Çakalları salyalarında boğalım!

Ne Mollalar ne emperyalist gericilik! Sürecin aktörü biz olmalıyız: "Kahrolsun Emperyalizm ve Her Türden Gericilik"

GÜNCEL
Çarşamba, 7 Haziran 2006 (20 yıl 4 ay önce)

Saddam Rejimi’nin elinde kimyasal silahlar olduğu bahanesi ile Irak’ı işgal eden ABD, aynı oyunu şimdi de İran için sahneliyor. Bu seferki bahanesi, İran’ın uranyum zenginleştirme çalışmalarını, nükleer silah yapımında kullanacağı!

ABD kendisine meşru bir zemin yaratmak, birlikte hareket edeceği diğer emperyalist güçlerle ittifakını güçlendirmek için yürüttüğü diplomasi faaliyetine, son haftalarda hız kazandırdı. Tabi, “İran planımızı kabul etmezse askeri müdahale de sözkonusu olabilir“ sopasını sallamayı ihmal etmeden.

Bu ikili faaliyeti ile, en başta dünya halklarını kendi politikasının doğruluğuna inandırmaya, işgal ve askeri müdahaleye hazırlamaya çalışıyor. Bu hamle ve manevralarının bir parçası olarak en son 30 Mayıs’ta; “Uranyum zenginleştirmekten vazgeçmesi karşılığında İran ile masaya otururuz“ açıklaması yaptı.

Şu anda AB’li emperyalistlerden İngiltere, Fransa ve Almanya’nın yürüttüğü müzakerelere, bu koşullarda katılacağını söyleyerek, “yapıcı“ bir siyaset yürüttüğü mesajı vermeye çalıştı.

Molla Rejiminin Siyaseti…

Aynı şey İran açısından da sözkonusudur. ABD’den önce ona müzakere çağrılarında bulundu mesela. Bir yandan da Irak’taki ve kendi topraklarındaki PKK kamplarını bombalayarak, ABD’nin yakın müttefiki Türkiye ile ilişkilerini sağlamlaştırmaya çalışıyor. Aynı şeyi Irak’ta yeni kurulan Şii ağırlıklı hükümet üzerinde tarihsel ve mezhepsel yakınlığını kullanarak etkide bulunma çabası ile de yapıyor.

Ve emperyalistler arası güç dengelerini ve çelişkileri kendi lehine kullanma yaklaşımı ile kolay kolay eğilmeyeceği mesajı vermek istiyor. Bilindiği gibi Rusya ve Çin’in İran ile ekonomik, siyasi, askeri… çok yönlü tarihsel ilişkileri var.

Emperyalist Rekabet…

Çin, İran’dan petrol alan ülkeler arasında ikinci sırada yer alırken, mal ihrac eden beşinci ülke. Ya da bir petrol ülkesi olan Rusya, İran ile ilişkileri üzerinden petrol piyasasında denetim kurmaya, bu avantajı ile emperyalist rekabet arenasında güç olmaya oynuyor. Jeo stratejik konumu ile komşu olduğu bu ülkenin denetiminin ABD’ye geçmesinin kendisi açısından taşıdığı riskleri de bilerek, ABD’nin oyununu bozmakta daha atak bir siyaset izliyor. Aynı şekilde İran silah satışı başta olmak üzere, Rusya açısından önemli bir pazar niteliğinde.

Bu oyunda AB’li emperyalistler ise, bir joker gibi hareket ederek konumlarını güçlendirmek istiyorlar. Irak döneminden farklı olarak ABD ile daha yakın bir duruş içinde görünmelerine rağmen, varolan tüm çelişkilerden ve avantajlarından sonuna kadar yararlanacaklarını her davranışları ile hissettiriyorlar.

Biz Engelleyeceğiz!

ABD Irak’ta, Afganistan’da sarsılan otoritesini, şimdi İran üzerinden yeniden kurmaya çalışıyor. Bu onun açısından bir zorunluluktur. Başaramadığı ölçüde büyük bir güç kaybına uğrayacağının bilincinde. Ama kendisi de işinin alabildiğine zor olduğunun farkında. Bu açıdan aklımıza gelebilecek her yöntemi kullanmaya açık bir duruş içindedir.

Onu ve bu hegemonya ve güç yarışının tüm aktörlerini bir çılgınlık yapmaktan alıkoyacak yegane güç dünya halklarının “Kahrolsun Emperyalizm ve Her Türden Gericilik“ sloganında ifadesini bulacak net duruşudur!

Ne Mollalar ne emperyalist gericilik! Sürecin aktörü biz olmalıyız, son sözü biz söylemeliyiz! Aksi taktirde ezilen, kanayan biz olacağız!