Geniş kadın kitleleri iliklerine kadar sömürülürken örgütlenmenin yollarını da er ya da geç bulacaklar
Kadın emeğinin kapitalist üretimin ihtiyaçlarıyla daha ileri düzeyde entegre olması için sayısız proje geliştiriliyor. Bu projelerin ortak özelliği, kadının ev işlerini, çocuk bakımını… sürdürmesinde kesinti yaratmadan kapitalist üretime katılmasını teşvik etmek. Yani eviçi emeğiyle kapitalist artıdeğer birikimine katkıda bulunurken; zamanının geri kalan kısmını aile bütçesine katkı yapacağı ek işlerle doldurması isteniyor.
Ne de olsa Tayyip Erdoğan’ın deyimiyle teknolojik gelişimle birlikte çocuk bakımı da, ev işleri de ek bir emek gerektirmiyor! O yüzden kadınlar kapitalist üretime katılacak daha fazla çocuk doğurabilecekleri gibi (Tayyip bunu en son 5 çocuğa çıkarmıştı), örf ve adetlere uygun biçimde evlerinde bir bilgisayar tuşuna basarak ya da basit montaj işleri yaparak aile bütçesine katkı da yapabilirler. Kapitalist birikime yapacakları katkı da cabası! Teknoloji işleri o kadar basitleştiriyor ki çocuklar ve yaşlılar bile ev içi üretimin bir parçası olabilirler! Bu durumda aile bütçesinin yetmemesi söz konusu olmayacağı gibi, kadın dışarıya çıkmayacağı, gözü açılmayacağı için aile birliğinin korunması da kolay olur! Kadın emek gücünden bu şekilde yararlanılırken, kapitalist sistemin temel direklerinden olan aile kurumu da korunmuş olur!
Projeler, projeler!
İşte tam da bu nedenle belediyeler sayısız meslek edindirme kursu açıyor! Sermayenin kendisi dolaysızca işe el atıp, kadınlara meslek edindirme uğraşına giriyor! Bunların sonuncusu da Türkiye Vodafone Vakfı, Kadın Girişimcileri Derneği (KAGİDER) ve Türkiye Bilişim Vakfı (TBV) işbirliğiyle düzenlenen “Teknolojide Kadın Hareketi” projesi. Bu proje 9-10 Mayıs’ta İstanbul’da başlıyor. Proje kapsamındaki ilk eğitim Mart ayında İzmir’de başlamış, İstanbul’un ardından Samsun, Gaziantep ve Ankara’da devam edecekmiş.
Projenin amacı, “Türkiye’de kadınları iletişim teknolojilerinin sunduğu imkanlarla tanıştırarak, kadınların çalışma hayatına katılımları ve girişimcilik kapasitelerini artırmak” şeklinde özetleniyor. Projenin en belirgin özelliği kadının kendi işini kurabileceği yanılsaması yaratması. Sanki bu iş kapitalist üretim ağı dışında kendinde bir iş olacakmış gibi! İşin aslıysa kadın kitlelerini kapitalist dolaşım zincirinin olduğu kadar (e-ticaret), bizzat üretim zincirinin parçası haline getirmektir!
Kapitalist sistemin kadın emeğini iliğine kadar sömürürken toplumsal dengeleri de koruyabileceği modellerde ısrarlı olacağı ortada. Fakat bu denge çabası hayatın gerçeği karşısında hükümsüzdür. Geniş kadın kitleleri bu görünmez ağlar üzerinden iliklerine kadar sömürülürken örgütlenmenin yollarını da er ya da geç bulacaklar. Kapitalist sömürü hiçbir kılıfla gizlenmez! Kadınlar bilişim konusunda edindikleri birikim ve deneyimi bu örgütlenmenin altyapısı haline getirmeyi er ya da geç başaracak!
[Alınteri gazetesinin 24. sayısından alınmıştır]