinde çalışma yapamadan bölgeden ayrılmak zorunda kaldı.

Etüt için ilçeye gelen 5 kişilik ekibin içinde bulunduğu otomobilin yolu, Direkli beldesi yakınlarında kesildi. Yöre halkı görevlilere tepkisini göstermek isteyince polis havaya ateş açtı. Fakat kitleyi dağıtamadı.

çöp

Manisa’nın Saruhanlı ilçesinde kurulması düşünülen çöp depolama alanı da Develi köylüleri tarafından yapılan 26 kilometrelik meşaleleli yürüyüş ile protesto edildi.

Develi Köyü’nde daha önce çöp alanı için refarandum yapıldı. Yürüyüş, 1042 katılımcının tamamının “hayır” oyu kullandığı referandumun sonuçlarını valiğe iletmek için gece başlatıldı.

“Asteriks” lakaplı Bergama eylemcisi Oktay Konyar’ın da bulunduğu bini aşkın kişi, İstanbul-İzmir karayolunun 26 kilometrelik bölümünü yaklaşık 7 saatte yürüdü. Kitlenin önü şehir girişinde polis barikatı ile kesildi. Polis, eylemci köylülerin 20’sinin kente girişine izin verdi.

Refarandum sonuçlarını valiliğe götürülen grup, Vali vekili Macit Dalkılıç’ın makamına geç kalması üzerine, protesto ederek valilikten ayrıldı.

Develi

Petro-kimya ve gemi söküm tesislerinden, demir çelik fabrikalarına kadar birçok sanayi tesisinin merkezi haline gelen İzmir’in Aliağa ilçesinde çelik fabrikalarının bacalarından çıkan tozun işlenerek çinko oksit elde edilmesi çalışmalarına başlandı. Projeyinin mimarı İngiliz firması olan Zincox. Çevreciler, projenin hayata geçirilmesi halinde bölgedeki doğal yaşamın tümüyle yok olacağını belirtiyor.

Kimya Mühendisleri Odası Başkanı Ertuğrul Banka projeyle ilgili, “Hiçbir önlem almadan döküyorlar. Dolayısıyla bunlar havaya, toprağa, suya zarar veriyor. Dünyada elektrik ark ocağı tozları tehlikeli atık sınıfındadır. Bu tehlikeli atıkların havaya, suya, toprağa karışmasının önleneceği söyleniyor. Ancak bu atıkların içinden sadece çinko oksit alınacak” dedi.

Doğaya verilecek en büyük zarar, işlemler sırasında su kullanacak olan Zincox firmasının, kullandığı kirli suyu denize vermesiyle ortaya çıkacak. Banka, şöyle konuştu,

“Şirket çok miktarda su kullanacak. Bu suyu da Aliağa’daki 200 metre aşağıda bulunan akiferden, yani su çanağından elde edecek. Bu suyu kullandıktan sonra boru döşeyip denizin 30 metre derinine deşarj edecek. Atık suyun denize çok olumsuz etkileri olacak.”

Şu anda Aliağa ile çevresinde Türkiye ortalamasının 4 katı kanser vakası görülüyor.

Mersin, çevre kirliliğiyle boğuşuyor. Karaduvar Mahallesi’nde petrol dolum tesislerinin oluşturduğu kirlilik, Kromsan Fabrikası sahasında bulunan 1.5 milyon ton katı atık, Mersin çöplüğü ve Erdemli sahillerindeki kirlilik çevre sorunu yaratırken bunlara Deliçay Deresi’ne dökülen belediye ait asfalt şantiyesinin atıkları ile kanalizasyon suları da eklendi.

Mersin Büyükşehir Belediyesi asfalt şantiyesinden çıkan atıklar dere yatağına karışıyor ve çevre kirliliğine neden oluyor.

Şantiye çevresinde yaşayan mahalle halkı “Burada her geçen gün toz duman altında kalarak hastalanıyoruz. Seçim zamanı buralara gelip şov yapıyorlar. Şikayetlerimizi kime bildireceğimizi şaşırdık, bir yetkili çıkıp sorunlarımızı dinlemiyor” diyor.

Mersin Büyükşehir Belediye Çevre Komisyonu Başkanı Nuri Özdemir ise Deliçay Deresi’ndeki kirliliğin kaynağının tespit edilemediğini söyledi. Özdemir, “Kentimizin en önemli yerleşik alanlarından bir olan Doğu bölgesinde yer alan Deliçay Deresi’ne son derece ciddi bir şekilde zehirli atıklar dökülüyor. Bunun kaynağı tamamen nereden geldiğini tespit edemedik. Bunun üzerinde hassasiyetle duruyoruz” dedi.