F tipinden mektuplara devam ediyoruz. Resul Kocatürk tarafından İzmir Cezaevi İnsiyatifi'ne gönderilen bu mektupta 3 tutsak ile tanışacaksınız: Resul, Cemil ve Menderes. Üçü de müebbetlik. Bu 3 tutsak üzerinden tecride, tecridin oluşturduğu bilimum rahatsızlığa, hücre içinde hücre cezası yaratan baskılara rağmen yok edilemeyen devrimci iradeyi göreceksiniz, 1 kitapla tuzla buz olan hapishane duvarlarını... Ayrıca Resul'un “şaka gibi” diye nitelendirdiği keyfi uygulama ve baskıları yine onun deyimiyle "F tipi gerçekleri" de bulacaksınız mektup da....
Sevgili İCİ Ailesi Merhaba;
Öncelikle insandan yana bütün güzelliklerin sizinle olması dileklerimi ve sevgilerimi iletiyor, sıkıca kucaklıyorum.
Göndermiş olduğunuz dört adet kitabı aldık. Tüm insan güzelliğinizle siz canları hemen yanı başımızda hissetmek güzel bir duygu… Teşekkürlerimizi iletiyorum…
Daha önceki mektubumda yazmış olmalıyım ama emin değilim doğrusu o nedenle kısada olsa bizden söz edeyim. Gerçi isimlerimiz, yaşlarımız, fikirlerimiz v.s. farklı olsa da, hiç görüşmemiş, konuşmamış olsak ta biz “hücrelere sığdırılamayan”larız… Sizinleyiz, sizdeyiz, sizinle adımlıyoruz sokakları… Zulme, sömürüye karşı sizinle öfkeleniyor, direniş saflarında sizinle coşuyoruz…
Şu anda hücrede 3 kişi kalıyoruz. Dostlarım Cemil Erdem ve Menderes Leyla. Üçümüzde müebbet hapis cezasından hükümlüyüz. Ben hapisliğin 11. yılındayım, Menderes 12. yılında, Cemil ise 9. yılında. Yalnız benim dosyam AİHM boyutunda sürüyor. AİHM, TC’yi mahkum etti ve yeniden yargılanmamı istedi: Ancak TC, yasa gerekçesi göstererek yeniden yargılanmayı kabul etmiyor. Süreç devam ediyor. Her üçümüzün de çeşitli sağlık problemlerimiz var. Bende korsakof ve ona bağlı rahatsızlıkların yanında bronşit, astım, alerjik rinit, mide ülseri, lumbo siyatalji (eklemlere bağlı olmayan romatizma), MR çekimi sonucu ortaya çıkan ve henüz bir tedavi uygulanmayan sağ mahrillar sinüzite retasyon kisti rahatsızlıklarım mevcut.
Menderes dostta ise tüberküloz ayrıca böbrek rahatsızlıkları mevcut, Cemil dayımızda ise diyabet, yani şeker rahatsızlığı var… İşte (!) egemenler sağlığımızı bozmayı başarıp ve hatta bizleri katletseler de, hiçbir zaman moralimizi bozmadılar, bozamazlarda…
Bu bir sınıf savaşımı ve egemenlerin en büyük silahı olan, hidrojen v.s. bombalarıysa, bizim en büyük silahlarımız da insandan yana güzelliklerden aldığımız moral değerlerimizdir. Onların “büyük” silahları zulümler kusarken, bizim morallerimiz güzellikler biriktirip büyüterek insanın - emeğin zaferini zulmün karşısına dikecektir!... Bu arada ben Fatsa’lıyım, Menderes Dersim’li, Cemil dostumda Ağrı’lı.
Tüm bir coğrafyaya olağan üstü hal uygulamalarının yaygınlaştırılması anlamına gelen TMK’nın henüz resmileşmemiş olmasına karşın yansımaları dışarıda ve içeride girilmeye başladı. İçerde ki yansımalardan birkaç örnek verecek olursam; öncelikle hapishane örgütünde sosyalist birisin, üzerindeki keyfiyet artık henüz çıkmamış olan, yani bir ay ya da bir hafta sonraki gazete - dergiler hakkında önceden el koymaya kadar varmış bulunuyor. Mesela geçtiğimiz hafta el konulan dergi- gazetelerden tarafıma tebliğ edilen yazıdan bir örnek aktarayım;
”Yürüyüş isimli 2 Nisan 2006 tarih ve 46 sayılı derginin 8-9-10-12-14-26-27-28-29-30-31-46-47-48. sayfalarında ölüm orucu eylemini ve ölüm orucunda ölen şahısları övücü - yüceltici ifadelerin ve resimlerin bulunması, terör eylemlerinde ölenlerin resimlerinin bulunması, sözde partilerinin tüzüğünün bulunması ve bunun seminer çalışması olarak kullanılması ve dergi hakkında daha önce alınan eğitim kurulu kararı bulunması nedeniyle....”Bu tebliğin karar No’su: 2006/10, Tarihi: 12.04.2006. Sekiz ayrı dergi ve gazete için alınan bu “Eğitim Kurulu Kararı”nın bana tebliğ tarihi 12.05.2006. Görüldüğü gibi artık yayınlara el koyma olayı öyle bir boyuta gelmiş bulunuyor ki henüz çıkmamış bir gazete - dergi için, nasıl oluyorsa daha önceden karar alınabiliyor! Bu gidişle kesin olan bir şey varsa o da basın savcılarını işsiz kalacağıdır. İşin ilginç tarafı böylesi kararları hiç tereddütsüz bir şekilde İnfaz Hakimliği ve Ceza Mahkemeleri onaylıyorlar. Hiçbir olumlu sonuç alamasak ta F Tipi gerçeğinde birer ibret belgesi olarak tarihteki yerini alsın istediğimiz temelinde itirazlarımızı yapıyoruz…
15/05/2006
SAYGILARIMLA
RESUL KOCATÜRK